
İklimlendirme Sektörü İlk Altı Ayda İki Önemli Etkinlikte Buluşacak
Sektör Firmaları 2025'i değerlendirdi, 2026 Öngörülerini Paylaştı
Su Armatürlerinde Gürültü
Veri Merkezleri: Yeni Nesil Soğutma Sistemlerinin Mühendisliği
|
Yapılarda Enerji Tasarrufu![]()
Yapılarda Enerji Tasarrufu
![]()
Hepimizin bildiği üzere, enerji tüketiminin %35’i yapılara aittir. Bu nedenle bu enerjiden elde edilebilecek tasarruf 7 milyon ton petrole tekabül etmektedir. Bunun parasal değeri 5 - 6 milyar dolar düzeyinde olmaktadır. Bu anlamda yapıda enerji üretimi, kullanımı, tüketimi önem kazanmaktadır.
Enerjinin son dönüşümü ısı enerjisidir. Dolayısıyla ısı enerjisinin her kullanımında arta kalan enerjinin tekrar kullanımı amaçlanır. Isı enerjisi kullanım ortamından kaçar. Bunun önlemi yalıtımla mümkündür. Ayrıca enerjinin geri kazanımı çok önemlidir. Enerji kaynakları içinden tasarruf amaçlı yenilenebilir enerji kaynağı tercih edilir. Bunlar güneş, rüzgar, akarsu, jeotermal enerjileridir.
Yapılarda enerji; ısınma sıcak su, aydınlatma, elektrikli cihazlarda kullanılır. Bu noktada enerji tasarruf teşebbüsleri mevcuttur. Dolayısıyla tasarımda uygulamada, üretimde ve kullanımda enerji tasarruf usul ve yöntemleri çağımız teknolojisinin temel sorunu haline gelmiştir.
Bir yapının mekanik tesisat tasarımı enerji ekonomisine dönük ilk yaklaşımdır. Tasarıma esas olan ilke ve kriterler analiz edilerek zorunlu standartlar ve yasal kurallar doğrultusunda ‘projenin tasarım’ kavramı ortaya çıkmaktadır. Tasarım kavramı, bir tasarımcının doğru ilkeler içinde projeye yaklaşımını ve seçim kararlarını göstermektedir. Genellikle yapılarda uygulanacak tesisat türleri, yatırımcı verileri, tüketici istekleri, proje şartnamesi ve sözleşmelerde belirlidir. Ayrıca tesisat türlerinin uygulama ve teknik kuralları, bilim ve teknolojik esaslara dayalı standartlarda, norm ve kodlarda belirtilmiştir. Esas olan bu çerçevede enerji ve yatırım ekonomisini sağlayan, kullanılabilirlik, yaşanabilirlik standartlarına uygun, güvenli, işletmesi kolay, çevreye uyumlu sağlıklı yapıların tasarımıdır. Bu yaklaşım projecileri yaratıcı tasarıma yöneltir.
Bir yapının ısıtma sisteminin tasarımında; enerjinin üretimi, akışkan seçimi ve taşınım yöntemi, enerji tüketim ekonomisi yönünden çok önemlidir. Bu aşamada gösterilecek özen, ısıl enerjinin üretim ve tüketiminde, enerji ekonomisi, enerji geri kazanımı ve enerji tasarrufu sağlar. Standart ve sıradan yapılarda sadece ısıtma istense dahi pis havanın atılması, iç hava kalitesinin sağlanması, ortamda hava akım ve dengelerinin temini gereklidir. Bu yönden iklim ve çevre koşullarına bağlı olarak doğal havalandırma olanakları daima cebri mekanik havalandırma sistemlerine tercih edilmelidir. Akışkan üretiminde düşük sıcaklık uygulamaları, tabii veya pompa taşınım yöntemleri, ısıtıcı seçimleri, hacim ve alan ısıtmaları, yerden ısıtma yöntemleri, iç konfor sıcaklıkları, iklim verilerine uygun tasarım sıcaklıklarının tespiti, statik ve destek ısıtmaları üretim ve tüketimde enerji ekonomisi yanı sıra geri kazanım imkanları sağlar.
Otel odalarına banyo ısıtıcısı koymadan oda konforunu havlu ısıtıcısı ile sağlamak veya ısı yayan lamba kullanmak bir ısı tasarrufudur. Bunun dışında koridor sıcaklığını oda sıcaklığı ile eşit tutarak kayıpları önlemek, şaftları atık ısı ile ısıtmak tasarımla sergilenen bir bir enerji ekonomisidir. Ayrıca ısıtıcının tek odalı bekar stüdyolarını banyo ve odaya damper kontrolü ile arzulanan sürede ısıtması sağlıklı bir buluştur. Meteorolojik iklim verilerine dayalı statik ısıtmalar, yapıları ortalama ısınma günleri için gerekli konfor sıcaklıklarına ulaştırmakta, ayrıca ekstrem günler için destek ısıtma yöntemleri uygulanmaktadır. Kanada gibi elektrik enerjisi fiyatları ucuz ülkelerde; sosyal ve toplu konutlarda uygulanan ‘elektrikli tavan panel’ ısıtıcı kullanmaları, enerji taşınım kolaylığı ve elektrik kullanım avantajları ile çevre ve enerji ekonomisine dönük alternatif uygulamalardır. İngiltere Birmingham’da yaklaşık elli yıldır süren günün iş saati dışı zamanlarındaki düşük elektrik ücreti uygulamaları ile ısı depolanması, gündüzleri ısıtmada büyük enerji kazanımı sağlamıştır. Aynı şekilde sürekli kullanılmayan tatil evlerinde veya gündüzleri düşük sıcaklıkla çalışan müstakil yapılarda, ısı üretici yanma ocaklı havalandırma santralleri ile ısıtma sağlanması, sistemde, uzaktan kumandalı kesikli kullanım yöntemlerinin uygulanması dikkate alındığında, kalorifer sistemlerine göre daha avantajlı uygulamalar olduğu görülür.
Bu ve benzeri yaklaşımlar tasarımcının bilgi, tecrübe ve becerisiyle sağlanan enerji ekonomisi yöntemleridir. Ancak bu yaklaşım ve değerlendirmenin o kadar çok yolları mevcuttur ki, günümüz koşullarında bunları değerlendirebilmek için Ar-Ge ve bilgisayar destekli mühendislik hizmetleri gerekir.
Isıtma sistemlerinin yanı sıra, havalandırma ve klima tesisatı uygulamaları ile yapıda enerji sorunu daha büyümekte ve karmaşık hale gelmekte, buna karşın enerjinin üretim, tüketim, etkin kullanımı ve enerji tasarrufu için büyük imkanlar doğmaktadır. Elektronik sanayinin akıl almaz gelişimine paralel mekanik tesisat sistemlerinde uygulanan otomatik kontrol yöntemleri, otomasyon uygulamaları, akılcı ve verimli yapı teknolojileri üretimine neden olmuştur. Ayrıca otomatik kontrol sistemleri proje hata ve kusurlarını önlemiş, uygulama ve işletmede büyük gelişim sağlamıştır.
Havalandırma ve klima sistemlerinin tasarımında büyük enerji ekonomisi sağlanabilir. Yapı özellikleri ve fonksiyonuna uyumlu dış hava iklim koşullarının tespiti, dizayn sıcaklıklarının belirlenmesi çok önemlidir. İç hava konfor sıcaklıkları, ‘efektif konfor’ sıcaklıkları ve yapı kullanıcılarının durumu dikkate alınarak, sapma ve salınımlar içinde ekonomik değerler belirlenir. İç hava kalitesi standartlarına uygun kabul edilebilir alt sınırlar, filtrasyon yöntemleri, kalite ve verimlilik ile birlikte enerjinin etkin kullanımını sağlar. Bu tür tasarımda hijyen ve sağlık kurallarına uygun tekrar kullanım, geri kazanım yollarıdır. Bu yöntemler en kolay şekilde psikometrik diyagramdaki proses etütlerinde anlaşılır. Hava koşullarını karakterize eden kuru termometre, yaş termometre, entalpi, relatif rutubet, duyulur-gizli ısı oranları, sensible heat faktör oynamaları, sınırlamalar ve kabuller enerjinin etkin kullanım yöntemleridir. Bu usuller sadece tasarım aşamasında kalmayıp, Ar-Ge araştırmalarına dayalı yeni teknoloji uygulamalarına yol açmıştır. Isı pompası, ısı geri kazanımı, rutubetlendirme yöntemleri, ısı eşanjörleri, free cooling sistemleri; kuru hava destekli klima yöntemleri enerji ekonomisi sağlayan örneklerdir.
Yapı teknolojisi sıhhi tesisat uygulamalarında da tasarım, üretim, taahhüt ve servis hizmetlerinde öncelikli amaç verimliliğin yanı sıra enerji geri kazanımı olmuştur. Yapıların kullanım amaçlarına uygun suyun temini, depolanması, basınçlandırılması pis suların atılması ve geri kazanım olanakları çok önemlidir. Sıhhi tesisat sistemlerinin her alanında tasarruf yöntemleri mevcuttur. Mühendislik hesaplarına göre bir yapının hesaplanan mühendislik enerji yüklerinin, kurulu yüke dönüşümünde, üretilen yeterli enerji ile arzulanan konforun sağlanması amaçlı enerji yükü belirlenmelidir.
Evsizler ve Gecekonduda Oturanlar
Ülkemizin hiç bir yerinde evsiz – barksız vatandaşımızın olduğunu zannetmiyorum. Bunun ötesinde büyük şehirlerimizde gecekondu da oturanlar mevcut ise de bunların amaçlarının arsalarını devretmek suretiyle rant elde etmek olduğu söylenebilir. Bu anlamda 2000 sonrası siyasi otorite nitelikli kentler anlamında başarılı sayılabilir. Bugün devlete ait arsalar pazarlanarak satılmakta devlet gelir sağlamakta, firmalar ise gayrimenkul yatırımları ile kar elde etmektedir.
Bu amaçla büyük şehirlerde alışveriş merkezleri ve konutlar kurulmaktadır. İnsan bu kadar çok AVM ile rant sağlanabilir mi diye düşünürken, her yerde yeni açılan AVM’nin çalıştığı görülmektedir. Bu anlamda mahalle bakkalları, kasapları, manavları yerlerini AVM’lere terketmektedir. Ayrıca AVM’lerin yaşam koşulları, konfor şartları ve eğlence yerleri ile büyük avantajları mevcuttur. Özellikle vatandaşlar çocukları ile AVM’ye gitmekte oradaki dolaşım alanlarından, fast-food olanaklarından yararlanmaktadır. Gerçekten AVM merkezleri açık ve kapalı otoparklar, çocuk oyun ve eğlence alanları, dükkan, cafe, restoran ve fast-foodları ile vatandaşlara çok büyük olanaklar sağlamaktadır.
Tek tük evsiz–barksız vatandaşa rağmen büyük şehirlerin belirli kesimlerinde dilenen insanlar mevcuttur. Çoğu kez organize güçler tarafından yönlendirilen bu dilencilerin bazıları çocuk, kadın, bazıları ise engelli insanlardır. Bu tür düşkünlere toplum el atmalıdır. İncelendiği taktirde bunların beşte birinin gerçek fakir ve bakıma muhtaç olduğu anlaşılır. Dolayısıyla insanoğlu çevreye yardım ederken çok dikkatli davranmalıdır.
Sosyal adaletin ilk ilkesi “vergi adaleti”dir. Ülkemizde hiç vergi vermeden refah içinde yaşayan milyonlarca insan mevcuttur. Ayrıca kayıt dışı gelir çok fazla olduğundan gerçek vergi oranı %20 mertebelerine düşmüştür. Fakir görünümlü fakat iyi kazançlı bir çok ailenin aylık geliri 5 – 6 bin TL’ye erişmektedir. Bunun yanı sıra aylık geliri yüz binlere erişen bazı kimselerin vergi beyanları sınırları yıllık 6 – 7 bin TL mertebesindedir. Bu nedenle ülkemizde vergi reformu tesisi gerekmektedir.
Esas olan gecekondu niteliğinde olan yapılarda oturan halkımızın konfor koşullarıdır. Çoğu tek odada yaşar, yatıp kalkarlar. Bu yapılarda genellikle soba ile ısınılır. Sıcak su yoktur. Soğuk su taşıma suyla sağlanır. Ortam hijyenden tamamen yoksundur. İç hava kalitesi standartlarına hiç uyulamaz. Bu nedenle bu gecekonduların acilen yıkılması yerine sosyal konut yapılması zorunlu hale gelmiştir.
Ankara Yapıları ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı
Meslek hayatımda Ankara’da irili ufaklı binlerce yapının mekanik tesisat projelerinin müellifi olmakla övünürüm. Bu anlamda yüzü aşan mimarla çalıştım. Özellikle Atatürk Bulvarı, İnönü Bulvarı bu tip yapılarla doludur. Kamuya ve özel sektöre ait olan bu yapılardan bugüne dek hiç bir sorun çıkmamıştır. Ayrıca ODTÜ ve Bilkent yapılarını da sayarsak çoğu HVAC sistemlerinde örnek yapılardır. Ancak son yıllarda yaptığım alışveriş merkezlerinde nedense sorunlarla karşılaşmaktayım. Bu sorunlar daha çok cihaz ve malzeme seçimlerinden kaynaklanmakta, siparişlerde yatırımcı adına yetkililer uygun cihaz yerine ucuz cihaz seçmekte dolayısıyla sorunlara üretici teklifleri neden olmaktadır.
Ayrıca her yapının tasarım anlayışı değişmiştir. Tasarımda belirlenen ilkeler uygulamada şantiye yetkilisi tarafından kolayca değişmekte, sorun hiç bir zaman neden böyle diye tasarımcıya sorulmamaktadır. Son yıllarda Ankara’nın kamu yapıları önemini kaybetmiştir. Artık proje yarışması yapılmadığı gibi proje ihalelerine de son verilmiştir. Dolayısıyla TOKİ gibi sosyal konutlar ihale ile müteahhitlere verilmekte, tanımlanan koşullara göre inşa edilmektedir. Bu nedenle ülkemizde tasarımla kazanılan deneyim azalmaktadır. Tasarımda deneyimli mimarlarımız, mühendislerimiz iş yapamaz hale gelmişlerdir. Bir anlamda design ve build kapsamında inşa edilen yapılar batı uygulamalarından çok farklıdır. Batıda yapı standartları, kodları ve yönetmelikleri bizden çok farklı ve çok ileridir. AB ülkelerinde bir yapıyı sıradan bir mimara yaptıramazsınız. Aynı şekilde o tür yapının mühendislik hizmetlerinde deneyim ve sorumluluk esas alınır. Çünkü bu ülkelerde teknik sorumluluk zorunluluğu geçerlidir. Bize gelince en deneyimsiz müteahhitlik firması bile en iyi ve doğru dizayn yaptığı iddiasındadır.
Bu arada yakın bir zamanda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın feshedileceği haberleri kulağımıza gelmektedir. Çok üzücüdür. Bakanlığın deneyimi başka hiç bir Bakanlıkta yoktur. Bu hizmeti yüklenecek olan TOKİ idaresinin yapıları ile bayındırlık yapıları mukayese edilirse şehirlerimizin hiç bir yapısının toplu konut yapılarından farkı kalmayacaktır.
Bu anlamda bulvar binaları ile ODTÜ veya Bilkent Kampüsü yapılarına bakmak gerekir. Ayrıca Anıtkabiri incelemek yararlıdır. Dolayısıyla 1+1, 1+2, 1+3, 1+4, 1+5 konut yapısı ile modern yapıları birbiri ile karıştırmamalı mühendislik hizmetlerinde uzmanlık farklılıkları dikkate alınmalıdır.
Bir Gezide Göze Çarpanlar
Yakın aile dostlarından oluşan dört İtalyan çiftle Floransa (Frenze) kentine bir gezi planladık. Yaşları bir hayli ileri erkeklerin arzusu doğrultusunda Ankara’dan Luftansa ile Munih’e oradan da Florence’ya yapılan yolculuk çok iyi geçti sayılır. Floransa Roma’nın kuzeyinde, Milano’nun güneyinde bir bölge, Arno nehri üzerinde kurulu şehir doğal güzellikleri ve yeşillikleri ile meşhur M.S.1000 yılından bu yana gelişen bir şehir hemen hemen bütün yapılar restore edilmiş. Şehir merkezinde bütün evlerin zemin katları dükkan olarak halkın hizmetine açılmıştır. Bütün dükkanların hemen hemen hepsi butik. En meşhur mağazalar burada hizmet veriyor.
Şehir yılın her günü turist ile dolu. Ayrıca adım başı restoran. Buralarda bir şişe su 3 euro, kuver ise adam başı 8 euro. Bence çok pahalı, fakat bu şehirde yaşamak çok güzel, insana mutluluk veriyor. Bu anlamda ülkemizin her yeri düzenlenebilir. Ama zaman alacaktır. Küçücük bir restorantta dünyanın en güzel yemeğini yapabilmek çok zor bir beceri sayılabilir.
Şehrin daracık yollarının düzeni, park olanakları bayağı ustalık istemektedir. Floransa, kiliseleri, manastırları, meydanları ve parkları ile öne çıkmaktadır. Ufak tefek tepelerdeki villalar şehrin en şık otellerine dönüştürülmüş olup, bahçesi ve oturma yerleri ile turistlere manzara seyrettirmektedir.
Kuzey İtalya insanı çok çalışkan, üzüm bağları ve şarapçılık ile çok meşhur bir yöre, ayrıca bu çevredeki bütün şehirler ayrı ayrı bir sanayi bölgesi. Otomativ sanayinin yanı sıra pompa sanayi, HVAC, otomasyon endüstrisi almış yürümüş. İnsanları çok şık, sanırım ortalama gelirleri 4000 euro’nun üstünde, Florence halkı, ailelerine, özellikle çocuklarına çok düşkün bir toplum..
İlginizi çekebilir... Depremlere Karşı Koruyucu Aşı Henüz İcat EdilmediJeoloji Yüksek Mühendisi Ferdi Erdoğan 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde yazdı.... Sürdürülebilir Mimari ve Belgelendirme: Yeşil Bina Yol HaritasıYeşil bina uygulamalarının başarısı, yalnızca malzeme seçimi veya enerji verimliliği ile sınırlı değildir. Aynı zamanda yapıların tasarım, inşaat ve i... Yeşil Sertifikalar, ISO Standartları ve Denetimlerin Kesişim NoktasıGünümüzde sürdürülebilirlik, inşaat ve bina yönetimi alanlarında yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda kurumsal bir zorunluluk haline g... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.