E-DERGİ
Tesisat 263.Sayı

 


E-Dergi Oku

İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI: ÜRETİME DAYALI EĞİTİM

İNSAN GÜCÜ PLANLAMASI: ÜRETİME DAYALI EĞİTİM

1 Haziran 2017 Perşembe / 11:27 | PERSPEKTİF | Yorumlar

Yakın bir gelecekte bilişim teknolojileri akıl almaz noktalara gelecek. Bilgisayarlar dünyayı anlama ve yorumlama konusunda kat be kat üstün olacak. Tüm bu gelişmeler olurken, işsizlik önümüzdeki 30 yılın en büyük problemi olacak. Nitelikli insan, üreten insan iş bulacak. Meslek yelpazesi yeniçağa göre yeniden şekillenmek zorunda.


Avukatların ilgilendiği çok karmaşık olmayan hukuki konularda gerekli öneri veya çözüm yollarını saniyeler içinde ve yüzde 90 doğrulukla ‘’IBM WatsonProgramı’’ndan almak mümkün. Aynı işlem avukatlarla yapılırsa doğruluk oranı yüzde 70’den yukarı çıkmıyor. Yakın gelecekte avukat sayısı bugünkünden yüzde 90 daha az olacakmış. Sadece özel konularda yetişmiş olanlar iş bulacakmış.

Watson tarafından yapılan kanser teşhisi normal insan tarafından yapılana göre dört kat daha doğru ve kesin olduğu söyleniyor.

Facebook tarafından geliştirilen ‘’Model Tanıma Yazılımı’’ insan yüzünü insandan daha iyi tanıyor.

2018 yılında ilk şoförsüz araçlar yollarda görülecek. Telefonla araç kapınıza gelecek ve sizi gitmek istediğiniz yere götürecek. Gittiğiniz mesafenin karşılığı olan ücreti ödeyeceksiniz. Park etme sıkıntısı olmayacak, araba, ehliyet almak zorunda kalınmayacak. Park yerleri yeşil alana dönüşecek, kaza miktarları azalacak. Tesla, Apple, Google gibi teknoloji şirketleri devrimsel bir yaklaşımla tekerlekli bilgisayarlar üretirlerken, geleneksel araç şirketleri zor durumda kalacaklar. Kaza sigorta şirketleri yeni modeller bulacaklar. İnsanlar işe giderken bile çalışma olanağına sahip olacaklarından işlerinden uzak, doğaya yakın yerlere taşınacaklar. Elektrikli, güneş enerjisi ile çalışan araçlar 2020’den itibaren artacak.

İlaç şirketleri cep telefonu ile birlikte çalışarak retinayı tarayan, analiz için kan ve nefes örneği alıp, 54 değişik test yaparak hangi hastalık varsa ortaya çıkaran ‘’Tricorder’’adı verilen bir tıbbi cihaz üretiyor. Birkaç yıl içinde hemen hemen herkes fazla harcama yapmadan en üst düzeyde sağlık hizmetine kavuşmuş olacak.

Üç Boyutlu (3D) Baskı cihazının fiyatı on yıl içinde birkaç yüz dolara inecek. Uçak yedek parçalarının üretimi bazı havaalanlarında 3D yazıcı ile üretilmeye başlandı. Bu yılın sonuna kadar yeni akıllı telefonlarda 3D tarama kabiliyeti olacak.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Tarımda, sağlıkta, yaşam bilimlerinde…

Tüm bu gelişmeler olurken, işsizlik önümüzdeki 30 yılın en büyük problemi olacak. Nitelikli insan, üreten insan iş bulacak. Meslek yelpazesi yeniçağa göre yeniden şekillenmek zorunda. Meslek okulları, üniversiteler yüz binlerce mezunu olan alanlara işgücü yetiştirmekten artık vazgeçmeli ve ihtiyaca yanıt verecek kişileri yetiştirmeli. Peki eğitim bu hızlı geçişe nasıl ayak uyduracak ve istenen elemanları nasıl yetiştirecek?

Çocuklarımıza çok geniş bir yelpazede rol modeller sunup, üretime ve mutlu olmaya teşvik edecek bir eğitim sistemi şart. Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza ve ülkemize hiçbir katma değeri olmayan, test ağırlıklı sınav sistemlerinden kurtarmak gerekiyor. En değerli hazinemiz olan gençliği ve zamanı hovardaca kullanıyoruz. Onlar için harcanan zaman ve kaynaklar, doğru hedefler, ilgi ve yetenekler çerçevesinde üretime dönüştürülmelidir. Okul ve sınıf içi eğitim modelinin esnemesi gerek. Uzaktan eğitim modellerine ağırlık verilmeli. Örneğin dünyanın herhangi bir yerindeki dersi, canlı olarak izlemek ve aktif katılımcı olmak daha kolay olmalı. Sadece bir iki ders değil, istenilen derslerin, istenilen üniversiteden alma dönemi başlamalı. Bilim ve araştırmalar ise Ar-Ge Merkezlerinde gerçekleştirilmeli, öğrenciler projelerin içine sokularak yetiştirilmeli.

Diploma yerine, hangi üniversiten hangi dersi aldığını, hangi projelerde yer aldığını, hangi stajları nerelerde gerçekleştirdiğini gösteren belgeler verilmeli.

Daha yoğun bir yarış söz konusu olacağı kesin. Ama bu yarış test, sınav için değil, üretim için. Başka bir deyişle, eğitim ve üretim iç içe olacak ve üretilen oranda gelecek garanti altına alınacak.

MEB, YÖK, Kalkınma Bakanlığının insan gücü planlamalarında üretime dayalı  eğitime yönelik çalışmalara ağırlık vermeleri ümidiyle…


Prof. Dr. A. Nilüfer Eğrican