
MOSTRA CONVEGNO EXPOCOMFORT'ta İhracatçı Firmalarımız Başarıyla Yer Aldı
COPA Isı Sistemleri: Geleceğe Güven Veren Yeşil Dönüşüm Yolculuğu
44. MCE-Mostra Convegno Expocomfort, Küresel Başarıyla Sona Erdi
Yıl Boyu Helikopter İnişleri için Açık Alan Isıtması
|
KBSB Yönetim Kurulu Başkanı A. Cevat Akkaya: 'Türkler Bu İşi İyi Yapıyor Dedirteceğiz'![]()
Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği (KBSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini Hacı Ahmet İlhan’dan devralan Akkaya Isı Genel Müdürü A. Cevat Akkaya, ilk hedeflerinin “Tüm dünyada kazan ve basınçlı ekipman sektöründe Türkler bu işi iyi yapıyor” dedirtmek olduğunu belirterek; derneğin yeni dönemde ne tür faaliyetlerde bulunacağını, hangi politikaları izleyeceğini ve sektörün sorunları ile bunların çözümlerini dergimize anlattı. Yönetimin içerisinde bulunduğum, geçtiğimiz 4 yıl zarfında gerçekten dernek olarak farklı bir tablo çizebilme imkânına kavuştuk diye düşünüyorum. Hem bilinirliğimizi artırmak hem de daha somut projelere yönelmek gibi bir politika izledik. Faaliyetlerimiz kapsamında hedeflenen işler genelde uzun vadede sonuçlanabilen meseleler oluyor. Dolayısıyla “şunları yaptık” diye sıraladığınız zaman belki çok madde oluşmuyor ama gerçekleşen faaliyetlerin etkilerine baktığınızda bu çok daha anlaşılır oluyor.
Üyelerimiz ile iletişimi artırmanın gerekliliğini çok ciddi anlamda gördük. Yapılan faaliyetlerden haberdar olmayan bir üyemizin olmasını kendimize yakıştıramayız. 44 adet üyemiz var. Ne mutlu ki üye sayımız giderek artıyor. Yeni üyelikler noktasında ağımızı biraz geniş tutmak istedik, sadece imalatçılar olarak değil tüm paydaşlarımızla hareket edebileceğimiz güçlü bir yapı oluşturmak istiyoruz. Bu dönemde de aynı şekilde hareket etmek amacındayız. Ancak , “Kazan ve basınçlı kap üreten ya da bir şekilde bu sektörle ilgisi olan herkesi üyeliğe kabul ediyoruz” diye bir şeyi söylemek doğru olmaz ama “Dernek faaliyetlerine ya da çabalarına ilgi duyan herkes bizim için kıymetlidir” ilkesini de göz ardı etmiyoruz. Üyeliğe kabul için derneğin tüzüğünde çizilmiş bir çerçeve var zaten biz de ağımızı geniş tutarken “Bütün kazancılar, basınçlı kap üreticileri, tedarikçiler bize gelsin” diye bir amaç gütmedik. Bizim paydaş olduğumuz sektörler var. Mesela boru imalatçıları, kazan ve basınçlı kaplara armatür ve kontrol sistemleri sağlayan firmalar, çelik saç tedarikçileri, yakıcı cihaz üreticileri vb. biz ağımızı bu anlamda geniş tutmak istedik. Örneğin, Brülör firmaları bizim en büyük ortaklarımızdan zaten. Biz bu paydaşlarımızla bir arada olursak daha güçlü olacağımıza inanıyoruz. Sadece kazan imalatçısı üyelerimiz olacak diye bir sınırlamamız yok. Bizim için faydalı olabileceğine inandığımız herkesle ortak hareket etmek istiyoruz.
PEKİ DENETİM VE STANDARTLAR KONUSUNDA GÖRÜŞÜNÜZ NEDİR? Normları takip edip bunların çerçevesi içinde hareket etmek, tüm firmaları eşit ve adil bir seviyede piyasada bulunmaya zorlayacak. İşin bir de bu boyutu var. Bizim periyodik muayeneler ile hedefimiz ilk olarak can güvenliğini sağlamak, verimliği arttırmak, çevresel zararları en aza indirmek ama bu 3 temel çıkışımızın bize sağlayacağı bir avantaj da imalatçıların ve tedarikçilerin hemen hemen eşit standartlarda eşit şartlarda ürün piyasaya sunması olacak.
Bir ürünün muayeneden geçebilmesi için belli sayıda güvenlik ekipmanına, belli standartlarda gövde yapısına sahip olması gerekecek. Bu da herkesi piyasada belli şartlara uymaya zorlayacak. Üyelerimizin merdiven altı, ikinci el gibi şikâyetleri var. Bunu, tek tek gidip de kapılarına kilit vurup engellemek gibi bir imkânımız yok. Bunu devlet engelleyemiyor ki biz nasıl yapacağız. Ama bu muayeneler ile son kullanıcı tarafında bilinç yaratabiliriz. Zaten hiç kimse kullanamayacağı ürünü almaz. Biz bu bilinci sağlarsak bunlar rayına oturur. En önemli projelerimizden birisi bu. Tabiri caizse bakanlığın yakasına yapıştık ve bunu gerçekleştirmekte kararlıyız. Her kazan patlamasından sonra bizi arayıp birtakım istatistikler sormaları çözüm değil, bu dönemde biz bu işi bitirmek istiyoruz. Bizim en önemli faaliyetlerimizden bir tanesi de bu güç kazanlarının, yani termik santral kazanlarının, yerlileştirilmesi anlamındaki çalışmalarımızdır. Geçtiğimiz dönemde termik santrallerin yerlileştirmesi konusunda bir platform oluşturduk. Bu platform TÜBİTAK ve Enerji Bakanlığı’nın katkılarıyla oluşturuldu. Bununla ilgili 4-5 toplantı gerçekleştirdik. En son Enerji Bakanlığı’nda bir sunum yapıldı. Orada da hangi oranda kaç sene zarfında bu işin gerçekleştirilebileceği veriler halinde bakanlığa iletildi. Yaklaşım olarak herkes yerli ürünün geliştirilmesine, yaygınlaştırılmasına destekleyici bakıyor ama somut adımlar atılması noktasında devletin biraz daha taşın altına elini sokması gerekiyor. Bu geliştirilebilecek bir teknoloji ancak geliştirilmesi pahalı bir teknoloji. Bu anlamda TÜBİTAK ile yürütülen milli termik santral projesi vardı, bir ara duraksamıştı. Şimdi bunu tekrar hayata geçirmek istiyoruz. Küçük ölçekli yani 25 MW’lık bir termik santralin tamamen yerli tedarikçiler tarafından bir prototip yapılıp işletilmesi yönünde bir proje. Bu gerçekleştiği zaman bir know-how oluşacak, kapasitemiz ortaya çıkmış olacak. Bundan sonraki daha büyük kapasiteler için bir adım atmamızı sağlayacak.
Bu yatırımlar yüksek maliyetli; bu yüzden bu yatırımlar denenmiş, kendini ispatlamış, güvenilir firmalara yöneliyor. “Ben bu işi hiç yapmadım” diyen firmanın iş alması çok zor. Bunu aşma noktasında da devletin gücüne ihtiyaç duyuluyor. Yani bir imkân tanıyacak, yapabilme kapasitesi ortaya çıkacak, biz de diyeceğiz ki “Bunu yapmıştık, biz de sizin işinize talibiz”. Bunu sağlamak önemli. Tabi bunun sadece maddi tarafını düşünmemek gerekiyor. Bu işletilmesiyle, devreye alınmasıyla, kurulduğu bölgeyle ciddi bir yatırım. Bunu yatırım prototipi gibi düşünmek gerekiyor. Devlet bunu ele alarak projeyi netleştirecek, tedarikçilerimiz “şunlar, şunlardır…” diyecek, TÜBİTAK ile beraber projesi oluşturulacak ve yapılacak. Bu bir yatırım Ar-Ge’sidir; sadece ürün Ar-Ge’si gibi düşünmemek gerekiyor. Bu dönemdeki en büyük amaçlarımızdan birisi de tedarikçi olabilme gücümüzü dünyada daha fazla duyurabilmek. Neden Slovakya çelik kazan ihracatında üçüncü de ben altıncıyım? Neden Almanya, 15 milyar dolarlık pastadan 2 milyar dolar pay alırken, biz 550 milyon dolar alıyoruz? Arada bu kadar uçurum var ise birinciye dikkatle bakmak lazım; ne yapıyorlar da bu kadar başarılı olabiliyorlar?
Yakın coğrafyamızdan başlamak üzere tüm dünyaya “Türkler bu işi iyi yapıyor” dedirtmek lazım. Bu, bağlantılar sayesinde, birbirimizi birbirimize tanıtarak olur. Yani biz oradaki kazan firmalarına giderek “KBSB paydaşları olarak biz şu ürünleri, bu işleri yapıyoruz, şu standartlara sahibiz. Siz Bosna Hersek’te yaptırdığınız ürünü neden bizde yaptırmıyorsunuz?” demeliyiz. Orada yaptırmalarının haklı gerekçeleri olabilir. Ülkenin genel durumundan da başlayabilir; hammaddeden, işçilik kalitesinden, tasarımdan, mühendislikten de bahsedebilir ama bu verileri alabilmek bile bizim için önemli olur. O zaman biz bu gerekçeyi kaldırmak için mücadele edeceğiz. Biz sadece içerde birbirimize ve birbirimizin dertlerine bakarak bir yere ulaşamayız. Ben 1999 yılında ODTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından şirketimizde işe başlayarak, işletmemizin çeşitli kademelerinde görev aldım. İmalattan başlayarak, satın alma, satış, tasarım gibi bölümlerde görev yaptım. Üniversite yıllarından önceki öğrencilik yıllarımda da yaz tatillerinde çıraklığımı şirketimizde yaptım. Bu anlamda babamızın bizi yetiştirme tarzını takdir etmeden geçemeyeceğim. Ben ufak yaşlarımda çalışanlarımızla beraber iş giysilerimi giyerdim, öğlen yemeklerini beraber yerdim, akşam servisle onlar ile beraber eve dönerdim. Kısaca atölyenin içinde yetiştiğim için bunun faydalarını ilerleyen senelerde çok fazla gördüm. 2005 yılında Japonya’da 6 ay süren kalite uygulamaları ve tahribatsız muayene yöntemleri üzerine bir eğitim programına katıldım ve orada Japon çalışma sistemini yakından gözlemleme şansı buldum. İlginizi çekebilir... COPA Isı Sistemleri: Geleceğe Güven Veren Yeşil Dönüşüm YolculuğuÜrünlerini 4 kıtada 40'tan fazla ülkeye ihraç eden COPA Isı Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Besler, sürdürülebilirlik yatırımları ve yeşi... Mehmet Besler; "COPA'da Ar-Ge, markanın yönünü belirleyen stratejik bir merkezdir."Türkiye'nin en büyük kapasiteli çelik panel radyatör üreticilerinden biri ve ısı pompası, kazan, kombi, klima, şofben, panel radyatör, havlupan, o... Ozan Turan: "Ürünlerimizi 6 kıtada 80'in Üzerinde Ülkeye Ulaştırıyoruz"Ode Yalıtım'ın 40 yıllık başarılı yolculuğu, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeşil dönüşüm anlayışı başlıklarındaki sorularımızı ikinci kuşak yön... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.