
MOSTRA CONVEGNO EXPOCOMFORT'ta İhracatçı Firmalarımız Başarıyla Yer Aldı
COPA Isı Sistemleri: Geleceğe Güven Veren Yeşil Dönüşüm Yolculuğu
44. MCE-Mostra Convegno Expocomfort, Küresel Başarıyla Sona Erdi
Buhar Odası ve Isı Borusu ile Isı Yönetimi
Yıl Boyu Helikopter İnişleri için Açık Alan Isıtması
Warmhaus Glowa'yı Yurtiçi Pazara Sundu
|
2012’ye Yeni Bir Şirketle Başlayan Form Şirketler Grubu, Böylelikle Şirket Sayısını 6’ya Çıkarmış Oldu![]()
Grup şirketlerinizin son dönem çalışmalarını aktarır mısınız?
![]()
Form Şirketler Grubu olarak, 2012 yılına yeni bir şirketle daha başladık ve böylelikle faal olarak kullandığımız şirket sayısı 6’ya çıkmış oldu. Klima ürünlerini satan Form Endüstri Ürünleri şirketimiz halen grubumuzun amiral gemisidir. 2011’in sonunda kurduğumuz yeni firmamız da bunun içinden çıktı. Form VRF Sistemleri adında ayrı bir firma ile VRF konusunu ayırmaya karar verdik. Mitsubishi Heavy ile yapmış olduğumuz anlaşma, Mitsubishi’nin piyasadaki mevcut pazar payının ve 2012 için hedeflerimizin büyüklüğünden dolayı bu konuyu ayrı bir firma olarak işlemenin daha faydalı olacağını düşündük.
Form Endüstri Ürünleri olarak biz yine ağırlıklı olarak Lennox’un Paket Klimalar, ClimateMaster’in Isı Pompaları, Clivet’in Soğutma Grupları, Dunham Bush’un büyük kapasiteli Vidalı Soğutma Grupları, Decsa’nın Soğutma Kuleleri ve diğer üç-dört markamızla faaliyetlerimize devam edeceğiz.
Bu iki firma ile birleşen üçüncü firmamız Form Bakım’dır. O da, sattığımız her ürüne uzun yıllardır bakım hizmeti veren firmamızdır. Firma, her yıl gelişimini artırıyor. Bakımın gelişimi hiçbir zaman yavaşlamıyor.
Diğer üç konumuz biraz daha klimanın dışında kalıyor. Biri, 5 yıldır faaliyette olan Form Temiz Enerji’dir. Burada ağırlıklı olarak fotovoltaik ile birlikte küçük rüzgar konusunda da çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Ankara fabrikamız Form Tesisler olarak faaliyet gösteriyor. Fabrikamız için bağımsız bir yapılanma diyebilirim çünkü hem imal ediyorlar hem de kendileri satıyorlar. O ürünleri, klima firmamızın satış kanalı üzerinden satmıyoruz. Burada da yeşil bina ya da bir binayı verimli kılacak sistemler üzerine imalat yapmaya devam ediyoruz. Yuvarlak Oval Hava Kanalları dışında hem “evaporatif soğutma üniteleri” hem imalatına yeni başladığımız “günışığı aydınlatma sistemleri” hem de bundan daha sonra yaptığımız ve yeni pazarlamasına başlayacağımız “güneşi kullanarak içerinin direk havasının ısıtılması” yani sıcak su elde etmek değil güneşten sıcak hava elde ederek içeriye aktarma şeklinde ürünlerimiz var. Bu son belirttiğim sistem Türkiye’de çok yeni. Hem Sunvia (gün ışığı ile aydınlatma) hem de Solair (güneşle içerinin ısıtılması) ürünlerinin Türkiye’deki ilk yerli imalatçısıyız. Gelişimleri açısından ikisinden de umutluyuz.
Bir diğer firmamız da MuntersForm Endüstri Sistemleri’dir. Firma, temsilciliklerimiz içinden çıkan, 2008 yılı itibariyle çoğunluk hissesini İsveç Munters’e devrettiğimiz ama halen yönetimine ortak olduğumuz bir firma. Orada da son derece pozitif bir gelişme söz konusu. Bundan 2 sene önce İtalya fabrikalarının belli bir kısmını Türkiye’ye aktarmaları konusunda ikna etmiştik. Mersin serbest bölgede yaklaşık 2000 metrekare bir fabrikayla başlamıştık, 1 yıl içinde de 4000 metrekareye çıkardık. Şuanda da 6000 metrekarelik yeni bir yer bakıyoruz. İtalya’daki imalatın tamamını bize aktarmaya başladılar. Dolayısıyla orada da çok güzel bir şekilde teknik ve satış firması değil. Munters konusunu direkt olarak Avrupa ve çevre ülkelerin imalat noktası haline getirdik.
Mersin serbest bölgeden memnun musunuz? Sizce doğru odaklanma mıydı?
Bir de İzmir Torbalı Organize Sanayi Bölgesi’nde 20 dönümlük yeni bir yer aldık. Bunun üzerine 14 bin metrekarelik bir fabrikanın projelendirmesini yaptık. Şu anda da altyapı diyebileceğim su basmasının üzerine kadar çıkma noktasına, inşaatını bitirmek üzereyiz. Ankara fabrikasındaki ürünü oraya taşımayacağız. Yeni fabrikada yabancı birkaç ortağımızla görüşüyoruz. Bir ya da iki değişik ürünü Türkiye’ye getirme konusunda çalışmalarımız var. Bunu 2013’ün başlarında aktif hale getirmeyi planlıyoruz.
Bu kadar çok şirketi kontrol altında tutup, başarılı işler yürütmek hiç de kolay bir iş olmasa gerek. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Aslında biz aile firması olmaya devam etmekle birlikte her zaman profesyonellere ve profesyonellerin işe kattığı değerlere inanmış bir firmayız. Dolayısıyla saydığım 6 firmada toplam 200 çalışanımız var. Bütün çalışanlar arasında aile olarak sadece 6-7 kişilik bir grubuz. Dolayısıyla her firmanın başında o işi profesyonel olarak yürüten, kendi bilançosunu, nakit girdisini takip eden ve bunları yönlendiren bir genel müdür bulunuyor. Bu genel müdürlerin altında çalışan kendi ekipleri var. Dolayısıyla bizler sadece olayın genelini koordine edip, yeni yapılabilecek işler konusunda fikir verip, organizasyonlara destek oluyoruz. Bizimki biraz daha orkestra şefliği. İşi sürekli geliştirebilmemizin en büyük nedeni; her şirketin başında bulunan kişilerin yüksek vasıflı, işini seven insanlar olmasıdır.
2011 yılında yüzde 5 büyüme gösteren Türkiye iklimlendirme sektörü için bu rakam yeterli mi? Ve bu rakama ulaşmada ne tür çalışmalar yürütüldü?
Türkiye iklimlendirme pazarı derken biz hep merkezi sistem üzerinden konuşuyoruz. Dolayısıyla split klimadan hiçbir zaman bahsetmiyorum. Türkiye’nin geçen yılki verileri tam çıkmadı. İSKİD olarak her yıl bu verileri ancak Şubat-Mart gibi toplayabiliyoruz. Yani yüzde 5’in üzerinde bir büyüme olmuş olabilir. Türkiye’de yüzde 5 konservatif bir yaklaşım. Ancak, soğutma grubu klima santrali tarzı ürünlerde bu oran biraz daha düşük, VRF gibi ürünlerde biraz daha yüksek. Türkiye pazarında VRF’ye doğru ciddi bir kayış var. Bu kayış hem split klimadan hem de kısmen soğutma gruplarından pazar alıyor. Bundan 10 yıl geriye gittiğimizde Antalya’daki 4-5 yıldızlı otellerde kesinlikle merkezi sistem yapılırdı. Bu tamamen VRF’ye dönüşmüş durumda. Türkiye’de özellikle otel ve iş merkezi projelerinde VRF’yi daha fazla görüyoruz. 10 yıl önce yapılan bir AVM’de merkezi sistem soğutma grubu klima santrali olurken, bugün herhalde yüzde 70 gibi AVM’lerde ısı pompası sistemi kullanılıyor. Bu da kendi içinde bir değişiklik yarattı. Ama Türkiye iklimlendirme pazarının, VRF dahil, split hariç olarak yüzde 5 ile 10 arasında büyüdüğüne inanıyorum. Bu büyüme rakamının, yurt dışına oranla iyi olduğunu düşünüyorum.
Türkiye’nin, Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz değerlendirip stratejik davranabileceği konusunda neler düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin önünde çok önemli bir fırsat koridoru var. Yabancılar, hem piyasalarının geriye gitmesinden hem de mal satabilmek için gelişen pazarlara ihtiyaçları var. Burada da Türkiye potansiyel bir bölge. Kendi piyasalarındaki durgunlukları aşabilmek için daha iyi fiyat yaratabilmeleri gerekiyor ve bunu yaratabilmek için de esasında Türkiye gibi hem yakın hem ekonomik ülkelere yöneliyorlar. Bunu son üç yılda Munters’le olan deneyimimizde de çok net görüyoruz.
Projelerden bahseder misiniz? Ne zaman başladı, ne zaman tamamlanacak?
Pek çok projemiz var. Yakın zamanda gerçekleştirdiğimiz projelerden bir tanesi de Antalya’da bu sene başında açılan TerraCity AVM projesidir. Antalya’nın en prestijli bölgelerinden biri olan Lara’da hayata geçirilmekte olan TerraCity AVM iklimlendirme sistemlerinde Form kalitesini seçti. Projenin en büyük özelliği yer altı suyu kullanılarak yüksek verimlilikte dizayn edilmiş ve bu konuda Türkiye’nin en büyük uygulaması niteliğinde olması. Projede ClimateMaster Isı Pompası, Clivet Soğutma Grubu, Lennox Su Soğutmalı Rooftoplar kullanıldı. 137.500 m² toplam inşaat, 48,000 m² kiralanabilir alana sahip, 140 mağazalı, 30 restoran ve kafeden oluşan foodcourt hacimine, 9 adet sinema salonuna sahip Antalya’nın en büyük Alışveriş Merkezi ünvanına sahip TerraCity AVM’nin tüm iklimlendirme cihazları Form tarafından temin edilmiştir.
Firmaların bu projelerde sizi tercih etme nedenleri nelerdir?
Form olarak bizim en önde gelen amaçlarımızdan birisi de, proje bazında en uygun teknik çözümleri sunarak o projenin en verimli şekilde dizayn edilmesine katkı vermektir. Yeni teknoloji klima sistemlerine yatırım yapan, bu konudaki bilgi birikimini piyasa ile paylaşan, bu alanda Türkiye’nin en deneyimli firmasıyız. Bu kapsamda Antalya’da daha önce uygulamış olduğumuz çeşitli deniz suyu ve yer altı suyu kullanılan projeler mevcuttu. Yaptığımız bu uygulamaların hepsi, özelikle Antalya’nın çok sıcak hava koşullarında, son derece yüksek verimle çalışan sistemlerdi. Bu kapsamda TerraCity yönetimine de bu uygulamalarımızı anlattık; projenin bu yönde yapılmasına teknik olarak destek olduk. TerraCity yönetimi hem teknik deneyimimiz, hem Antalya bölgesindeki deniz ve yer altı suyu kaynaklı çalışan projelerimiz hem de cihazlarımızın yüksek verimi ve kalitesi bazında bizlerle çalışmayı tercih etti.
Yapılan projelerde yenilenebilir enerji kaynakları yerine diğer kaynaklar kullanılmış olsaydı nasıl sonuçlar ortaya çıkardı? Karşılaştırmalı olarak yenilenebilir enerjinin sağladığı avantajlar neler?
TerraCity projesi ile örnek verecek olursak deniz suyu ya da toprak kaynaklı uygulamalar gibi yer altı suyunun kullanılarak ısı pompası cihaz çalıştırılması ısıtma ve soğutmanın çok yüksek verim ile gerçekleşmesini sağlamıştık. Genel olarak avantajlardan bahsettiğimizde ise yenilenebilir enerji kullanılmasının enerji tasarrufunda %40’lara varan enerji tasarrufu sağladığını tekrardan ifade edebiliriz.
İklimlendirme sistemleri konusunda 2011 yılında daha başka ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz?
Bizim açımızdan oradaki en büyük değişim; 3-4 yıl önce bir Çin markasıyla başladığımız VRF sistemlerindeki çıraklık dönemimizi atlatıp daha ustalık dönemine geçmemiz oldu. Görüşmeye başladığımızdan 2 ay sonra Japon Mitsubishi Heavy şirketi ile anlaşma metni dahil el sıkıştık. Şu anda yeni bir ekiple ve ilave firmamıza katılan arkadaşlarımızla hızlı bir şekilde yol almayı başardık.
Bu arada eski işleri de devam ettirdik. Paket klimaların kendi içinde belli değişimleri, yenilikleri oldu. Lennox’un yeni Baltic 3 serisi çıktı. Enerji verimliliği, tüm firmaların en çok ilgilendiği konular arasında yer alıyor. Firmalar, yurt dışında ürünlerini daha verimli hale getirebilmek, daha az enerji harcayarak daha çok soğutma yapılabilir hale gelmek için çalışmalar yürütüyor. Isı pompası konusu gündemde. Sadece ısı pompasının çok çeşitli bir ürün gamı olduğunu birçok kişi kavrayamadı. Sonuçta villada kullanacağınız mini soğutma grubu da ısıtma-soğutma yapabiliyor. AVM’lerde kullandığımız sudan havaya denilen kule kazan sistemi ile birlikte çalışan da, toprak ve deniz kaynaklı yaptığımız uygulamalar da ısı pompası.
Yer alacağınız projenin fizibilitesi hakkında bilgi verir misiniz?
İşin ön çalışması epey zaman alıyor. Projecilerle teknik olarak bilgi paylaşmaktan çok zevk alıyoruz. Yatırımcı, projeci ve biz bir arada çalışıyoruz. Biz ilk başta bir ekipman satıcısı olarak değil, her ekipmanla ilgili deneyime sahip olan bir mühendis, bir danışman tarzında faaliyet gösteriyoruz. Tabi ilk başta müşterinin açık fikirli, yeniliğe, enerji verimliliğine ilgi duyuyor olması gerekiyor. Türkiye’de bugün ilk 10, ilk 20 arasında sayabileceğimiz projeciler bu konuya ilgi duyuyorlar. Bu işler vakit alsa da, belli şeyleri geciktirse de, emek vermeden farklı projeler oluşmuyor.
İklimlendirme sistemlerindeki ürün gamınızdan bahseder misiniz?
Lennox’un soğutma paket klimaları, halen en çok çalıştığımız ürünlerden biri. Bu ürünü Türkiye ile 1990 yılında tanıştırdık ve pazar lideriyiz. Bu konuda Lennox da dünyadaki en geniş ürün gamına sahip firmalardan bir tanesi.
Climate Master, halen sudan havaya ısı pompaları konusunda dünyanın en büyük imalatçısı. Firmanın ABD’de yüzde 40’a yakın bir pazar payı var ve bu, ABD için çok büyük bir rakam. 50 hertz ürünler konusunda da çok ciddi bir kataloglaması, imalatı olan bir firma. Çünkü birçok ABD firması Avrupa’ya, Türkiye’ye gelmek istediğinde ne yazık ki elindeki ürünler ya düzgün bir 50 hertz statüsünde olmuyor ya da ürün oluyor, ama bunu düzgün kataloglama kapasiteleri detaylı gösterme bir bilgisayar seçimini desteklemeyi pek yapamıyorlar. Bu anlamda Climate Master çok güzel bir olanak. AVM’lerde, iş merkezlerinde kullanıyoruz, şuan ki hedefimiz otel ve iş merkezi uygulamalarını artırmak.
Bir diğeri Decsa soğutma kuleleri. Avrupa’nın en büyük üç-dört firmasından biri olan Decsa ile ciddi bir referans oluşturduk. Galatasaray Stadyumu’ndan Sapphire binasına, çok farklı AVM’lerden fabrikalara, otellere kadar çok geniş bir kullanımımız var. Özellikle kapalı devre kuleler şeklinde çalışıyoruz.
Soğutma grubunda iki ürünle birlikte yürüyoruz. Avrupa’dan Clivet firmasının ağırlıklı olarak hava soğutma gruplarını satıyoruz. Temsilciliğini yaptığımız bir diğer marka olan Dunham Bush da özellikle büyük soğutma grupları, vidalı su soğutmalılar ve santrifüj gruplarında çalışmalarımız var. Clivet’de ayrıca çok güzel farklı ürünler de var. Özellikle yüzde 100 taze havanın, ısı pompası ünitesi ile çözümlenmesi, geri kazanımı söz konusu. Bu ürünler son bir-iki yılda çok ciddi talep görüyor. Bunun dışında klima santrallerimizi yerli bir firma olan Altherm firmasına yaptırıyoruz. Esasında Altherm’le 5 yıldır çalışıyoruz. Ama son iki senedir düzenli olarak çalışır hale geldik.
Mitsubishi Heavy’i ise VRF’de Türkiye’nin en büyük iki firmasından biri. Yüzde 25’e yakın pazar payıyla Türkiye’de en büyük, oturmuş markalardan biri.
Gelecek dönem planlarınızı aktarır mısınız?
Hem imalat hem de temsilcilik anlamında var olan fikirlerimiz nasıl gerçekleştirebilir noktasında çalışmalar yapıyoruz. Bu konuların büyümesiyle iç içe geçerek ilerleyecek yine farklı ürün ya da sahalar olacak. Örneğin, partnerimiz olan enerji danışmanlık şirketi ile birlikte firmalara karbon ayak izi ölçümü yapabiliyoruz. Hatta bu çalışmaya kendimizden başladık. Şuan Form Temiz Enerji firmamızın karbon ayak izi hesaplanıyor. Başka neler yapabiliriz diye düşünürken; Maslak’taki ofisimizin elektrik harcamasını rüzgar tribünüyle elektrik üreten bir firmadan enerji satın alma yoluyla yapmaya karar verdik. Buna da yakın zamanda başlayacağız. Ayrıca binaların enerji verimliliklerinin ölçümünü gerçekleştiriyoruz, LEED, Breeam konusunda sertifika almak isteyen binalara partneri olduğumuz firmalarla birlikte danışmanlık hizmeti veriyoruz. Aslında yeşil bina konusuyla ilgili hep iç içeydik. Dolayısıyla bu konuyu da söylevlerimizin içine katarak ilerliyoruz. Her zaman, küçük olsun benim olsun yerine, büyük olsun ben onun bir parçası olayım yaklaşımını benimsemişimdir.
Birazda Form Bakım Şirketi’nin çalışmalarından bahseder misiniz?
Bakım tamamen satış firmalarımıza odaklı olarak yürüyen bir hizmetimiz. Kendi kadromuz 45 kişiden oluşuyor, en az 10’a yakın alt firmayla da çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yüzde 95 kendi sattığımız ürünlere bakım hizmeti veriyoruz. Yüzde 5 bizim ürün sattığımız ürünlere ve binada başkasının ekipmanı varsa onlara da bakım sağlıyoruz. Ağırlıklı olarak Start Up garanti sürecinde ürünün doğru çalışmasını sağlıyor olmak, sonrasında da müşterinin talep etmesi halinde ücretli bakım ve servis hizmetlerini vermek şeklinde ilerleniyor. Elemanlarımızın eğitimine çok önem veriyoruz. Onun için yurt içi yurt dışı teknik eğitimleri sağladığımız gibi Afyon’da yılda bir defa iki günlük toplantı düzenliyoruz. Türkiye dışında da hizmet veriyoruz. Rusya, Romanya, Azerbaycan, Irak rutin yerler arasında. Bunun dışında iş bazında gidip geldiğimiz bölgeler de var.
Form Endüstri Ürünleri Firmasının Temsilciğini Yaptığı Ürünler
Lennox: 29 yıldır temsilciliğini devam ettirdiğimiz Lennox firması, Amerika ve Avrupa fabrikaları ile Dünyanın Paket Klimalar konusunda en büyük ve geniş ürün seçeneği olan imalatçılarından biri. Enerji verimliliği konusunda yaptığı Ar-Ge çalışmaları sayesinde, yüksek verimli 200 kW kapasiteye kadar hava soğutmalı klasik paket klimalar dışında, verim değerleri COP: 6’lara kadar çıkan su soğutmalı paket klimalar da üretiyor. Cihazlar tekerlekli ısı geri kazanım, ekonomizör, bina otomasyonuna bağlanabilme özelliği gibi birçok aksesuara sahip. ClimateMaster: Su ve hava kaynaklı ısı pompası cihazlarında Amerika ve Dünyanın en büyük imalatçısı. Yaklaşık 20 yıldır birlikte çalışmaktayız. Amerika fabrikası imalatı 50hz çalışabilen geniş ürün yelpazesi, yüksek verimliliği ve Türkiye’de hazır stokta bulunması ile en çok tercih edilen marka. Bugün Türkiye’de 15 binden fazla ClimateMaster marka cihaz çalışmakta ve çalışan AVM’lerin %60’ında kullanılmakta.
Decsa: 16 yıldır temsilciliğini yaptığımız Decsa firması, İtalyanın en büyük kule üreticilerinden biri. Özellikle Kapalı devre kulelerde Radyal ve
Aksiyal fanlı çözümleri ile öne çıkıyor. Geniş kapasite seçeneği, özel çok sessiz fan seçenekleri, detaylı bilgisayar seçimi ile kaliteli ve ekonomik bir ürün sunuyor. CTI sertifikasyonunu da tamamlayan firmanın Türkiye’de 100’e yakın kapalı devre ürün uygulaması mevcut. Dunham Bush: Bu sene birlikte çalışmamızın 40. yılına ulaşan Dunham Bush en eski temsilciliğimiz. Büyük kapasiteli Dik Vidalı kompresör teknolojisinde Dünyanın en kaliteli ürünlerinden biri. Su soğutmalı vidalı gruplarda 3000 kW soğutma kapasitesi ve çok yüksek verimlilik değerleri ile endüstride istisnai bir konumda. Hava soğutmalı cihazlarda da 1,900 kW, soğutma kapasitesine kadar ulaşan çok geniş ürün gamı var. Dunham Bush Türkiye’de özelikle otel ve endüstriyel uygulamalarında çok önemli referanslara sahip. Clivet: Avrupa’nın en büyük soğutma grubu imalatçılarından biri olan Clivet hava ve su soğutmalı gruplarda geniş bir seçeneğe ve hızlı teslim imkanına sahip. Tüm serisi Eurovent sertifikasyonlu olan firmanın aynı anda hem sıcak ve hem de soğuk su üretebilen özel soğutma grupları ve atık ısıdan heat pump çalıştırarak % 100 taze hava temin eden üniteleri çok büyük ilgi görüyor. Gün Işığı Aydınlatma Sistemleri Üretiminde Türkiye’de İlk ve Tek: Sunvia
Form Şirketler Grubu’nun imalat firması Form Endüstri Tesisleri, gün ışığı aydınlatma sistemleri üretiminde Türkiye’de öncü ve lider kimliğiyle, çevreye duyarlı ve yenilikçi faaliyetlerini, yarım asra varan tecrübesiyle sürdürüyor. Sunvia günışığı doğal aydınlatma sistemleri, sıfır enerji ile gün ışığını karanlık mekânlara taşıyarak hem Sunvia kullanan firmaların hem de ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.
Form Endüstri Tesisleri’nin tüm imalatlarının ana felsefesini enerji verimliliğine verilen değer oluşturuyor. Türkiye’deki gün ışığı aydınlatma sistemlerine bakıldığında 6 farklı ülkeden 7 farklı marka altında gün ışığı aydınlatma sistemleri ithal edildiğini biliniyor. Form Tesisler ise Sunvia ürünüyle, gün ışığı aydınlatma sistemleri üretiminde Türkiye’de bir ilke imza atmış durumda. LEED olarak ifade edilen yeşil bina sertifikasının alınmasında katkı sağlayan Sunvia güneş tüpü, günışığı doğal aydınlatma sistemleri, sıfır enerji ile gün ışığını karanlık mekânlara taşıyarak hem Sunvia kullanan firmaların hem de ülke ekonomisine katkıda bulunuyor.
İlginizi çekebilir... Jeopolitik Belirsizlik Çağında Operasyonel Kale: Endüstriyel Yapay Zeka ile Risk ve Gecikmeleri YönetmekDünya ekonomisi, tarihin en karmaşık ve öngörülemez dönemlerinden birinden geçiyor. Küresel enerji koridorlarındaki gerilimler, tedarik zinciri kırılm... Su Armatürlerinde GürültüSu armatürleri içerisinden suyun akışı esnasında oluşan gürültü seviye olarak zaman zaman rahatsız edici seviyelere ulaşmaktadır. Bu yazıda su armatür... Alev-Duman Borulu Buhar Kazanlarında Yüzeysel Buharlaşma Hızı Limitlerinin Mühendislik Açısından DeğerlendirilmesiAlev""duman borulu buhar kazanlarında su""buhar ara yüzeyinde gerçekleşen yüzeysel buharlaşma hızı, buhar kalitesi ve su sürüklenm... |
|||||||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.