IWES ’nin Organizasyon ve Danışma Komitesi Toplandı

IWES ’nin Organizasyon ve  Danışma Komitesi Toplandı

7 Mayıs 2012 | HABER
196. Sayı (NİSAN 2012)
1.397 kez okundu

“Çevre İdeolojik Kimliğe Bürünmesi Zararlı” IWES
Sempozyum Başkanı ve TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya IWES 2012’nin bu toplantısının hayırlara vesile olmasını temenni ederek başladığı konuşmasında hem geçen yılki sempozyumu değerlendirme hem de atık ve geri dönüşüm sektörünün durumunun ve sorunlarının ele alınacağı bir toplantı olması açısından organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.  Kaya konuşmasında, çevrecilik anlayışının topluma aykırı olmakla, hatta toplumun yerleşik değerlerine karşı olmakla eş değer bir imaja büründürüldüğüne dikkat çekti. Kendini çevreci olarak gösteren marjinallerin bununla kalmayıp kendileri dışında bu konuyla ilgilenmek isteyenleri de çevre düşmanı olarak yaftalama gayreti içerisine girdiğini söyledi.  
 
Kaya: “Çevre duyarlılığının ideolojik bir kılıfa büründürülmesini çevreye verilecek en büyük zarar ve kötülük olarak gördüğümü belirtmek isterim. Ülkemizde ayrıca çevrecilik adı altında her türlü dönüşüme, değişime, ilerlemeye, kalkınmaya karşı bir zihniyet de türemiştir. Bu zihniyet maalesef çevre kisvesinin arkasına sığınarak ülkemiz ve vatandaşlarımız için gerekli olan bütün kalkınma projelerinin, yatırımların karşısına çıkan bir anlayışa sahip. Art niyetle her şeye karşı çıkanlarla, samimi çevre endişesiyle eleştirilerini dile getirenler zaman zaman birbirine karışmış durumdadır. Tepkilerin toptancı anlayışa döndüğünü görüyoruz” dedi. 
 
“Çevre Hassasiyetinden Taviz Vermeden Kalkınma Mümkün”
Kaya, ayrıca çevre hassasiyetinden taviz vermeden kalkınmanın mümkün olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Çevre hassasiyeti ve kalkınma birbirinin düşmanı değildir. Birbirleriyle paralel yürüyecek bir olgudur. Bu dengeyi tesis etmenin güç olduğunun farkındayız. Körü körüne bir kalkınmacı anlayış içinde olmadığımız gibi körü körüne bir çevre fetişizmi içerisinde de değiliz. Biz önce insan diyoruz. İnsanla ve hayatla dost sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hem ülkemizin ilerlemesini hem de çevrenin korunmasına ilişkin dengeleri gözetiyoruz. Geçmiş dönemde yapılanla bizim dönemimizde yapılanları karşılaştırmakta fayda vardır. Hiç uzağa gitmeye gerek yok; toplantımızın konusu atık yönetimi ile ilgili yapılanlara baktığımızda aradaki muazzam farkı görmek mümkündür. 1994 yılında İstanbul’da çöplerin patladığı ve bundan insanların öldüğü, Haliç kıyısında burnumuzu tutmadan yürüyemediğimiz, büyük şehirlerde kışın hava kirliliğinden dışarı çıkılamadığı bir Türkiye’den bugüne geldik. İnsanların günlük hayatlarını felç edecek kadar büyük çevre facialarının yaşandığı bir Türkiye’den temel sorunları çözülmüş, artık dağ başlarındaki derin vadilerin çevre konularını tartışan bir Türkiye’ye gelmiş durumdayız.”  
 
“Yaklaşık 60 Milyar Avroluk Yatırım Yapılması Gerekiyor”
Makedonya, Hırvatistan, Kırgızistan, Avusturya ve pek çok ülkeyle çevre, doğa koruma ve metodoloji alanlarında ikili iş birliği anlaşmaları imzalandığını vurgulayan Kaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortak eğitim, konferans, sempozyum yapılması, toplantılar düzenlenmesi karşılıklı personel değişimi ve bilgi paylaşımı, ortak araştırmalar yapılması da bu anlaşmaların içerisinde yer alıyor. AB muktesabatının çevre faslı ile ilgili düzenlemeler de komisyonumuzun görüşleri alımının içerisinde bulunuyor. Türkiye bundan sonraki çevrenin korunması faaliyetlerini, doğal olarak AB’nin kabul ettiği modeller doğrultusunda yürütmek zorunda. Ülkemizin kendi şartlarıyla küresel gelişmeleri harmanlayarak özgün bir çevre koruma modelini oluşturması yönünde önemli ilerlemeler kaydedildiğinin altını çizmek isterim. 2023 yılına kadar su, atık su, endüstriyel kirlilik ve doğal koruma gibi başlıklar altında yaklaşık 60 milyar avroluk bir yatırım yapılması gerekiyor. Bunun 9 buçuk milyar avrodan fazlası da atık sektörü ile ilgili. Bir başka ifade ile çevre konusunda AB standartlarını hayata geçirebilmemiz için Türkiye, gayri safi milli hasılamızın binde 7’si düzeyinde bir yatırımı yapmak zorunda.”
 
 
“Türkiye-Avrupa Birliği Çevre Fasılları Müzakerelerinde Gelişmeler ve Bu Gelişmelerin Sektöre Olan Etkileri”
 
IWES 2012 öncesi yapılan Organizasyon ve Danışma Komitesi toplantısının son bölümünde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre IWESYönetimi Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahman Uluırmak “Türkiye-Avrupa Birliği Çevre Fasılları Müzakerelerinde Gelişmeler ve Bu Gelişmelerin Sektöre Olan Etkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Uluırmak’ın yaptığı sunumdan özet kesiti sizlerle paylaşıyoruz
 
AB bir uyum sürecidir ve bu süreçte epeyce bir mesafe aldık. Sunumumda, genelde Türkiye-AB ilişkilerine değineceğim. AB üyeliği adaylık sürecinde aday ülkelerde en son açılan fasıl olmasa bile en son kapanan fasıl çevredir. Sebebi de ciddi yatırımları, ciddi zihinsel dönüşümleri gerektiren bir fasıl olmasıdır. 3-11 Nisan 2006’da birinci tarama toplantısında, AB bize çevre mevzuatını anlattı; biz de onlara çevre mevzuatına ilişkin olarak ülkemizdeki durumu anlattık. Burada bir boşluk vardı ve tabi ki bu boşluğa dayalı olarak AB Komisyonu bir rapor hazırladı. AB bu raporda açılış kriterlerini bize sundu. Açılış kriterlerinde önemli olan AB çevre mevzuatını kabul etmeniz ve bazı konularda ayrıntılı strateji hazırlamanızdı. Bunlardan en önemlisi de atık konusuydu. Atık konusunda ulusal bir stratejinin hazırlanması istendi. Sadece bizim bakanlığımız değil diğer bakanlıklar da bu sürecin içerisinde vardı. En sonunda çevre faslı müzakerelere açıldı. Şu ana kadar, çoğunluğu direktif bazı önemli konular tüzük haline getiriliyor. Tabiri caizse tüzüklerin noktasına, virgülüne dokunamıyorsunuz. Bunları ülke mevzuatına aktarmanız gerekmiyor; doğrudan uygulama isteyen bir mevzuat. 
 
“2007-2023 Yılları Arasında 58 Milyar Avro Yatırım İhtiyacı Belirledik”
Stratejimizi hazırladıktan sonra yatırım ihtiyacını da belirledik. Özellikle yatırım gerektiren direktiflere uyum sağlamanız için bu gerekli. Bunun sonucunda 2007-2023 yılları arasında 58 milyar Avro  yatırım ihtiyacı belirledik. Şu anda bizim Devlet Planlama Teşkilatı’na sunmuş olduğumuz ve kabul edilmiş olan bir yatırım projemiz var. Bu (UÇES) Ulusal Çevre Eylem Stratejisi’dir. Bunu güncelleyeceğiz. Çünkü 58 milyar Avro diyoruz ama 2007’den bu yana çok önemli miktarlarda bu yatırımlar gerçekleşti. Muhtemeldir ki bu rakam biraz daha düşecektir.
 
 
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Erol Kaya’nın konuşmasının ardından IWES 2012’nin gündem maddelerini ve program taslağını belirlemek amacıyla önerilerin sunulduğu interaktif bölüme geçildi. IWES 2011’e fazlaca katılımın sağlandığı ve sektör açısından çok faydalı geçtiği; yine IWES 2012’nin de aynı şekilde, üzerine katarak gerçekleşmesi temennisi katılımcılar tarafından dile getirilirken önerilerde de bulunuldu. 
 
Özet Olarak IWES 2012 için:
• Oturum ve panellerdeki konuların ele alınış biçimlerinde değişikliğe gidilmesi; çevre sorunu insan sağlığını etkilemeye başlamadan, olumsuzluklar ortaya çıkmadan önce işin hukuki, insani, teknik yanları gibi tüm boyutları ile ele alınması, 
• Atığı üretenler ile atık üreticilerine çözüm sağlayanları buluşturacak şekilde katılımların iki yönlü sağlanması, 
• Atık üreticilerinin IWES’e gelip kendilerine çözümler bulması konusunda, paneller ve bilgilendirme toplantıları düzenlenmesi,
• Özellikle bilimsel kurul oluşturulması ve bildirilerin bu kurul tarafından incelendikten sonra sunulması,
• Tüm dünyada kapalı alan hava sistemleri gibi konuların ön planda olduğu; özel sektör, kamu kurumları, akademisyenler gibi birçok kesimi bir araya getirebilen bu etkinlikte bu tür spesifik konuların daha fazla  incelenmesi,
• Seçiciliği artırmak adına her yıl bir konunun öne çıkarılıp, bu temayla bütün sempozyumun yürütülmesi, 
• Bir kişinin tek taraflı konuşma yapması yerine; bir moderatör yönlendirmesiyle oluşacak karşılıklı tartışma ortamları yaratılması ve sektöre yönelik çözümlerin ortaya çıkmasının  sağlanması,
• Yönetmeliklerin uygulanması aşamasında sorunlar yaşayan saha uygulayıcısı belediyelerin, oturumlarda daha fazla dinlenmesi; başlıkların çok iyi belirlenerek mevzuatların değil, bu mevzuatları uygulamada yaşanan sıkıntıların tartışılması ve uzmanlarla çözüm aranması, 
• Hem cari açığın kapatılması hem de çevresel olarak karbon izlenimi gibi konuların daha da iyi noktalara getirilmesi açısından; bu odak konularının içerisinde kullanılan yöntemler ve teknolojilerin irdelenmesinde enerjinin etkin ve verimli kullanılmasının üzerinde durulması, 
• Üniversitelerin özellikle çevre bölümlerinin Ar-Ge projelerini IWES’in içerisinde bir noktada atık teknolojisiyle uğraşan şirketlere sunumlarla tanıtabilme olanağı verilmesi, 
• Sanayi ve üniversite iş birliğinin sağlanması, üniversitelerin projelerinde kendilerine partner bulmaları için bir modül düzenlenerek sanayi ve üniversitelerin eşleşmesinin sağlanması, 
• Örneğin: eliminasyon için su arıtmada kullanılabilecek, zeytin çekirdeğinden veya fındık kabuğundan aktif karbon üretilebilmesi gibi, çevrenin ve doğanın cevap fonksiyonlarını da içine alabilecek konu başlıklarının oturumlara eklenmesi, 
• Maden atıklarının yönetimi ile ilgili konuların eklenmesi; maden atıkları ile tahrip olan doğanın yeni kanunlar çerçevesinde tekrar rehabilite edilebilmesi için tek platformda çözüm aranması,  
önerildi. 

 

İlginizi çekebilir...

CF Ashgabat 2026, Türkmenistan'da Kapılarını Açtı

So Fuar tarafından organize edilen CF Ashgabat 2026-Uluslararası İnşaat ve Enerji Fuarı, Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta bugün kapılarını ...
2 Nisan 2026

Boiler Summit 2026: Karar Vericileri ve Saha Uzmanlarını Bir Araya Getiriyor

17-18 Haziran tarihlerinde Makina Hangar'da gerçekleşecek Boiler Summit'te, teknik performans odağında iki gün boyunca alanında uzman isimleri...
2 Nisan 2026

İzocam, Bayileriyle "Köklerimiz Bir, Gücümüz Birlikte" Mottosuyla Antalya'da Buluştu

İzocam, 26'ncı Uluslararası Bayi Toplantısı'nı Antalya'da gerçekleştirdi. "Köklerimiz Bir, Gücümüz Birlikte" mottosuyla düzenlen...
2 Nisan 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,734 sn