
Herkesin Bildiği Habere Neden Yer Vermedik?
MCE - Mostra Convegno Expocomfort 2026
Yıl Boyu Helikopter İnişleri için Açık Alan Isıtması
Silversun'da Borudan Yayılan Işınlar Konfora Dönüşüyor
|
İklim Değişikliği, Verimli Enerji Kullanımı ve Enerji Yönetimi![]()
Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi her yıl çeşitli etkinlik, yayın ve araştırma çalışmalarıyla gündemde tutmaya çalıştığı enerji verimliliği konusunda, 2010 yılından beri Enerji Verimliliği Haftası etkinlikleri düzenleyerek farkındalığı artırmaya çalışıyor. Bu yıl da 13-14 Ocak tarihlerinde 23 farklı konuda 23 katılımcı ile 7 oturum üzerinden gerçekleştirilen etkinlikte önemli bazı noktalara da dikkat çekildi. Makina mühendisliğinin somutlandığı alanlardan biri de enerjidir. Binaların yalıtılması, kojenerasyon tekniklerinin kullanımı, bölgesel ısıtma tesislerinin kurulması, yüksek verimli kazanların kullanılması, sanayide atmosfere açık sıcak ve soğuk yüzeylerin yalıtılması ve atık ısıların geri kazanımı, enerji verimliliği anlamında önem taşımakta ve mesleki faaliyetlerimiz arasında bulunmaktadır. Enerji Verimliliği Yasası'nın öngördüğü faaliyetlerin pek çoğu makina mühendisliği meslek disiplininin alanına girmektedir. Enerjiden yararlanmak modern çağın gereği ve vazgeçilmez bir insan hakkıdır. Toplumun ortak malı olan enerji kaynaklarının araştırılması, bulunması, değerlendirilmesinden başlayarak; üretim, iletim, dağıtım ve satışına kadar sürecin tüm aşamalarında, çevreye, iklime ve doğaya olumsuz etkileri asgari düzeyde tutulmalı ve toplum yararı gözetilmelidir. Bu ölçüt, enerji ile ilgili tüm faaliyetlerde geçerli olmalıdır. Enerjinin tüm tüketicilere yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve güvenilir bir şekilde sunulması, temel enerji politikası olmak zorundadır. Bu anlayış ve yaklaşım, enerji ihtiyacının karşılanmasının, bir kamu hizmeti olarak yürütülmesi gereğini ortaya çıkarmaktadır.
Bu amaçla enerji politikalarının üretimden tüketime bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve yönetilmesi esas olmalıdır. Ülkemizde enerji sektöründe 1980‘lerden bu yana uygulanan politikalarla toplumsal enerji ihtiyacı ve bunların karşılanabilirliği arasındaki açı her geçen gün daha da artmaktadır. Dünyada enerji bağımsızlığı, ülke bağımsızlığının bir parçası olarak görülmektedir. Bu yaklaşımın Türkiye‘de özellikle hâkim olması gereklidir. Elektrik üretiminde kamu ve özel sektör payları 1984-2022 döneminde oldukça değişmiş; kamunun payı yüzde 87,2’den yüzde 14,3’e gerilemiş; özel sektörün payı ise yüzde 12,8’den yüzde 85,7’ye yükselmiştir. Türkiye’nin 2053’te Net Sıfır Emisyon hedefine nasıl ulaşacağına dair ise tartışılmış, açıklanmış bir stratejisi bulunmuyor. Birincil enerji arzında fosil yakıtların payının yüzde 84,4 olduğu ülkemizde bu durumu değiştirmeye yönelik kayda değer bir öngörü ve plan yoktur. İZODER, Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada; “Yüzde 80’i yalıtımsız olan bina stoğumuzu yalıtımlı binalara dönüştürerek her yıl yaklaşık 12 milyar dolar tasarruf edebiliriz” derken sadece ısı yalıtımı ile bile ısınma ve soğutma amaçlı enerji tüketimimizi yarı yarıya azaltacağımızı ve enerji faturalarımızı düşürmemizin mümkün olduğunu vurguluyor. Enerji verimliliğinde kamu sektörü alt yapısının enerji verimli binalar, taşıtlar ve cihazlarla yapılandırması öncelikli bir yer tutar. Buradaki en önemli husus, bu verim eşik değerlerinin hangi yöntemlerle belirleneceği, ne şekilde belgelendirileceği ve hangi kamu kuruluşunun bu işi bağımsız bir şekilde yapacağıdır.
Enerji yönetimi Sanayi tesislerinde ise; yıllık enerji tüketimi 1000 TEP’den fazla olan işletmelerin çalışanları arasından SEY (Sanayi Enerji Yöneticisi) görevlendirilmesi gerekmektedir. Yani sadece elektrik enerjisi kullanan bir işletmenin geçen sene boyunca kullandığı enerji 11.627.907 kWh’i geçmelidir. Büyüklük olarak 24 saat çalışan bir işletme için 1400 kW civarında bir kurulu güç anlamına gelir. Yıllık tüketimi 50.000 TEP’den fazla olan işletmelerde ise “enerji yönetim birimi” kurulması gerekmektedir. Bu enerji yönetim birimlerinde enerji yöneticisi dışında bir elektrik veya elektrik elektronik mühendisi ile bir makina mühendisini çalıştırmalıdır. Diğer kamu hizmetlerinde olduğu gibi elektrik için de daha yüksek para ödemek zorunda kalan yurttaşlara, çeşitli kampanyalarla verimlilik ve tasarruf kavramları anlatılırken, enerji verimliliği etkinlikleri de yeni zamlarla taçlandırılıyor. Tersinden söyleyecek olursak, enerji ne kadar pahalılaşırsa, tasarruf bilincinin de o denli artmış olacağı düşünülüyor.
Enerji verimliliğinin önündeki engeller Öte yandan 20 yılı aşkın uygulanan politikalarla Türkiye'nin elektriği en pahalıya tüketen ülkelerden biri haline gelmiş olması gerçeği söz konusudur. Pahalı enerji, sanayi maliyetlerini artırmakta, rekabet şansı düşük olan yerli üretimi güçsüz kılmaktadır. Bugünkü sorunların temeline indiğimizde kamusal bir hizmet olan enerji üretiminin ve dağıtımının basit bir piyasa faaliyeti olarak görülmesi, stratejik bir planlama anlayışının bulunmamasını saptamak mümkündür. Böylelikle enerjinin bir kamusal/toplumsal hizmet olduğu, herkese gereksinimi ölçüsünde ve en ucuz bir şekilde sağlanması gerektiği fikri reddedilmiş; bu alandaki kamu kuruluşları küçültülmüş, özelleştirilmiş, “kamu hizmeti kavramı” yapılan hukuki değişikliklerle deforme edilmiştir. TEK'in faaliyet gösterdiği 20 yıllık süre içerisinde elektrik enerjisi üretimi 1970 yılına göre 7,2 kat artarken, özelleştirme ve serbestleştirme uygulamalarının yoğunlaştığı 1990'dan günümüze elektrik üretimi ancak 2,8 kat artış gösterebilmiştir. Bu durum, enerjide kamu örgütlenmesi, kamu planlaması ve kamusal üretimin önemine işaret etmektedir. Ülke bazında nüfusun hızla çoğalması, ekonomik faaliyetlerin, konforun artması enerji tüketimini artırmaktadır. Öte yandan küresel iklim değişikliğinin ana nedenlerinin başında fosil kaynaklı enerjiler başta olmak üzere enerji gelmektedir. Bu nedenlerle enerji verimliliği, enerjinin üretiminden dönüşümüne, iletim ve tüketimine kadar ki çalışmaların tümünü kapsayan bütünlüklü bir alandır. Bu bütünlüğün kurulmasıyla, kısa ve orta dönemde, enerji tasarrufu ve enerji teminiyle ilgili sorunların çözümüne küçümsenemeyecek katkılar sağlanabilecektir. Bugüne kadar enerji verimliliği konusu enerji sektörünün arz ve tüketim politikaları arasında yer almadığı gibi yatırımlar arasında da sayılmamıştır. Yapılan çalışmalar, AB'de kamu sektöründe % 20'ye varan tasarruf imkânı olduğunu ve yeterli yatırım yapılması durumunda sağlanacak tasarrufun getirisinin yatırımın bir buçuk katı olduğunu göstermektedir. Öte yandan tüm devlet daireleri, belediyeler, eğitim kurumları ve hastaneler; ısıtma-soğutma, aydınlatma, elektrikli cihazlar, büro makinaları ve kamu taşıtları yoğun enerji tüketmektedir. Kamu giderlerinin azaltılması amacıyla birçok tasarruf genelgesi yayınlanmakta ise de yerleşik alışkanlıklar ve araç, bina, cihaz alt yapısı durumu itibarıyla enerji verimliliği açısından önemli sonuçlar alınamamaktadır. Kamu, sanayi ve ulaşım sektörlerinde enerji verimliliği önünde bazı engeller mevcuttur. Bunlar özetle: Bu konuya yeterli önceliğin verilmemesi, enerji verimliliği ile ilgili çözümler hakkında bilgi eksikliği, Devlet İhale Kanunlarındaki yetersizlikler, binaların enerji tasarrufu sağlayacak şekilde iyileştirilmesinin bir öncelik olarak görülmemesi, kamu sektöründeki araç kullanım alışkanlıkları ve yüksek enerji tüketimi, cihaz alımlarında enerji verimlilik kriterleri ve ömür boyu maliyet analizi kuralının satın alım prosedürleri arasında yer almaması, belediyelerin özellikle sokak aydınlatması, ulaşım hizmetleri ve trafik düzenlemeleri gibi hizmetlerinde verimliliği öncelikli olarak göz önüne almaması, ulaşım sektöründe yüksek yakıt tüketimine sahip taşıtlar ve eski araçların ağırlıklı olarak kullanılması, yeterince yaygınlaşmamış ve modernleşememiş toplu taşım ağı ve sanayide eski teknolojiye dayalı üretimin yarattığı verimsizliktir. Bunlar ciddi enerji kayıplarına yol açmaktadır.
Bu saptamalardan hareketle enerji verimliliği için yapılması gerekenler şunlardır: Her yıl ocak ayının ikinci haftasında kutlanan Enerji Verimliliği Haftası’nda, verimlilik ve tasarrufun “piyasalaştırma ve pahalı enerji” uygulamalarıyla sağlanmasına yönelik politikalardan vazgeçilmesini talep ediyoruz. Enerji verimliliği ve tasarrufu konusunun tam tersine kamu hizmeti anlayışı ile ele alınması ve kamu yararı çerçevesinde toplumsal bilincin yükseltilmesi gerekmektedir. İlginizi çekebilir... Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 48. Yılına HazırlanıyorYapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul, 27""30 Nisan 2026'da 48'inci kez kapılarını açacak.... Baymak Yeni Boyler Üretim Hattını Devreye AldıBaymak, üretim altyapısını güçlendiren yeni boyler üretim hattını devreye aldı. Türkiye operasyonunu BDR Thermea grubu için stratejik bir üretim merke... ESKA'dan Enerji Sektöründe Dijital Dönüşüm VurgusuCNBC-e ekranlarında yayınlanan E-Hayat programına konuk olan ESKA Valve Genel Müdürü Murat Çalapkulu, küresel enerji politikaları, Türkiye'de doğa... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.