E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Soğutma Sektörünün Enerji Verimliliği Ve Tasarrufu Potansiyeli Çok Yüksek

Soğutma Sektörünün Enerji Verimliliği Ve Tasarrufu Potansiyeli Çok Yüksek

31 Temmuz 2019 Çarşamba | HABERLER
284. Sayı (Ağustos 2019)
1.111 kez okundu

SOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Turgay Karakuş


Enerji verimliği, yaşamın sürdürülebilirliği için kritik konulardan biridir. Dünya genelinde elektriğin %25-30’u iklimlendirme, soğutma sistemleri tarafından tüketiliyor. Dolayısıyla, sektörümüzün enerji tüketimini azaltma potansiyeli de yüksek. Soğutma sektöründe enerji verimliliği konusu iki farklı şekilde ele alınabilir. Her bir soğutma sistem komponenti bazında veya soğutma sisteminin kullanıldığı alanlara göre değerlendirme yapılabilir.

Verimliliği ve Sistem Performansı Katsayısını (COSP) etkileyen temel faktörlerin başında; soğutma yükü gelir. Soğutma sistemindeki soğutma yükü, soğutma tesisinin boyutunu ve dolayısıyla güç tüketimini belirler. Yük ne kadar küçük olursa, enerji tüketimi o kadar düşük olur.

Yük, genellikle birkaç farklı bileşenden oluşur. Bunlardan birini veya birkaçını azaltabilir veya ortadan kaldırabilirsiniz. Örneğin bir soğuk depo uygulamasında soğutma yükünü belirleyecek faktörler; duvar, zemin ve tavandan ısı kazanımı; hava değişikliklerinden kapılardaki veya ön cephelerdeki ısı kazanımı; fan motorlarından, ışıklardan ve hatta güneş ışığından kaynaklanan ısı kazanımı; soğuk hava deposundaki pompalardan ve diğer elektrikli cihazlardan gelen ısı; insanlardan ve depoya giren forkliftler gibi taşıma ekipmanlarından kaynaklanan ısı; ürün girişinden, depolama sıcaklığından daha yüksek bir sıcaklıkta olabilecek-olası ısı yükleridir.

Soğutma yükü hesabında ortalama %70’lik pay ürünlerden kaynaklanan ısı yükleridir. Özellikle sebze meyve gruplarında oluşan olgunlaşma ısısı hesaba ilave edilmelidir. Bazı ürünlerde hava değişim katsayısı öngörülmelidir ve kayıplar hesaba ilave edilmelidir. Tüm bu ısı kazanımları, soğutma yükünü, dolayısıyla enerji tüketimini belirler. Dolayısıyla ısı kazanımları her bir kaynak için ele alınarak azaltılmaya, iyileştirilmeye çalışılması, yalıtıma özen gösterilmesi, infiltrasyon hesabında seçilen izolasyonun kalınlığı ve ısı geçirgenlik kat sayısı tasarım aşamasında büyük önem taşır. Soğutucu akışkan, kondenser, evaporatör, kompresör, genleşme cihazları, kılcal borular gibi her bir soğutucu sistem bileşeni, enerjinin verimli kullanılması ve tasarruf edilebilmesi için ayrı ayrı ele alınmalıdır. Örneğin buharlaşma sıcaklığında 1 °C artış veya yoğuşma sıcaklığında 1 °C azalma, kompresörün COP değerini %2-4 oranında artıracaktır. Bir başka deyişle 1 °C’lik sıcaklık düşüşü, işletme maliyetini %2-4 oranında azaltacaktır. Farklı kompresör tiplerinin verimliliği önemli ölçüde değişmektedir, bu nedenle belirli bir uygulamaya en uygun olanı bulmak için doğru karşılaştırmalar gereklidir. Bazı kompresörler, soğutma fanları gibi enerji harcayan yardımcılara ihtiyaç duyar. Karşılaştırma yaparken bunlar dikkate alınmalıdır. Büyük bir yüke sahip uygulamalar için toplam kompresör kapasitesini yüke uyacak şekilde bir kontrol sistemi kullanarak, yükü daha küçük kompresörler arasında bölmek en verimli yöntemdir. Soğutucu akışkan tipi bir sistemin verimini %10'a kadar etkileyebilir.

Bir soğutucunun göreceli performansı ve verimi, kompresör tipinden ve çalışma koşullarından etkilenir. Şarj miktarı da önemlidir - çok fazla ve özellikle çok az soğutucu akışkan, verimi düşürebilir. Kılcal boruların veya orifis levhaların kullanıldığı durumlarda, soğutucu miktarı kapasite ve verimlilik için kritiktir. Eğer bir kılcal boru hasar görürse veya kısmen tıkanırsa, sistemi doğru şekilde kontrol etmez ve verim düşer. Elektronik genleşme valfleri, değişken hızlı, çok kademeli kompresörler, EC fanlar gibi tercihler, soğutma sisteminin enerji verimliliğini, yani sistem performans katsayısını artıracaktır.

İç ünite evaporatörü seçiminin sistem tasarımında önemi çok büyüktür. Hatta iç üniteyi doğru seçmezseniz; sistemdeki diğer kısımların doğru seçilmesi, sistemin doğru çalışması ve başarıya ulaşması açısından bir şey ifade etmez. İç ünite işletme maliyetini ve ürünün kalitesini direkt etkiler. İçerideki ürünün ihtiyacına göre doğru seçimler ile oda içinde rutubet değerini istenilen sıcaklıkta, %65 ile %92 aralığında oluşturabiliriz. Yanlış seçilen bir evaporatör ile bir et tesisinde veya bir elma muhafaza tesisinde nem gerektiren durumda, rutubet tersi istikamette çalışıyorsa ürünlerde tonaj kaybı, kuruma, sertleşme gibi ürünün kalitesini düşürecek durumlar ile karşılaşılabilir. Tam tersi; çikolata, hurma tozu gibi ürünlerde yine yanlış seçilen evaporatör ile fazla enerji harcanarak, rutubet %60-65 olması gerekirken, %90’larda çalışır ise yine boşa harcanmış bir enerji ile gıda güvenliği ve kalitesini olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurabilir.

İç ünitenin seçimi elektrik sarfiyatı açısından da önemlidir. Evaporatör seçiminde fan seçimi, fan üfleme mesafesi oda sirkülasyonuyla ve ürün dizilimi ile harmanlanarak seçilmeli. Hava hızı, ürün özelliği ve oda şartlarına göre belirlenmeli. Gereksiz hava hızları bazen ürün kalitesini olumsuz etkileyebilir ve gereksiz elektrik sarfiyatı oluşturur. Evaporatörde elektrik sarfiyatını etkileyen diğer önemli nokta da defrost durumunda kullanılan rezistanslardır. Defrost, oda kullanımı ve ürün ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Gereksiz ve hesapsızca yapılan defrost ayarları sistemde ciddi elektrik sarfiyatlarına neden olabilir. Rezistans yükü yüksek olan tesislerde, sıcak sulu veya sıcak gaz ile defrost uygulamasına geçilmesi, elektrik sarfiyatını düşürmektedir. Bu uygulama (ısı geri kazanımı) aynı şekilde kondanser bağlantısında da sıcak gaz ile sistemde kullanılacak sıvı akışkanların çarpışması sureti ile açığa çıkacak ısı enerjisini kullanarak da yapılır. Elde edilen sıcak su, ısının geri kazanımı ile elde edilmiş olup, eşdeğer enerji miktarı olarak elektrikten tasarruf sağlanmaktadır.

İşletme sürecinde de periyodik bakım, sistemin enerji verimliliğini etkileyen önemli bir parametredir. Özellikle kondanser temizliği sistemin kondanzasyonunu direkt etkiler ve enerji sarfiyatına ciddi etki eder. Sırası ile elektriksel bağlantılar, filtreler, valfler kontrol edilmelidir. Sistem basınçları ve sistemdeki yağlanma aralıklarla gözlenmelidir. Soğutma sisteminin kullanıldığı alana göre, dikkat edilmesi gereken koşullar bulunmaktadır. Örneğin buz pateni pistinin buz üretiminde kullanılan suyun saflığı, üretilen buzun kalitesi ve üretimde harcanan enerji açısından kritik öneme sahiptir. İyonlar ve çözünmüş tuzlar, doğal donma noktasını düşürür ve suyun donması için daha fazla soğutma gerektirir.

Türkiye İklimlendirme Sektörü, Enerji Verimliliğinde Hızlı Yol Alıyor
Türkiye iklimlendirme sektörü, enerjiyi verimli kullanma konusunda hızlı yol alıyor ve özellikle Avrupa normlarına adapte olma konusunda başarı sergiliyor. İSİB (İklimlendirme İhracatçıları Birliği) verileri de bu tespiti doğruluyor. İSİB’in son verilerine göre iklimlendirme sanayi ihracatı bu yılın Mayıs ayında yüzde 16,7 artış göstermiş. 2019 yılı ihracatımızın 5 milyar USD’ı geçmesi bekleniyor, hedef 5.5 milyar USD.

Ulusal ve Uluslararası Projelerimizle Sektörümüzün Gelişimine Hizmet Veriyoruz
SOSİAD, Türkiye soğutma sektörünün enerji verimli, çevre dostu sistemler doğrultusunda sağlıklı ilerleyişini motive eden çalışmalar gerçekleştiriyor. Bu doğrultuda sektörün nitelikli iş gücüne sahip olması yönünde, konunun kökenine iniyor, meslek liselerini ele alıyor. Meslek Liseleri Memleket Meselesi şiarıyla, meslek liselerini gerek verdiği düzenli eğitimlerle gerekse uygulamalı derslerin niteliğini artıracak ekipman desteği ile mesleki eğitime katkı koyuyor.

SOSİAD, Türkiye’nin AB projeleri içinde prestijini artıracak iki önemli projenin partneri. Bunlardan biri; amacı, düşük GWP’ye sahip soğutkanlar için karma öğrenme platformu oluşturmak olan ve AB Komisyonu tarafından desteklenen Real Alternatives 4LIFE projesi, diğeri ise bir UNIDO projesi olan “Düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) Sahip Soğutucu Akışkanların Teşviki için Pilot Etkinlikler ve Uygulamalar Projesi”dir. Bizim kısaca Demonstrasyon Projesi dediğimiz bu proje kapsamında, üç farklı işletmede bulunan soğutma sisteminin soğutucu akışkanı, çevre dostu, enerji verimliliği yüksek alternatif soğutucu akışkanlarla değiştirilecek, periyodik ölçümlerle sistemdeki iyileştirme grafiği ve sonuçları raporlanacak. Bu projemizin sektöre tanıtımını, sektör için anlamlı bir günde, 26 Haziran Dünya Soğutma Günü’nde gerçekleştirdik. Bu proje, bu yılsonunda tamamlanmış olacak ve başarısı, SOSİAD’a yeni uluslararası projelerin kapısını açacak. 


 


İlginizi çekebilir...

İSİB, Afrika Pazarlarında Emin Adımlarla İlerliyor

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Nijerya'da düzenlenen Mega Clima 2019 Fuarı'na katıldı. Bu yıl 3. kez düzenlenen fuarda topl...
31 Temmuz 2019 Çarşamba

BDR Thermea Group'tan, Dünyanın Hidrojenle Çalışan İlk Kombisi

Baymak'ın da aralarında yer aldığı markaları bünyesinde bulunduran BDR Thermea Group, dünyanın ilk hidrojenle çalışan kombisini tanıttı. BDR Therm...
23 Temmuz 2019 Salı

Klima Kullanırken Elektrik Faturanızı Şişirmeyin

Klimalar yazın kurtarıcımız ancak klimalar hem doğaya zarar veriyor hem de elektrik faturalarını kabartıyor. EnCazip, elektrik faturasını şişirmeden, ...
23 Temmuz 2019 Salı

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.