
Sinan Coşkun, Ar-Sucan’ın hikayesini ve Makro Teknik ile yollarının kesişmesini anlattı. 1965 doğumlu Sinan Coşkun 18 yaşında evden ayrılır ve çalışma hayatına atılır, kendi ayakları üzerinde durmaya başlar. Petkim’e girer borucu olarak görev yapar. Askerden dönüşte Ar-Su firmasının bayisi olarak güneş enerji sistemlerini öğrenir. İlerleyen zamanda kendi üretimlerini gerçekleştirirler. Üretimleri geliştikçe yeni iş ünitelerine girerler.
Coşkun, “Ar-Sucan olarak bölgemizde ve Türkiye çapında parasına malına değil, adına saygı duyulan bir marka olmayı istiyoruz. Müşterimizi memnun etmekten daha ileri olarak müşteri bağlılığı yaratarak ve bunu korumaya çalışıyoruz. Biz zig-zag yapmayız. Müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, iş ortaklarımız, tüm paydaşlarımız bunu bilir. Biz güveni işimizin temeline koyarız ve adımlarımızı ona göre atarız” diyerek Ar-Sucan’ın büyümesindeki temel taşları ve farklılaşmayı vurguladı.
Ar-Sucan İş Merkezi’nde açık ofis içinde Sinan beyin de masası var. Kendisi gün boyu orada, tüm ekibiyle bir arada, bilgi ve fikir paylaşarak çalışmayı tercih ediyor. Coşkun, “Biz sesli düşünerek karar almayı seviyoruz. Umulmadık anda, umulmadık kişilerden yaratıcı fikirler ortaya çıkabilir.” diyerek “hatta, kamyoncudan al haberi” diye konuştu. Coşkun, tüm çalışanların Ar-Sucan’ı sahiplendikleri ‘benim şirketim’ dedikleri ortamı yakalamak ve yaşatmak istediğini belirterek, “Avrupalılar ‘benim fabrikam’ derler, ‘burada çalışıyorum’ demezler. Ben de Ar-Sucan’da bunu yaratmaya çalışıyorum. Çaycı da müdür de birdir. Tüm detaylar önemlidir. Başarı en alt seviyeden başlar. Fark, orada küçük ayrıntılardadır” şeklinde konuştu.Ar-Sucan’da bayrağı artık gençler almaya başladı. Üniversiteye gidecek olan oğlu uzun süredir sektörün içinde. Dışarda farklı şirketlerde de çalışmış. Ar-Sucan’da depo işçiliğinden başlamış. Böylece sürecin hepsine hakim olarak ve tabandan yetişiyor.