
Levent Taşkın
İş arkadaşlarımızın birçoğu iş yerindeki sorumluluk, yetki, görev tanımı gibi konularda şikâyet ederler. Bu konularda netlik olmadığı ve çoğu zaman karar alınamadığını veya karar veremediklerini iletirler. İnisiyatif kullanmaktan çekindiklerini veya inisiyatif kullandıklarında nasıl bir tepki alacaklarını bimediklerini, yönetime güven duymadıklarını belirtirler. Oysa iş yerindeki güvensizlik ve yöneticinin tarzı gereği çalışanlar inisiyatif aldığında olası bir sorunda işinden olabileceği korkusu, üstlerinden azar işitme korkusu, çalışma ortamında başarısız olarak algılanma korkusu ya da tepki görme korkusu yaşamaktadır.
Bunun aksine yöneticiler de çalışanlarının yeterince inisiyatif alamadıklarını, her işi kendilerine sorduklarını ve işleri kendilerinin takip edip sonuçlandırmaktan yorulduklarını ifade ederler. Bu düşünceyle şirketlerde yöneticiler “neden inisiyatif kullanmıyorsun?” derler. Bu konuda belli belirsiz sitem ederler. Birçok yönetici gerçekten çalışanını cesaretlendirir ve ona özgüven aşılar. Bu nedenle onun inisiyatif kullanmasına rehberlik eder ve sorumluluğu alır. Bu olması gereken çok güzel bir harekettir. Ama bazı yöneticiler ise kaypaktır ve güven vermez. Çalışanı inisiyatif kullandı ve yanlış oldu veya sonuca katkısı olmadıysa ve sorun devam ediyorsa hemen başlar çalışanına baskı yapmaya: “Neden yöneticine sormadın?”, “İyi de sen burada ki hatayı göremiyor musun? Hiç mi beni izlemedin, ben sana böyle mi dedim”. Oluşan olumsuz sonuçtan kendini sıyırır ve çalışanı kurban rolüne sokar. Bu da çalışan için bir tecrübedir. böylece asla yöneticisine güvenmemeyi öğrenir. Başka bir şey daha öğrenir: Bir daha sormadan asla iş yapmaz ya da sorumluluk almaz.
Devamını dergide okuyabilirsiniz