Avrupa’daki Binalar için Enerji Performansı Şartları

Avrupa’daki Binalar için Enerji Performansı Şartları

15 Ağustos 2012 | TEKNİK MAKALE
199. Sayı (TEMMUZ 2012)
1.958 kez okundu

Marina ECONOMIDOU - Avrupa Bina Performansı Enstitüsü 
Enerji Verimliliği Uzmanı, Şef
 
Avrupa Bina Performansı Enstitüsü (ABPE) Avrupa’daki binaların enerji performanslarını iyileştirmek için çalışan bir kuruluştur ve bu nedenle binalarda kullanılan enerjiden ortaya çıkan CO2 emisyonlarının azaltılmasına da yardımcı olmaktadır. ABPE enerji verimliliği ve Avrupa’daki binaların enerji performansı ile her konuda uluslararası bir uzmanlık merkezi ve ClimateWorks tarafından oluşturulan Küresel Bina Performans Şebekesi (http://www.globalbuildings.org) için Avrupa merkezi olarak görev yapar. Üzerinde yoğunlaştığımız ana konu politika analizi, incelemeler, politika özetleri ve en iyi uygulama yöntemleri vasıtasıyla bilginin uygulanmasını ve yaygınlaştırılmasını sağlamaktır.
 
Enerji ile ilgili şartları bir binanın tasarım veya donanımının yenilenmesi, güçlendirilmesi aşamasında uygulamak enerji verimliliği önlemlerini inşaat sektörü içine yerleştirmek için anahtar öneme sahip bir etmendir. Güçlü bina enerji yönetmelikleri sadece önemli CO2 tasarrufları ve düşük enerji faturaları getiremez, aynı zamanda daha konforlu oturma şartları, daha fazla istihdam fırsatı ve artan enerji güvenliği sağlar. Bina yönetmeliklerindeki son gelişmeleri anlamak ülkede, bölgesel ve yerel seviyede neyin kabul edildiğini ve yürürlüğe girdiğinin sürekli izlenmesini ve değerlendirilmesini gerektirir. Araştırması vasıtasıyla, Avrupa Bina Performansı Enstitüsü AB üye ülkelerince kabul edilen bina yönetmeliklerindeki enerji ile ilgili şartlar hakkında ülke bilgilerini toplamaktadır. Birkaç ülke dışında, tüm ülkeler şimdi yeni inşa edilen, yenilenen konut ve konut dışı binalar için yönetmelikleri mevzuatlarına dâhil etmişlerdir. 
 
 
Giriş
Binalar için enerji yönetmelikleri yeni inşa edilen veya yenileme sürecine giren binalar için enerji verimliliği şartlarını kapsamaktadır. Bu şartlar binanın dış kabuğuna ve/veya sistemlerine uygulanabilir ve ısıtma, havalandırma, soğutma (klima), aydınlatma ve su ısıtma gibi son kullanımları da kapsayabilir. 
 
Avrupa’da, binalar için enerji yönetmelikleri dinamik bir süreçtir. Binaların Enerji Performansı Direktifi (BEPD, 2002/91/EC) üye ülkelerin ‘tam bina’ yaklaşımına dayanan şartları uygulamaya koydukları ileriye doğru atılmış büyük bir adımdı. Binanın genel performansına ilave olarak, tipik olarak sadece müsaade edilen maksimum U-değerini kapsayan yaklaşımdan teknik sistem şartlarını (örneğin HVAC ve aydınlatma üzerine) içeren çok daha kapsamlı bir yaklaşıma kayma ortaya çıkmıştır. Buna ek olarak, bina yönetmeliklerindeki büyük ölçekli revizyonların neredeyse sıfır enerji standardının (yeni düzenlenen BEPD  2010 (2010/31/EU) ile getirildiği şekilde) kabulünü takiben maliyet bakımından en uygun olma konseptini dikkate alarak uygulanmaları gerekmektedir.
 
Bina yönetmeliklerinin çevresel ve iklime dayalı etkileri göz önünde tutulursa, ülke seviyesinde tüm önemli dönüşüm olaylarının izlenmesi çok önemlidir. Avrupa Bina Performansı Enstitüsü bina enerji şartlarınım mevcut durumunu bina stoku ve binalarla ilgili politikalar ve yönetmelikler üzerine AB çapında yaptığı çok geniş bir araştırmayla incelemiştir. Bu makale yapılan bu araştırmada elde edilen bulguları sunmakta ve tartışmaktadır. 
   
Bina Yönetmeliklerinde Performans Esaslı Şartlar yApı
Avrupa’da mevcut bina stokunun yaklaşık %40’ı 1960’dan önce bina enerji yönetmeliklerinin minimal düzeyde olduğu zamanda yapılmış binalardır (ABPE, 2011). 1970 yılında petrol fiyatları artıktan hemen sonra 1940’lı yılların ortalarından beri bu tarz şartları bina yönetmeliklerine ithal etmiş bazı İskandinav ülkeleri dışında Üye Ülkelerin birkaçı bina yönetmeliklerine ısıl performans kriterlerini getirdiler. Avrupa’daki yeni konut binalarının 1970’li yılların ortalarından önce yapılan binalarla karşılaştırıldığında %60 daha az enerji tükettikleri tahmin edilmektedir (Dünya bankası 2010 raporu). Bu nedenle binaların yenilenme veya tadilat süreçlerinde enerji ile ilgili şartlar kritik öneme sahip olmaktadır.   
 
2002 yılında yayınlanan Binaların Enerji Performansı Direktifini takiben, bina enerji şartları giderek kuralcı olmaktan performans esaslı yaklaşıma doğru değişmiştir ve bu da bina yönetmelikleri gelişinde çok önemli bir değişiklik olarak değerlendirilmektedir. Birçok ülke için BEPD, öncesinde binayı bir bütün veya özel bir eleman olarak ilgilendiren herhangi bir enerji performans şartı olmadığından, kendi bina yönetmeliklerine yeni hususlar ilave etmenin bir yolu olarak kabul edilmişti. Hemen hemen bütün ülkeler şimdi yeni binalar için performans esasına dayanan şartları belirleyen ulusal bir metodolojiyi benimsemiştir. 2002 yılından önce kural koyucu nitelikte şartların mevcut olduğu ülkeler için (örneğin: Çek Cumhuriyeti, Belçika, Estonya, Bulgaristan, Macaristan, İrlanda, Polonya) bütünsel esaslı (yani tüm binayı ele alan) bir yaklaşıma doğru değişme olmuş ve bu sayede mevcut olan tek elemanlı şartlar birçok durum için daha sıkı hale getirilmiştir. Bazı durumlarda tek elemanlı şartlar enerji performansı şartlarında binanın ayrı ayrı kısımlarının verimli olmasını sağlamak için ek veya tamamlayıcı talepler özelliğini taşırlar (örneğin Danimarka’da). Diğerlerinde; birincisi tek olarak bina elemanlarının performansına, ikincisi ise bir bütün olarak binanın performansını esas alan, iki yaklaşımın da paralel olarak mevcut olduğu ülkelerde (örneğin; Norveç, İspanya, Polonya, İsviçre), alternatif bir metotlar olarak işlev görürler. Tipik olarak bu durumlarda, tek elemanlı yaklaşımlar büyük yenileme projelerinde tercih edilirken yeni inşaatlarda performans esaslı yaklaşım benimsenmektedir.yapı
 
Enerji performansı şartlarının ayrıntılı bir değerlendirmesi Tablo 1’de verilmiştir. Burada birçok farklı yaklaşımın uygulandığı ve iki ülkenin de aynı yaklaşımı benimsemediği her bir ülkenin farklı yaklaşımı benimsediği görülmektedir. Çeşitli hesaplama metotları kullanılmış ve tanımlarda büyük farklılıklar görülmüştür (örneğin: primer enerji ve nihai enerji, ısıtılan zemin alanı, karbon dönüşümü faktörleri, ayarlanan enerji ve toplam enerji ihtiyaçlarına ilişkin tanımlar vb. gibi). Yasal olarak performans hedefleriyle bağlayıcı nitelikte olan bina yönetmelikleri şartlarının belirlenmesinde normal olarak ya genellikle kWh/m² olarak ifade edilen bir mutlak değer (yani aşılmaması gereken bir değer) veya ayni tipte, büyüklükte ve konumda referans bir binanın yüzde olarak iyileştirilmesi esas alınır. Bazı ülkeler (ör: Belçika) performans şartını belirlenen bir “E değerini” 0-100 arası veya A+ dan G’ye giden (İtalya ve Güney Kıbrıs’ta olduğu gibi) bir skalada karşılanması olarak ifade ederler. Tipik olarak bu şartlar ısıtma için yapılan tüketim seviyelerini kapsarken bazı durumlarda daha fazla son kullanım formları (elektrik, aydınlatma, soğutma gibi) da dâhil edilmiştir. yapıAyrıca bir bilgi notu olarak birçok ülkelerde şartların sadece bazı bina tiplerini genellikle sadece konut sektörünü kapsaması da enteresandır.
 
Metodoloji prosedürlerinin çoğu yazılım programları olarak uygulanmaktadır. Yazılım kalite güvencesi akreditasyonu ise, Binaların Enerji Performansı Direktifi ile ilgili 2010 Ortak Hareketler Raporu’nda (CA-EPBD, 2010) verilen bulgulara göre, sadece ülkelerin yarısında yerine getirilmektedir. Üye Ülkelerin yaklaşık %50’si zaten bu metodoloji değişikliklerini ya daha sıkı şartlarla, CEN standartlarıyla daha fazla uyum sağlayacak şekilde ilave teknolojiler içererek ve/veya daha önceki metodoloji prosedürlerindeki zayıf/eksik hususları düzelterek ithal etmişlerdir.
 
Isıtma, Havalandırma ve Soğutma Sistemleri ile İlgili Şartlar
Maksimum U değerleri, minimum/maksimum iç ortam sıcaklıkları, minimum havalandırma oranları için şartlar ve kazan ve/veya klima tesisi yapıverimi ile ilgili farklı kural niteliğinde şartlar da mevcuttur.
 
Birçok ülke bina içinde minimum havalandırma seviyelerinin sağlanabilmesi için gerekli olan şartları uygulamaya koymuştur. Bunlar genel olarak bina içindeki metabolik oranlara yani fiziksel faaliyetlere göre belirlenmiştir. Havalandırma ile ilgili şartlar esas olarak sağlık, konfor ve üretkenlik ile ilişkilidir, ancak bunlar enerji ihtiyaçları üzerine doğrudan etki yaparlar. Ülkelerin bina yönetmeliklerinde yer alan havalandırma ile ilgili farklı şartlara ilişkin örnekler Tablo 2’de verilmiştir. Bunlar havalandırma sistemlerine teknik şartlar olarak (ör: ısı geri kazanımlı havalandırma sistemleri gibi) veya binanın belirlenen alanları için özel olarak belirlenmiş havalandırma oranları olarak uygulanabilir. Mekanik havalandırma sistemlerinin artan kullanımını dikkate alındığında, düşük enerjili binalarda fan gücü için gerekli şartlar giderek artan önemde bir konu olmaktadır. Bazı ülkeler (örneğin: Avusturya, Danimarka, Fransa, Estonya ve Polonya) bu nedenle, özgül fan gücü (genellikle W/Litre saniye veya kW/m³s olarak ifade edilmektedir) kavramını getirmişlerdir. Letonya ve Macaristan gibi bazı ülkelerde kantitatif (miktarsal) olmayan şartlar da mevcuttur ve bu ise birkaç ülkede açıklanma ihtiyacı gösteren bir konudur. Aşırı veya yetersiz havalandırmanın önemli ölçüde enerji israfına ve rahatsız koşullara yol açabildiğinden birçok ülke binaların hava geçirmezliği/sızmazlığının sınırlanması konularında gerekli olan şartları uygulamalarına getirmektedir. Bu şartların bazıları Tablo 3’de sıralanmıştır.
 
Ülkelerin çoğunda kazanların ve klima sistemlerinin minimum performansları ile ilgili şartlar bulunmaktadır. Örnekler içinde minimum kazan verim seviyeleri verilebilir ve bazı durumlarda, örneğin Almanya’da, eski verimsiz kazanların kullanılması yasaklanmaktadır (bakınız Tablo 4). İlave olarak birçok bina yönetmelikleri bina içinde minimum seviyelerde gün ışığı sağlanmasını gerektirirken, güneş ışığıyla beraber güneş enerjisi kazançlarını belli bir seviyenin de üzerinde aşırı ısınmaya ve/veya klima kullanımına neden olmamasını gerektirir. Güneş enerjisi kazançlarının sınırlanmasıyla ilgili bina şartları basit yaklaşımlardan (örneğin güneş enerjisi kazancı yapacak şekilde güneşe maruz kalan pencere alanlarının sınırlandırılması) güneş enerjisi koruması sağlamak için kabul edilecek etkin önlemleri gösterecek karmaşık modellemelere ve simülasyona kadar değişmektedir. Ortak Faaliyetler raporu metodolojide, klimaların çalışması talebindeki ani artışın azaltılması maksadıyla yaz aylarındaki aşırı ısınmanın etkilerinin tahmin edilmesine çok daha fazla dikkat gösterilmesini önermektedir(CA-EPBD, 2010).
 
Bugün birçok ülkenin kazanlar ve/veya klima sistemlerinin kontrolü için bir programı olmasına rağmen her bir Üye Ülke tarafından yapılan kontrol sayısında toplanan veriler hala oldukça düşük seviyededir.  Yetersiz veriler ise bu programların etkinliği hakkında uygun bir değerlendirmeyi formüle etmeyi zorlaştırmaktadır. İlave olarak, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Hollanda, Slovenya, İsveç ve İngiltere BEPD’nin kazanların kontrol şartları ile ilgili 8. Maddesinin b seçeneğini (kullanıcılara öneride bulunma) tercih etmişlerdir. Bu ise tüm Üye Ülkelerin henüz bir denetleme programını yürürlüğe sokmadıklarını göstermektedir. Yeniden düzenlenmiş BEPD’nin uygulanmasıyla (Madde 18, Direktif 2010/31/EU), enerji performansı sertifikaları ve denetleme raporları için bağımsız kontrol sistemleri oluşturulması zorunluluğu getirilmiştir. Ancak etkin sistemlerin tasarlanması bu programların başarısı için bir ön koşuldur, bu nedenle geçmiş deneyimlerin ve en iyi uygulamaların bilgilerinin Üye Ülkeler arasında paylaşılması çok önemlidir.
 
Sonuç
Enerji yönetmelikleri genel olarak çok düşük maliyetli önlemlerdir ve sağladıkları fayda sadece enerji tasarrufunun çok ötesindedir.  BEPD’nin uygulanması Avrupa çapındaki bina yönetmeliklerindeki enerji şartları için bir kademe atlama sonucunu getirmiştir. Avrupa Bina Performansı Enstitüsü tarafından yapılan araştırma farlı ülkelerde kabul edilen yaklaşımlar arasında büyük değişiklikler olduğunu göstermiştir. Isıtma, soğutma veya havalandırma üzerine şartları hala uygulayacak olan az sayıda ülke olmasına karşılık, birçok üye ülke BEPD’nin bir sonucu olarak gereken şartları artık uygulamaya başlamışlardır. 
Yönetmeliklerin kabul edilmesi, uygulanması ve yürürlüğe girmesi yetkililer için çok titiz prosedürler gerektirir. Bina enerji yönetmeliklerine uyma ve yürürlüğe koymanın diğer bina yönetmelikleriyle, örneğin: yapısal bütünlük ve yangın güvenliği, karşılaştırıldığında daha az sıkıntıyla yapıldığı genel olarak kabul gören bir olgudur. Uygunluk seviyeleri hakkında veriler daha az bulunurken, yapılan incelemeler Avrupa’da uygun olmamanın belli bölgelerde %50 seviyelerine ulaştığını ifade etmektedir (Fraunhofer ISI ve diğerleri, 2009). Ancak, enerji performansı şartları ağırlaştıkça (yani yeniden düzenlenmiş BEPD’nin neredeyse sıfır enerjili binalar hükümleriyle paralel hale geldikçe), tasarım aşamasındaki teorik performans ile fiilen kullanılmakta olan enerji performansı arasındaki açıklık ciddi anlamda artabilir. Enerji yönetmelikleri binaların CO2 emisyonlarını azaltmak için çok cazip fırsatları oldukça düşük maliyetli olarak sunarken, düşük uygunluk seviyeleri CO2 tasarrufuna ilişkin etkilerden önemli ölçüde azalma etkisi yaratacaktır. Eğer AB Üye Ülkeleri önümüzdeki yıllarda binalar ile alakalı iklim ve çevre hedeflerine ulaşmak istiyorlarsa, kontrol ve uygulamaya geçirme prosedürleriyle daha fazla ilgilenmeleri ve yatırım yapmaları oldukça önemli olacaktır.
 
Referanslar
Dünya bankası, Gelişmiş Ülkelerde Bina Enerji Verimliliği Yönetmeliklerinde ana tercihler, Küresel deneyimler ve ilk uygulayıcılardan edinilen dersler, Enerji Sektörü Yönetim Yardımcılığı Programı  2009.
http://www.esmap.org/esmap/sites/esmap.org/files/WP_204_GBL_Mainstreaming%20Building%20Energy%20Efficiency%20Codes%20in%20Developing%20Countries.pdf
Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Binaların Enerji Performans Direktifi (BEPD) 2002/91/EC, 16 Aralık 2002 
http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:L:2003:001:0065:0065:EN:PDF
Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve Konseyi yeniden Düzeltilmiş Binaların Enerji Performans Direktifi 2010/31/EU, 19 Mayıs 2010 
http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:L:2010:153:0013:0035:EN:PDF
CA-EPBD, Binaların Enerji Performans Direktifinin Uygulanması– Ülke raporlarında öne çıkan hususlar 2010.
http://www.epbd- ca.org/Medias/Downloads/CA_Book_Implementing_the_EPBD_Featuring_Country_Reports_2010.pdf
• Avrupa Bina Performansı Enstitüsü, Avrupa Binaları Mercek Altında – Binaların enerji performansının ülke incelenmesi 2011.
http://dl.dropbox.com/u/4399528/BPIE/HR_%20CbC_study.pdf
Fraunhofer ISI, ENERDATA, ISIS, Viyana Teknik Üniversitesi, Wuppertal İklim, Çevre ve Enerji  Enstitüsü WI, AB Üye Ülkelerinin Enerji Tasarruf Potansiyelleri, Aday Ülkeler ve EEA (Avrupa Çevre Ajansı) Ülkeleri, Avrupa Komisyonu Direktörlüğü- Genel enerji ve Taşımacılık Sonuç Raporu, Avrupa Komisyonu Sözleşme Numarası TREN/D1/239-2006/S07.66640 Mart 2009, revize rapor. 
http://ec.europa.eu/energy/efficiency/studies/doc/2009_03_15_esd_efficiency_potentials_final_report.pdf 
(Footnotes)
 

 

İlginizi çekebilir...

Jeopolitik Belirsizlik Çağında Operasyonel Kale: Endüstriyel Yapay Zeka ile Risk ve Gecikmeleri Yönetmek

Dünya ekonomisi, tarihin en karmaşık ve öngörülemez dönemlerinden birinden geçiyor. Küresel enerji koridorlarındaki gerilimler, tedarik zinciri kırılm...
6 Mart 2026

Su Armatürlerinde Gürültü

Su armatürleri içerisinden suyun akışı esnasında oluşan gürültü seviye olarak zaman zaman rahatsız edici seviyelere ulaşmaktadır. Bu yazıda su armatür...
10 Şubat 2026

Alev-Duman Borulu Buhar Kazanlarında Yüzeysel Buharlaşma Hızı Limitlerinin Mühendislik Açısından Değerlendirilmesi

Alev""duman borulu buhar kazanlarında su""buhar ara yüzeyinde gerçekleşen yüzeysel buharlaşma hızı, buhar kalitesi ve su sürüklenm...
21 Ocak 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,830 sn