MOSTRA CONVEGNO EXPOCOMFORT'ta İhracatçı Firmalarımız Başarıyla Yer Aldı
COPA Isı Sistemleri: Geleceğe Güven Veren Yeşil Dönüşüm Yolculuğu
44. MCE-Mostra Convegno Expocomfort, Küresel Başarıyla Sona Erdi
Yıl Boyu Helikopter İnişleri için Açık Alan Isıtması
|
“Havalandırma Sistemlerinde Test, Ayar ve Dengelemenin Enerji Verimliliğine Etkileri” Semineri Soru-Yanıt Bölümü
Sektörümüzde faaliyette bulunan kişilerin sorunlarını ortaya koyarak, bu sorunların çözümüne yönelik çeşitli uzman kişilerin görüşlerini almak amacıyla hazırladığımız bu bölüm içinde, tesisat sektörün konu olan her türlü cihaz, malzeme, sistem ve tesis hakkında soru sorabilir ve bu sorunların çözümüne yönelik görüşlerinizi beyan edebilirsiniz.
Sektöre ilişkin konuşmak, tartışmak, çözüm bulmak, öneri sunmak istiyorsanız;
0212 211 38 50 - 274 92 73 no’lu faksla veya forum@teknikyayincilik.com
e-mail adresi ile bize ulaşabilirsiniz.
*Bu bölümdeki tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
Soru: Hüseyin Erdem
TTMD İstanbul Bölge Temsilciliği’nden Sarven Çilingiroğlu’na, Prof.Dr. Hasan Heperkan Hocama, Dr. Mustafa Bilge’ye çok önemli bir konuyu sundukları için teşekkür ediyorum.
Dr. Mustafa Bilge’ye sormak istiyorum, TAD (tatlı olması da espri anlamında söylendi galiba) güzel bir şey. Tasarımcı şöyle bir dertli: İşveren tasarımcıya işi verdikten sonra tasarımcı işin sonuna kadar işinin başındaysa iyi. Ama ne yazık ki tasarımcıyı bulamıyoruz, yok.
Malzeme alımının bir kısmını işveren yapıyor, proje de bu süreçte kesinlikle değişiyor. Değişmeyen bir proje varsa uygulamacılar söylesin. Gelen malzeme ile ilgili olarak da ortada hiç kimse yok. Tek kalan uygulamacı. Örneğin; TAD geldi uygulamacıya “yanlış yaptınız” derse ve cihaz yanlış ise sorumlu kim? Tasarımcı yok, malzemeci yok, işveren kendisi zaten çok şeyi yapmış, proje değişmiş. Uygulamacı da bildiği kadarıyla yaptı, diyelim. TAD da geldi ‘yanlış’ dedi. Bu durumda kim sorumlu olacak?
Dr. Mustafa Bilge
Bu dediğiniz uygulama 2000’li yıllardaki krizle birlikte başladı. Yani mal sahibi ‘kriz var bunun altından sen kalkamazsın, ana cihazları ben alayım’ demeye başladı. Böylece sorumluluk elimizden gitti. Sonra klima santralleri, funcoiller gitti. En son pompalar gitti, şimdi de vanalar gidecek. Ve Türkiye’de geriye sadece boru ve kanal işini yapan müteahhitler kaldı.
Bugünlerde yer altı metro işlerini yapıyoruz. Aynısı burada da uygulanıyor. Benzer ihalede bir Kayseri firması çıktı ve ‘tüm malzemeleri müteahhit Japon firması alır,’ dedi. Dedik ki ‘böyle bir yöntem olamaz.’ Bu Türkiye’ye özgü bir uygulama.
Bunun geri dönüşü nasıl olacak, bilemiyorum. Mekanik tesisat müteahhitleri bu yüzden çok büyük risk altında. Bu iki malzemeye yani boru ve kanala bağlı olarak çalışıyorsunuz ama ikisinin de hammaddesi çelik. Petrol fiyatı artıyor ve dolar bazında bir bakıyorsunuz çeliğe yüzde 25 zam geliyor. Ama işin bütünü mekanik tesisat müteahhitlerinde olsa bu rakam bütünün içinde küçük olacak. Yani böyle olmayınca da Hüseyin Bey’in dediği bu risk çok fazla oluyor.
TAD işi yaptınız ve ‘soğutma gurubu yeterince enerji çekemiyor, pompalar yeterli debiyi vermiyor, basıncı vermiyor yüksek olduğu için’ diye raporu verdiniz . Burada kim sorumlu? Mal sahiplerine bu yöntem daha mı ekonomik geliyor veya mekanik tesisat müteahhidine güvenmiyor mu?
Halbuki işveren olarak siz de teklif alır ve fiyatları kontrol edebilirsiniz. Sigortada aynı. Şimdi uygulanmakta olan bu yöntem dünyada başka bir ülkede olmayan bir yöntem. Belki biraz Rusya’da var. Onu da Enka başlattı, biraz ucundan tuttu ve 2000 krizinden sonra da Türkiye’ye yansıdı. Bu yöntemle Türkiye’deki mekanik tesisat müteahhitlerinin büyüme şansı yok. Yurt dışına ihraç etme şansı ise hiç yok. 5-10 sene sonra ortada sadece boru ve kanal işi yapan firmalar kalacak, büyük firmalar ise ortada olamayacak. Biz müteahhitlerin günümüzde 5 milyar dolarlık ihracatımız var. Bunu nasıl 25 milyar dolar yapacağız? Nasıl gideceğiz yurt dışına?
Soru: İbrahim Pehlivan
NEB’in geldiği bir firma test etti ve müteahhit dedi ki ‘hayır, test yanlış.’ Ne olacak? O zaman onu da kontrol eden bir mekanizma olması lazım. Bu konu eksik kaldı. NEB burada şöyle davranıyor, bu tartışma sırasında ikinci firma bir hakem gibi görülüyor. Hakem firma tabi bu konuda deneyimli, tartışılması mümkün olmayan bir firma, muhtemelen ABD’den geliyor. Ölçümleme testlerini yapıyor, haksız çıkan taraf bu hakem firmanın parasını ödüyor. Onun için itirazın da ölçülebilir bir mesuliyeti oluyor.
Test ve commissioning firması olma konusunda Türkiye’de bazı işler çok kolay değil. Çünkü Türkiye’de buna muayene firması olma deniliyor. Muayene firması olmanız için TURKAK’tan akreditasyon almanız lazım. Sonunda olayın yasal sıkıntıları var. Diyelim ki büyük bir tazminat davası, mahkemesi oldu. Diyelim ki müteahhidin 2 - 3 milyon dolar parasını ödemediler. Ne olacak bu paralar?
İki senedir ben bu işlerle epey uğraşıyorum. Türkiye’de bana gelen işlerin çok büyük bir kısmı mekanik tesisatta müteahhidin parasını ödemek istemeyen inşaat müteahhidi tarafından gönderiliyor. Müteahhit çıkıyor ‘burada bir kavga çıksın, ben de ne edip, edeyim bu parayı ödemeyeyim, yasal olarak da bunu bir zemine oturtayım,’ diyor.
Diyelim ki gerçekten böyle bir sorun var, ne olacak? Öyle herkes her şeyi ölçebilir mi? Hayır. Onun için TURKAK demiş ki ‘bu işleri yapmak istiyorsanız 17020 muayene sistemlerini, muayene düzenlerini kuracaksınız, akreditasyon alacaksınız.’ Bu akreditasyonu almak için de maalesef NEB sertifikalarını kabul etmiyor. Çünkü Türkiye, AB Topluluğu’nun kurallarını kabul etmiş bir ülke olduğu için işi buna uygun olan EN normlarında yapmanız lazım. Bunun için de çok ciddi paralar harcamak lazım.
Dolayısıyla burada bir karışıklık var. Tabi ki ISKAV’da ‘hiçbir şey kötü niyetli yapılmaz, hiçbir şey yanlış değildir’. Esasında teknik olarak doğru ama ISKAV’ın burada bugüne kadar niye bu konuyu iyice araştırıp, araştırmadığını düşünmek lazım.
Son olarak da ben Mustafa Hocama ISKAV’ı soruyorum. Bir tesisat firması TAD firması olmak istiyor ve diyelim ki NEB sertifikasını da aldı. Şimdi bu Türkiye’de ISKAV’ın neresindedir? ISKAV’a rakip mi, taşeronu mu? ISKAV bu işleri altındaki taşeronlarına mı vermek istiyor? Bu konuda bir açıklık gelmesi lazım.
Dr. Mustafa Bilge
Birincisi NEB’in yaptığı Avrupa’da böyle bir çalışma yok. TURKAK’ı onaylayacağız diye böyle bir çalışmayı bulamadık. ISKAV ne yaptı? TSE ile görüştü. Şu anda TSE bizim NEB yayınlarını referans göstererek test referansları için standartlar hazırlamamızı istedi.
İkincisi TURKAK’la ISKAV görüşüyor. Bunda bir sorun yok. TURKAK’tan bu belge alınacak. Orada da herhangi bir sorun yok. Yani Türkiye’nin bir standardı olmadan siz ne yapacaksınız? Türkiye’nin bir standardı olması lazımdı, ISKAV da onu yaptı. Bunu oluşturdu.
İkinci sorunuzdaki hakemlik çok önemli. Biz burada TAD firmalarını kendi başlarına bıraktığımız zaman sürtüşmeler olabilir. Örneğin; mal sahibi ile müteahhit, müteahhit ile mal sahibi, TAD müteahhidi ile mal sahipleri ve müteahhit arasında sorunlar olabilir. ISKAV burada NEB gibi örgütlenmeye gitti. NEB ile görüşmeler yapıyor. NEB’in eğitimini de verdirecek. Sertifikalar cebimizde olacak. Çünkü ISKAV, bu işleri sadece Türkiye’de değil, yurt dışında; Libya’da, Arabistan’da, Suriye’deki TAD işlerini artık NEB belgeli firmalarımızın yapmasını istiyor. Geleceğe yönelik böyle bir açılım istiyor.
Ayrıca burada ISKAV bu işi sürekli yapmak istemiyor. Ama şu an Türkiye’de bir boşluk var. Daha firmalar yerli yerine oturmamış, ülke standardı yok. ISKAV bu boşluğu doldurarak büyük ve ciddi bir pazar yaratıyor. ISKAV belli bir süre sonra sizin gibi firmaların ISKAV’a üye olmalarından sonra denetçi durumuna düşecek. NEB’le birlikte sertifikalı firmaları denetleyecek, yaptığı işleri kontrol edecek, müşteri şikayetlerini takip edecek ve sorun çıktığı zaman hakemlik müessesesi ISKAV olacak.
Soru: Meftun Gürdallar
Hava kanalı konusunda benzer bir çalışmayı biz de yapmıştık. Hava kanallarının malzeme seçimlerine ağırlıklarına vb.ne konuşmasının birçok yerinde değindiği için Sarven Bey’e teşekkür ediyorum. Kanalların hafifliği konusundan bahsedildi, değişik yönde malzemeler değişik kanallar, vs. Bunları fırsat verilirse TTMD’nin başka seminerlerinde de paylaşmak istiyoruz.
Ancak Mustafa Bilge’ye sormak istiyorum; tasarım değerinin yüzde 10 fazlası ve yüzde 110’a göre test işlemi başlarken emniyet kat sayısı öngördü. Şimdi tasarımcılarımız da herhalde bir emniyet kat sayısı öngörüyordur. Bu öngörüyle 10 bin metreküplük bir fan ihtiyacını tasarımcı bir emniyet kat sayısı ile 11 bin metreküp yaptıysa, siz de bunun üzerine yüzde 10 daha koyarak 12 bin 100’e falan mı ayarlıyorsunuz? Buna ihtiyaç neden öngördünüz? Testlerde kaçaklar olduğunu mu ifade etmeye çalıştınız? Yoksa hava kanalı testleri kaçakları giderildikten sonra mı TAD işlemlerinin yapılması gerekiyor? Bu kaçakların önlenmesi konusunda ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Neler önereceksiniz?
Dr. Mustafa Bilge
Biliyorsunuz kanallarda ses kaybına bağlı olarak sızdırmazlık faktörü var. Tabi tasarımda yine Mekanik Tesisat Müteahhitleri Derneği tarafından yayınlanan DW 144 isimli bir kitabımız var. Burada tasarımcının başlangıç esnasında sınıfını büyütmesi lazım. Yani hem imalat hem skalasına göre A’dan B’ye giden tanımlaması lazım. Zaten B dediği zaman kaçak sınıfı ortaya çıkıyor. Biz genellikle yüzde 3-5 arasında A sınıf, yanılmıyorsam bir kaçak kuralı var, basınca göre değişiyor, yani kaçak olmadan yapmanız mümkün değil.
Yüzde 3-5 kaçağı düşünün, işçilik hatalarını düşünün, biraz da eliniz rahat olsun diye tasarımcının 10 bin metreküp bulduğu fanı, mutlaka 11 bin metreküp olarak tanımlamak zorunda kalabilirsiniz. Burada 10 bin de yazılabilir ama bizim emniyet faktörünü göz önünde bulundurarak, artı eksi yüzde 10’umuz var. Başlangıçta yüzde 10’la başlarsanız, zaten 5’i kaçak demektir, yüzde 5 de sizi test ve commissioning’de çok rahatlatacaktır.
İlginizi çekebilir... Kombi Neden Su Akıtır? En Yaygın Nedenler ve Alınabilecek ÖnlemlerYaşam alanlarının en sık tercih edilen ısıtma yöntemi kombiler oluyor. Kombiler, uzun yıllar sorunsuz çalışsa da belli bir süre sonra bazı arızalar or... İnşaat Eldiveni Nedir? Şantiye Çalışmalarında Doğru Eldiven Seçimi Rehberiİnşaat sektörü, fiziksel risklerin en yoğun olduğu çalışma alanlarından biridir. Şantiyelerde çalışan ustalar ve teknik ekipler gün boyunca keskin yüz... Buhar Odası ve Isı Borusu ile Isı YönetimiBuhar odası soğutma sistemi ve ısı borusu (heat pipe), ısı transferinde faz değişimini kullanan pasif elemanlardır. Bu teknolojilerin ortak amacı, ısı... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.