“Kriz Döneminde Hesapsız Teklifler, Şirketler Arası Rekabeti Olumsuz Etkilemektedir”
Kuruluşundan günümüze dek sürekli gelişimi ve büyümeyi hedefleyen şirketimiz, 2007 yılında kurumsallaşma çalışmalarına hız vermiş ve bu hedeflere ulaşabilmek adına daha önceden tamamlanmış hazırlıkları ile ISO 9001-2000 kalite belgesi alarak sektörün önde gelen şirketlerinden biri olma konusunda ilk adımını atmıştır. Tabi ki belgenin varlığından ziyade, şirketimizde oluşturulan disiplinin devamlılığı ve gelişmekte olan standartlara uyumun hedeflerimize ulaşabilme açısından daha da önem kazandığının bilincinde olarak hareket etmekteyiz. Şirketimizde 25 yılı aşkın tecrübeleri ile hizmet veren mühendislerimizin yanı sıra istihdam edilen yeni arkadaşlarımızla, genç ve dinamik yapı tesis edilerek kadromuz geliştirilmiş ve yeniden yapılanmada önemli adımlar atılmıştır. Kadro ve şirket organizasyonları da kurumsallaşma çalışmalarına paralel olarak yenilenmiş, yurt içi işler, yurt dışı işler, proje ve teklif hazırlama gibi ana başlıkta yöneticiler belirlenmiş, görev ve sorumluluklar daha iyi tanımlanarak hizmet kalitemizin artırılması hedeflenmiştir. “İyi niyetli yatırımlarımızın karşılığını alıyoruz” Öncelikli hedefimiz, bir mühendislik firmasının gerek nihai yatırımcıya, gerekse bu anlamda hizmet üreten profesyonel inşaat firmalarına eksiksiz ve kaliteli nasıl hizmet edilebileceğini ve müşteri memnuniyetini ortaya koymaktır. Şirketimiz yapmış olduğu bu iyi niyetli yatırım ve gayretlerinin karşılığını her gün daha da artarak alırken, bizlere de doğru yolda olduğumuzun güçlü sinyallerini vermektedir. Şirketimizdeki uyum ve sürekli gelişim çalışmaları meyvelerini vermiş, olağandışı durumlarda bile şirketimiz istikrarından bir şey kaybetmeden yoluna devam edebilmiş ve daha da güçlenerek hedeflerini gerçekleştirmiştir. Örneğin 2009 yılında yaşanan ve ülkemizi de etkileyen global ekonomik kriz sürecinde şirketimizin doğru partnerlerle çalıştığı gözlenmiş, birçok yatırımın durduğu, ya da en azından yavaşladığı bu dönemde taahhüdümüzdeki projeler istikrarlı bir şekilde realize olmaya devam etmiştir. Gerek sözleşmesi yapılan ve devam eden mevcut işler, gerekse yeni sözleşmeler ile başarılı geçirdiğimiz 2009 yılında da şirketimiz hacimsel ve karlılık anlamında büyümesine devam etmiştir. Yüklendiğimiz devam eden projeler; K.Irak-Süleymaniye Üniversitesi, Erzincan Havaalanı, Trabzon Cevahir Outlet Alışveriş Merkezi, Taksim ve Zincirlikuyu Öztanık otelleri, Kuyumcukent Ofis D Blokları, Sinpaş- Bosphorus City 2. Etap 1.Kısım ve 4 Etap 1.ve 2. Kısımlar, Ağaoğlu Mycity - Bahçelievler A ve C blokların mekanik tesisat işleridir. Aktif Mühendislik A.Ş. olarak yukarıda bahsettiğimiz istikrarlı büyümemizi, ait olduğumuz güçlü ve prestijli Aktif Grup’a olduğu kadar, çalışma arkadaşlarımızın bu işe gönül koymasına ve iyi niyet dolu verimli çalışmalarına borçluyuz. Bu vesile ile her birine sizin aracılığınız ile tekrar teşekkür etmek isterim. “Başarıya ulaşmaktan çok, ulaşılan noktada kalıcı olmanın daha zor olduğunun bilincindeyiz” Tecrübelerimiz ve hayat görüşümüz gereği, başarıya ulaşmaktan çok, ulaşılan noktalarda kalıcı olmanın daha zor olduğunun bilinciyle hareket ediyor ve önümüzdeki uzun yolda hala eksiğimiz olduğunu düşünüyor, atılması gereken adımları emin ve kararlı bir şekilde uygulamaya koyarak başarılarımızın sürekliliğini sağlamaya çalışıyoruz. Elde ettiğimiz başarıların bizi tembelleştirmesine izin vermeden huzur ve memnuniyetini yaşarken, paylaşmaya ve çalışmalarımıza hız kesmeden aralıksız devam etmeye gayret gösteriyoruz. 2010 Yılı Planları Gelecekte ihtiyaç duyulacağı yönünde odaklandığımız konuları ise kısaca şöyle özetleyebiliriz;
“ ‘Kişi uzmanlaştığı işi yapar’ felsefesini kabullenmekteyiz” Özetle, bir mühendislik şirketi olarak mühendisçe çözüm üretebileceğimiz yeni yaklaşımlarla sektöre ve ülkemize katkı sağlayabilecek açılımlara hizmet etmekteyiz. Bütün bu çabalarımız esnasında ilgilendiğimiz işlerin sorumluluğunu tecrübe sahibi kişilerle paylaşarak “bir kişi her işi yapar” prensibi yerine “kişi uzmanlaştığı işi yapar” felsefesini kabullenmekteyiz ve ilgili konulara ait kadro, ekip ve ekipman çalışmalarını ön planda tutmaktayız. Peki bu çalışmalar devam ederken sektörde durum nasıl diye soracak olursanız: “Gerçek anlamda bir sıkıntı ile karşı karşıyayız” diyebiliriz. Şöyle ki; krizin yarattığı olumsuzlukların etkisinde kalan bazı meslektaşlarımız, maalesef zaman zaman istenmeyen hamleler yapabiliyorlar. Bu durumda etik değerlerin de gözetilemeyeceği aşikardır. Hal böyle olunca kargaşa ve kaosun doğduğu böyle ortamın kimsenin bir yarar sağlayamayacağı görüşündeyim. Örneğin; 10-12 birim fiyatlık bir uygulama işinde yaklaşık 30 şirketin teklif verebildiğini, verilen bu tekliflerdeki fiyat aralığının ise 6 ila 20 birim arasında bir yelpaze oluşturabildiğini gözleyebilmekteyiz. Bu hesapsız teklifler yatırımcının aklını karıştırdığı gibi şirketler arası rekabeti de çok olumsuz etkilemektedir. Bu tip tekliflerde şirketlerin hesap yapmadığı görüşünden çok, krizin etkilerini hafifletmek adına ‘yeter ki iş olsun, dönelim’ zihniyetinin ağır bastığını sanıyorum. Ama bu durumda maalesef yarayı hep sektördeki bizler almaya başlıyoruz. Güçlü, hesabını yapan, işe başlamaktan çok nasıl bitireceğini planlayan şirketlerin rekabeti olduğunda hem şirketlerin, hem de sektörün kazançlı çıkacağını düşünüyorum. 2010 yılının 2009 yılından çok farklı olmayacağı görüşündeyim. Global krizin atlatılmış olması ve makro göstergelerin iyiyi işaret ediyor olmasının içinde bulunduğumuz sıkışık durumu aniden yırtmaya yetmeyeceği kanaatindeyim. Yılın 3. ve 4. çeyreğinde iyiye gidişin hissedileceği düşünülse de sektörümüzdeki gelişmeler tedricen olacaktır. “Artık yüksek karlılıklar ya da fırsat kazançları üzerine hesap yapılmamalıdır” Ama en önemlisi, artık yüksek karlılıklar ya da fırsat kazançları üzerine hesap yapılmamalıdır. Hepimizin çok iyi bildiği gibi, artık fiyatlar otomatik olarak belirleniyor; kazançlar işin çabuk, hızlı ve kaliteli bitirilmesi ile paralel olacak. İşin tutarı belli, malzeme ve işçilik gibi ana girdilerin de fiyatları belli, geriye ise zaman ve kaliteli üretim kaldı. İşte bütün karlılık, işi doğru ve zamanında bitirmekle mümkün. Sök-tak’ların yoğun yaşandığı, sürenin anlamsızca uzadığı şantiyelerin “kar” edebilmesi mümkün gözükmüyor. Aslında dünya ile entegre olmak istiyorsak, işimizi profesyonel olarak yönetebilmeli ve farkı ayrıntılarda yaratmalıyız. Sonuç olarak şirketimiz; her ortamda başarıyı yakalayabilme adına, geçmiş başarılarıyla şımarmadan, doğabilecek olumsuzluklardan ürkmeden ve korkmadan yürüyecektir. Artık ekibimiz yeniliklere ayak uyduracak şekilde oturdu ve bir sistem kuruldu. Şimdi ise bu sistemin işletilmesi yönünde çabalarımız devam edecek ve “miş gibi olmaması” için çalışacağız. Bir başka ifadeyle, durumu “iyiymiş gibi” yansıtıp, günü kurtarmak yerine, kararlı, kalıcı ve emin adımlar atarak, geleceğe güvenle yürümek istiyoruz. İlginizi çekebilir... Klimalarda Nem Alma Özelliği Ne İşe Yarar Ve Faydaları Nelerdir?Klimalarda nem alma özelliği, ortam havasındaki aşırı nemi azaltmak için kullanılır. Bu işlev, genellikle cihazın kumanda düğmesindeki "Dry"... İklimlendirme Sektöründe Karbon Ayak İzinin Azaltılması: Zorunluluk mu, Fırsat mı?İklim krizinin etkileri artık sadece haberlerde gördüğümüz manşetler değil, işimizin bizzat içinde hissettiğimiz gerçekler haline geldi. Kentlerde aşı... 2025 Neden Her Binada Akıllı HVAC Entegrasyonu İçin Dönüm Noktasıdır?Enerji tasarrufundan daha sağlıklı havaya ve öngörücü bakıma kadar akıllı HVAC sistemleri artık isteğe bağlı değil; 2025 yılında bina performansı, uyu... |
||||
©2025 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.