E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Celal Okutan

Celal Okutan

13 Kasım 2011 Pazar | GÖRÜNÜM
190. Sayı (EKİM 2011)
540 kez okundu

YeşilCELAL OKUTAN
 
Yeşil bina, sürdürülebilir enerji, sıfır enerji, yenilebilir enerji, gibi tanımların hemen hemen hepsi yapılarda enerji tasarrufu amaçlıdır. Ayrıca bugün tüm bina bir enerji üretim merkezi haline gelmiştir. Dolayısıyla yapılarda enerji amaçlı yeşil inşaat malzemeleri kullanılır. Yapı malzemeleri artık çok işlevli, çevresel yapı elemanlarını içermektedir. Ayrıca yapılar; enerji tasarrufu amaçlı her türlü yaklaşımı kapsamaktadır. Bu nedenle yeşil çevre içeriğinde yeşil kurumlar oluşmuş bunun yanısıra yeşil bina yapısının tesis ve işletmesinde önce mimarlık, inşaat mühendisliği rol almış, zamanla yeni teknolojiler kapsamında elektronik, bilgisayar, otomasyon ve ısı mühendisliği devreye girmiştir. Bunda hedef binalarda enerji kavramı olup, tüm mühendislik dallarının hizmetlerini içermektedir. Ayrıca tüm mühendislik hizmetlerinde yapıya has enerji tasarrufu yaklaşımı görülür. Birkaç yıl öncesine kadar sadece enerji üretim kaynaklarında görülen bu yaklaşım kazan soğutma grupları, pompa gibi cihazları aşarak bütün yapı elemanlarına kadar yayılmıştır. 
 
Zaman zaman yapıda enerji tasarrufuna dönük yaklaşımların bugün neden bu kadar geniş bir alana yayıldığı ve detaylara inildiği sorulur. Bunun nedeni savurganlıktır. Eskiden ülke endüstrileri fazla enerji tüketimi ile öğünürdü. Nitekim sanayide 1970’lerin petrol krizine kadar bu böyle sürmüştür. Ancak geçen kırk yıl içinde durum çok değişmiş gelişen ülkelerin tüm enerji ihtiyacı 1970’lerin üretim ve tüketim miktarlarının altına düşmüştür. Öyle ki ileri ülkeler konfor ve lüksten hiç bir taviz vermeden bugünkü düzeyde sağladığı enerji tasarrufuna ve onun getirdiği günümüz yeşil bina sayısına erişmiş bulunmaktadır. Bu durum çok şaşırtıcı ve gurur vericidir. Alınan bütün önlemlerde Ar-Ge insan etkisi, mühendislik başarısı görülür.
 
Öncelikle enerji verimliliği artmıştır. Ayrıca kojenerasyon, geri kazanma gibi yöntemler uygulanmıştır. Bununla da kalmayıp yenilenebilir enerji uygulamalarına geçilmiştir. Rüzgar, su, güneş ve nükleer enerji uygulamaları ile toprak, su, hava, heat-pump sistemleri ele alınmıştır. Artık kimse maksimum ısıl yüke göre seçim yapmamakta, tercihlerine göre alternatiflere yönelmektedir. Görüldüğü üzere enerjinin kaynağı doğada mevcuttur. Özellikle tükenmez enerji ve onların geri dönüşümü bizlere büyük imkanlar sağlamaktadır. Bu anlamda “yeşil” ile simgelenen hedeflerin manasını biz mühendislerin çok iyi bilmesi ve bunu amaç edinmesi gerekir.  
 
Yangın
 
Yangının ne tür bir afet olduğunu çocuklarımıza öğretme zamanı geçmektedir. İlkokuldan itibaren onlara yangın, sel, deprem gibi afetlerde neler yapılması gerektiği öğretilmelidir. Bu amaçla Yangın nedir? Nasıl oluşur? Sonuçları nelerdir? Buna karşın ne gibi önlemler alınmalıdır? Konularında gençlerin ve çocukların bilgi sahibi olmaları gerekir. Amerika’da yerel yönetimlere bağlı her yerleşim bölgesinde yangın komitesi ve birimleri mevcuttur. Bu birimler yasalara uygun mahalli “kod”ları üretir. Mahalli Komiteler seçimle belirlenip tamamen özverili bir hizmet vermek suretiyle çalışırlar. Komitede her türlü meslekten üye bulunur. Bunlar içinde alarm halinde yangın söndürmeye koşanlar yanı sıra okullarda özel ders verip yangın önlemlerini halka anlatanlar da mevcuttur. Bu nedenle bir Amerikalı yangın halinde dışarıya sürünerek gitmeyi bildiği gibi çocukları bir halıya sararak duman zehirlenmesinden kurtarmayı bilir. Hepimiz yangın söndürme tüplerini biliriz. Fakat kimse nasıl kullanılır denememiş, tüpleri sık sık kontrol etmemiştir. Hiç bir iş yerinde yangın korumalı giyim elbisesi yoktur. Hiç bir iş yeri veya otelde yangın alarm tatbikatı yapılmaz. Buna karşın yönetmelik çerçevesinde proje üzerinde yangın önlemleri kontrol edilir. Fakat uygulamada çalışıyor mu? diye bakılmaz. Soruna bu yönleri ile bakmak gerekir. Öncelikle proje ve uygulamada yangın önlemleri alınmış mı? Tatbikat nasıl? İşletmede gereği yapılmış mı? Belirli yetkililerin özellikle itfaiye teşkilatının bu hususta uzman olması gerekmektedir. Aksi halde bir kaç kişinin afaki kararları sonucu yangınların faturası topluma çok ağır olabilir. 
 
Deprem
 
İnşaat dünyasında deprem, başlı başına bir sorundur. Yapıların sismik korunması proje aşamasında uzman mühendisler tarafından ele alınmalıdır. Bu amaçla öncelikle yönetmelik seçimi yapılır. Şartnamenin ilgili bölümleri ve keşfi hazırlanır. Ayrıca konsept proje tasarımı yapılır. Bu hizmeti proje tasarım ekibi yapamaz, deprem uzmanları tarafından yapılabilir. Bu amaçla uluslar arası yönetmelikler dikkate alınır. 
 
Güncel yönetmeliklerin başında IBC “International Building Code”, UBC “Uniform Building Code” ve BOCA “Bilding” standartları gelir. Ayrıca ASREA El Kitabı, ASHREA Sismik Rehberi, SMACNA Guide, FEMA, kurallarından yararlanılır. Deprem önlemleri sistemleri için esas itibarı ile ulusal deprem yönetmeliği dikkate alınmalıdır. Ülkemizde bu konuda geçerli yönetmelik T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 2006 tarihi deprem yönetmeliğidir. 
 
Deprem anında ve sonrasında binalarda beklenen performans çok önemlidir. Öncelikle yapının deprem sonrası hasar durumu ile tesisat elemanlarının işlevsel durumu incelenir. Bakım ve tamiri yapılır. Bu incelemede can güvenliği öncelik kazanır. Tesisat yönüyle sismik korumada cihaz ve elemanların boyut ve ağırlıkları, montaj koşulları, izolatar ve sınırlayıcılar belirlenmelidir. Bu tür hizmeti yapacak uzman firmalara konsept ve keşif hizmet bedeli ayrıca ödenmelidir. Keşiflerde sismik halatlar, köşe bağlantıları, titreşim, izolatenleri, sismik sınırlayıcılar, titreşim askıları gibi elemanlar yer almalıdır. 
 
Sismik korunmaların gerçek test ve kontrolü; doğal bir depremle ortaya çıkar. Dolayısıyla eksik ve kusurlarının telafisi imkansız sayılır. Bu anlamda sismik önlemlerin olabildiği şekilde uygulama aşamasında dikkatle ele alınması ve tüm gerekçeliklerin yapılması zorunludur.
 
Mühendislik
 
Bilim ve teknolojiye dayalı bir meslektir. Üniversitede eğitiminde fen bilimlerine yönelir. Mimarlık dışında bütün mühendislik bilimleri bir birine benzer. Bu anlamda XXI. yüzyılda meslekler arası ayırım kalkmıştır. Aralarında uzmanlık ve yetki yarışması başlamıştır. Diğer bir deyimle bir inşaat mühendisi ile makina mühendisinin farkı uzmanlık alanları ve ihtisaslarıdır. Nitekim son yıllarda moda haline gelen enerji konusu incelendiğinde mesleklerin birbiriyle iç içe girdiği kolayca anlaşılır. Bugün hiç bir meslek örgütü bu bizim alanımızdır, siz yetkili değilsiniz diyememekte aksine ilgili Ar-Ge çalışmalarından yararlanmaktadır. 
 
Bugün çözümler sistemi temsil eden modeller (simülasyon) ile yapılabilmektedir. Özellikle bilgisayar simülasyonları artık her alanda gerçek proje inceleme imkanı bulabilmektedir. Yapı teknolojisinde simülasyon programları yer kabuğu, ısı yükleri, HVAC sistemlerini gerçeğe yakın modelleyip, smile edebilmektedir. Üniversite eğitiminde ortaya konan bu metotların tatbikatta uygulaması zor olmaktadır. Ayrıca pratik alanda günün uzman mühendisleri bu eğitime yabancıdır. Bu nedenle bu tür uygulamaya çoğu kez karşı çıkarlar. Dolayısı ile günümüz teknolojisinde mühendisliğinin sağlıklı tanımı ve buna uygun eğitimi gerekir. 
 
Mekanik Tesisat
 
1950 yıllarında kalorifer tesisat, sıhhi tesisat olarak tanımlanan tesisat hizmetleri günümüzde ısıtma, soğutma, havalandırma, egzost havalandırma, temiz su, pis su, yağmur suyu, yangın söndürme tesisatı, yangın dolap tesisatı, yangın duman egzost tesisat, yangın basınçlandırma tesisatı, otomasyon sistemi gibi çok geniş bir alana yayılmış, bunun yanı sıra ihtisas teknolojik projeleri gerektiren doğal gaz, süs havuzu, sulama tesisi gibi sistemleri kapsamıştır. Ayrıca günümüzde enerji tasarrufu, yenilenebilir enerji, geri kazanma sistemleri, heat-pump uygulamaları belge ve hesapları ile sisteme dahil edilmektedir. Bu anlamda bir hizmeti multi disipline büroların vermesi gerekir. Dolayısıyla bunların hizmet kapsamı çok geniştir. Buna karşın ülkemizde uygulanan mimarlık, mühendislik bedellerinin hizmet oranları hakkaniyet esaslı değildir. Diğer taraftan bu tür bir projeyi meslek odalarının onaylaması çok yanlıştır. Bu projelerin müşavir ve sorumlu kuruluşlar tarafından sorumluluk altında tetkik ve onayı zorunludur. 
 
Yukarıda tanımlanan düzeyde bir proje yapımı mekanik tesisat proje hizmetini çok aşamalı yapı teknolojisi projesi haline dönüşmüştür. Ayrıca bu tür projelerin uygulanmasında şantiye proje müdürlüğü ile müteahhitlik bünyesinde hizmet veren shop drawing hizmetleri devreye girmelidir. Dolayısıyla uygulamaya dönük projelerin ayrıntıları çok farklıdır. Bu gelişim 1970 yılından bu yana 40 yıl devam etmiştir. Ülkemizde yapı teknolojisi konularına mimarlar, statikçiler ve elektrik mühendisleri hizmetleri hiç yaklaşmamışlar, sorumlulukları paylaşmamışlardır. Daha yeni yeni konular gelişip Breams, Leads gibi kriterlere dönüştükçe, ayrıca enerji verimlilik ve konsantrasyonu gündeme geldikçe yapı teknolojisi hizmetlerinin tüm mühendislik dallarını içerdiği anlaşılmaktadır. 
 
Oteller
 
Büyük şehirlerde otel zincirleri dışında büyük ve rahat oteller çok azdır. Tanınmış oteller genellikle eski ve butik otellerdir. Bunların en güzelleri Londra, Paris, Roma ve Berlin’de görülür. Fiyatları çok pahalı ve değişkendir. Özellikle büyük şehirlerde fuar ve toplantı zamanlarında oda fiyatları 2 katına çıkmaktadır. En düşük fiyat 300 Euro ile 350 Euro arasındadır. İstanbul’da da otel fiyatları çok değişmiştir. Bilinen büyük oteller dışında yeni küçük otellerinde fiyatları yüksektir. İstanbul’da en çok kaldığım Divan Otel yeniden yapılmıştır. Onun da fiyatlarının yüksek olduğu inancındayım. Ancak Divan Otel’in kendine has özellikleri mevcuttur. Pub’ı, barı, resepsiyon salonu ve misafirperverlikle çok öne çıkar. Son yıllarda otel standartları çok değişmiştir. Özellikle yangın, deprem, gibi zorunlu standartlar nedeni ile öne çıkan yönetmelikler bugün otel standartları adı altında çok farklı uygulamalara dönüşmüştür. Amaç insanların otelde kendini evinde gibi rahat hissetmesidir. Bu nedenle konfor kadar güvenlik çok önemli hale gelmiştir. 
 
İnsan Mühendisliği Semineri
 
TTMD Ankara İl Temsilciliğimiz 2011-2012 yılı eğitim toplantıları kapsamında 24 Eylül 2011 Cumartesi günü “İnsan Mühendisiği” konulu bir bilgi paylaşım toplantısı düzenlemiştir. Ali İsmet Koçak tarafından verilecek bu seminer hepimizin ilgisini çekmektedir. Bir kişisel gelişim klasiği olan konu çalışanlar için çok önemli bilgileri içermektedir. Özellikle düşünme ve karar verme sanatı, konuşma ve dinlemek üzerine önerilen, okuma sanatı, verimli çalışma, başarı ve liderlik üzerine görüşmeleri içeren konu derine indikçe insan oğluna hitabet ve sosyal başarı yollarını göstermektedir. Bu nedenlerle İnsan Mühendisliğinin gerçek bilgileri okul sonrası deneyim ile kazanılmaktadır. 
 
TTMD’nin 1993 yılı seminerlerine bakıldığında yayınlarından genleşme kaplarının hesabı, borularda genleşme, kazan seçimleri gibi konuların işlendiği görülür. Bugün ise insan mühendisliğinin ele alınışı sektör için büyük bir gelişim sayılır. 
 
Konu kapsamının genişliği içeriğinin zenginliği anlamında modern eğitim, düşünme ve karar verme sanatı yanısıra İnsanın hayatı karşısındaki duruşu belirlenmektedir. Bu nedenle insan mühendisliği insana sosyal hayatında destek olan tüm bilgilerle doludur. Bu anlamda TTMD Ankara İl Temsilcisi Züleyha Özcan’ı tebrik eder, konuşmacı Ali İsmet Koçak’a teşekkürlerimizi sunarız. 
 
Yardımcı Bilgiler
Dünyadaki tüm buzulların toplam hacmi 23x10 m³’dür. Bunların eridiği farz edilirse okyanus suları hacmi % 1.7 oranda artacak ve su seviyesi deniz düzeyinden 60 m yükselecek demektir. 
Bir Aysberk’in 1/7’si su üzerindedir. 
Denizin neden mavi olduğu tek bir nedenle izah edilemez. Görülen renk yer ve gözleme zamanı ile ilgilidir. Bir teoriye göre suya çarpan güneş ışınlarının bir kısmı absorbe edilir ve bazı dalga boyları değişir. Örneğin kırmızı ve turuncu renk absorbe edilirken mavi en az absorbe edilendir. Bu mavilik denizin en az 3 m derinliklerinde kendini gösterir. 
Tüm okyanuslar ortalama 4000 m derinliktedir. Pasifik Okyanusu 4188 m, Atlantik Okyanusu ise 3735 m’ye kadar ulaşır. 
Deniz suyu ortalama 1.3 ile 3.7 oranında tuz taşır. Bu tuz oranı yerlere göre değişir. Eğer tüm deniz sularını kurutmak mümkün olsa idi bugün Afrika kıtası kadar alanı tuz kaplardı. 
Ölü Deniz çok farklı ve tuzlu olduğundan bakteriler hariç canlılar yaşayamaz. Bu yüzden Ürdün, İsrail sınırındaki denize Ölü Deniz denmiştir. 
Dünyanın 1/5’i buzullardan oluşur. 
Antartika’da da buz kalınlığı ortalama 2164 m olup, en kalın nokta 4785’dir. 
Atmosfere giren güneş ışığı gökyüzünü mavi yapar. Dış uzayda astronotlar atmosfer olmadığından sadece siyahlık görürler. Güneş ışığı her biri farklı renkte gözüken değişik dalga boyundaki ışık dalgalarından oluşur. Havadaki partiküller ışığın beyaz rengini kırıp saçarlar. Atmosferik partiküllerin, renklerin dalga boylarından daha küçük olduğu zamanlar, seçici saçılma olur. O zamanlar hangi renk saçılmışsa atmosfer o renk görünür. Genellikle mavi renk bundan etkilenir ve gözlenir. Güneşin sarı görünmesinin nedeni budur. Çünkü sarı+beyaz= karışımı mavidir. Gün batımında, güneş ufka düştüğünde farklı renkte görünür. Çünkü güneş ışığının geçmesi gereken daha uzun yol vardır. Turuncu ve kırmızı renkler ki bunlar en büyük dalga boyuna sahiptir. Gün batımında en çok saçılan ve en çok görünen bu  renklerdir. 
Güneş 4.5 milyar yaşındadır. 5 milyar yıl sonrası güneş, bütün hidrojen yakıtını helyuma çevirerek dünya ile birlikte bir cüruf yığını haline gelecektir. 
Güneş ışığı gökkuşağının tüm renklerine sahiptir. Özellikle mavi renk dalga boyu atmosfere saçılır ve güneş ışığı renkli gözükür. Güneş yüksek iken renk sarı, gök ise mavi gözükür. Gün batımında ışınlar daha fazla yol aldığında güneş kırmızıdır. 
Atmosfer su buharı ve kirleticiler hariç %78 Azot, %28 Oksijen, %1’den az Argon ve CO2 karışımından ibarettir. Bundan 20 milyon yıl önce atmosfer amonyak ve metan gazından oluşmakta idi. 
Mutlak sıfır bütün maddelerin sıfır enerjiye sahip oldukları kabul edilen teorik sıcaklıktır. 0ºK = -459.67 F veya –279.15ºC sıcaklıkları mutlaka sıfır sıcaklıklardır. 
Hissedilen sıcaklığa bağlı nem ile değişir. Bu değişim aşağıdaki tabloda verilmiştir. 
Göründüğü üzere hava sıcaklığında kuru termometre sıcaklığı karşısında hissedilen sıcaklık dereceleri  yukarıda gösterilmiştir. Öyle ki 27ºCKT  %80 nemde hissedilen sıcaklık 30ºC kadar erişir. 

 


İlginizi çekebilir...

Mekanik Tesisat Projeleri

Cumhuriyet devrinin reformları içinde kültürel kimliğimizi, bilim ve teknoloji hedefleri ile gösteren önderimiz büyük Atatürk'tür. Sınırsız bir ge...
13 Şubat 2013 Çarşamba

Mesleki Gelişim

Bir ihtisas derneği olarak kurulmuş olan TTMD, 1993-1995 döneminde özenle seçilmiş, profesyonel meslektaşlarımızdan oluşan 70 üyeli saygın bir sivil t...
18 Aralık 2012 Salı

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.