
İklimlendirme Zirvesi 2026
Türk Markaları Milano'da Uluslararası İlginin Odağı Oldu
Panel Radyatör Seçiminde Doğru Isı Kaybı Yaklaşımı
Yıl Boyu Helikopter İnişleri için Açık Alan Isıtması
|
REHAU’dan Yerden Isıtma Uygulamaları![]()
Avrupa’da 1970’li yıllardan beri hem konutlarda hem de endüstriyel yapılarda yoğunlukla uygulanan yerden ısıtma sistemleri ülkemizde bilinirliği artan ve yükselen bir değer olarak karşımıza çıkıyor.
Enerji verimliliği günümüzde devletlerin enerji politikası haline geliyor. Bu politika özünde enerji kayıplarını önlemeyi, mevcut enerjiyi verimli kullanmayı ve yeni enerjiyi verimli şekilde üretmeyi hedefliyor. Ülkemizde de enerji verimliliğini teşvik etmek amacıyla oluşturulmuş yasalar söz konusu. Yerden ısıtma sistemleri; kullanıcılarına enerjiyi verimli şekilde kullanarak ısınma imkanını sunuyor. Konutların toplam enerji ihtiyacının %70 – %75’lik kısmının ısıtmaya ayrıldığı düşünüldüğünde, burada sağlanacak bir tasarrufun en büyük getiriyi sağlayacağı anlaşılıyor.
Yerden ısıtma sistemleri bulundukları mahallerin ısı ihtiyacını ışıma yapan geniş bir yüzey üzerinden kütleleri ısıtarak karşılıyor. Bu özelliği yerden ısıtma sistemlerinin geleneksel ısıtma sistemlerinden temel farkı. Geleneksel ısıtma sistemleri havayı ısıtıp mahal içerisinde taşıyarak gerekli ısıtmayı gerçekleştiriyor; bu esnada meydana gelen hava hareketi ise mevcut sıcaklığın içeride bulunan kişiler tarafından daha düşük algılanmasına sebep olarak konfor sıcaklığının yükselmesine sebep oluyor; tıpkı yazın rüzgarlı havada daha serin, kışınsa rüzgarlı havada daha soğuk olduğunu hissetmemiz gibi. Yerden ısıtma sistemlerinde ise 1 – 2ºC daha düşük mahal sıcaklıklarında aynı konforu yakalamak mümkün oluyor. Bu 1 – 2ºC’lik sıcaklık farkı ise yıllık %6 – %12 arasında enerji tasarrufu sağlıyor.
Yerden ısıtma sistemlerini geleneksel sistemlerden ayıran diğer bir özellik ise ısıtmada ihtiyaç duyulan su sıcaklığının farklı olması. Isı üreticisinden (kazan, kombi, vb.) alınması gereken suyun sıcaklığı geleneksel ısıtma sistemlerinde 70 – 90ºC seviyesindeyken; yerden ısıtma sistemlerinde geniş ısıtma yüzeyinin etkisiyle bu sıcaklık binanın ısı ihtiyacına da bağlı olmak üzere 40 – 50ºC aralığında gerçekleşiyor. Bu sıcaklık seviyesi daha az enerjiyle ısınmayı sağlayarak enerji verimli bir kullanımın temelini oluşturuyor.
Yerden ısıtma uygulamaları söz konusu düşük sıcaklıklar sayesinde enerji tasarrufu sağlarken, yer ısısı ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan enerji verimli sistemler ile de kolayca kombine edilebiliyor. Böylece enerji verimliliğinin yukarıda bahsedilen başka bir esasını daha sağlamak ve ek tasarruflar mümkün oluyor. Bu ek tasarrufların en temel sebebi yenilenebilir enerjili sistemlerin tamamen doğal kaynaklardan yararlanırken doğal gaz ve mazot gibi fosil yakıtların fiyat değişimlerinden bağımsız olmasıdır. Aynı zamanda karbon salınımını azaltarak çevrenin korunmasına da katkıda bulunuyorlar.
Günümüzde artan konfor ihtiyacı ısıtma sistemlerinin kullanıcılar tarafından kontrol edilebilmeleri talebini de beraberinde getiriyor. Yerden ısıtma sistemleri mahal içerisindeki sıcaklığı hem yatayda, hem de dikeyde eşit dağıtarak konforlu bir ortam sağlıyor. Diğer yandan talebe göre kat bazında veya oda bazında bir kontrol sistemi ile desteklenerek sağlanan konfor arttırılabiliyor.
Yerden ısıtma sistemleri döşemenin altında kaldıkları için mekanların arzu edildiği gibi dekore edilmesine imkan tanıyor. Herhangi bir alan ya da hacim kaybına sebebiyet vermediği gibi, radyatör panellerini saklamak için harcanacak zaman ve paradan da tasarruf ediliyor. Özellikle çocuklar için sakatlanma ve kaza riski doğuran radyatör panellerinin olmaması önemli bir avantaj sağlıyor.
Ülkemizde önceden yapılmış çeşitli hatalı yerden ısıtma uygulamalarından ötürü bu sisteme biraz şüpheli yaklaşılıyor. Örneğin bazı kesimlerde sistemin toz kaldırdığı ve bacaklarda varis oluşumuna yol açtığı için sağlığa zararlı olduğu görüşü hüküm sürüyor. Yerden ısıtma sistemleri ve uygulamaları hakkında yeterli bilgisi olmayan uygulamacıların, radyatör sistemi için düşünülmüş su sıcaklıklarını yerden ısıtmada aynen kullanıp, zemin sıcaklığını gereğinden yüksek seviyelere ulaştırmaları nedeniyle, zaman içinde bu tür bir önyargı oluşmuş.
Hemen tüm sistemlerde olduğu gibi yerden ısıtma uygulamalarının nasıl yapılacağını tanımlayan standartlar söz konusudur. Bu standartlara göre ve doğru bir şekilde uygulanan yerden ısıtma sistemlerinin insan sağlığına herhangi bir zararı bulunmuyor. Örneğin ilgili Avrupa ve Türk Standartları konutlarda yapılan yerden ısıtma uygulamaları için sık basılan bölgelerin zemin sıcaklığını 29ºC ile sınırlandırıyor. Planlaması ve uygulaması doğru yapılan uygulamalarda ise bu sıcaklığın daha da altında kalınması söz konusudur. İnsanın sahip olduğu ortalama 37ºC’lik vücut sıcaklığı ve 33ºC’lik ayak sıcaklığı göz önünde bulundurulduğunda azami 29ºC’lik bir zemin sıcaklığının bacak damarlarında bir genişlemeye sebep olup varis oluşturması söz konusu olmuyor.
Doğru planlanan ve uygulanan yerden ısıtma uygulamaları toz kalkmasına da sebep olmuyor. Mahal içerisinde uçuşan tozların sebebi oluşan hava akımıdır. Hava akımının ise sebebi, mekandaki sıcak hava ile soğuk havanın yer değiştirmesidir. Yani ortamdaki sıcaklık farkı ne kadar çok olursa, uçuşan toz miktarı da artıyor. Yerden ısıtma sistemleri yukarıda da bahsedildiği gibi düşük sıcaklıkta çalışan sistemler olduğu için mahal içerisindeki sıcaklık farkı daha az oluyor ve geleneksel sistemlere göre aslında daha az toz uçuşmasına sebep oluyorlar.
Yerden ısıtma sistemlerinin kullanım alanı yalnızca zeminle ve konut uygulamaları ile sınırlı değil. Uygulama ihtiyaca veya tercihe göre tavandan ve/veya duvardan yapılabiliyor, talep edildiği takdirde serinletme yapabilecek şekilde projelendirilebiliyor. Bunun yanında sistem tüm zeminden yukarı doğru homojen bir ısı dağılımı sağladığı için otel lobileri, havalimanları, camiler, depolar, hangarlar gibi yüksek tavanlı mahallerde de kullanım için son derece uygunluk gösteriyor.
REHAU yerden ısıtma uygulamaları konusunda sahip olduğu bilgi birikimini bünyesinde bulundurduğu teknik planlama ekibi ile son kullanıcıların hizmetine sunuyor. Süreç ise şu şekilde işliyor: Son kullanıcı veya mimarın evin mimari projesini REHAU’ya göndermesini takiben planlama ekibi REHAU tarafından geliştirilmiş bir yazılım yardımıyla önce binanın ısı kaybı hesabını gerçekleştiriyor, sonra hesaplanan ısı ihtiyacını karşılayacak yerden ısıtma sistemini planlıyor ve mimari proje üzerine çizimini gerçekleştirerek malzeme listesini çıkartıyor. Böylece son kullanıcı kendi evinin özelliklerine ve ihtiyaçları doğrultusunda Avrupa Standartlarına göre hesaplanmış ve projelendirilmiş bir uygulama projesine sahip oluyor.
İlginizi çekebilir... Panel Radyatör Seçiminde Doğru Isı Kaybı YaklaşımıBinalarda ısıl konfor dediğimiz şey, çoğu zaman "ısıtma cihazı yeterli mi?" sorusundan çok daha fazlasıdır. Konforu sürekli ve dengeli tutab... Kombi Neden Su Akıtır? En Yaygın Nedenler ve Alınabilecek ÖnlemlerYaşam alanlarının en sık tercih edilen ısıtma yöntemi kombiler oluyor. Kombiler, uzun yıllar sorunsuz çalışsa da belli bir süre sonra bazı arızalar or... İnşaat Eldiveni Nedir? Şantiye Çalışmalarında Doğru Eldiven Seçimi Rehberiİnşaat sektörü, fiziksel risklerin en yoğun olduğu çalışma alanlarından biridir. Şantiyelerde çalışan ustalar ve teknik ekipler gün boyunca keskin yüz... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.