
Yeni Nesil Soğutma: Gelecek Ellerimizdedir![]()
Hayati Can
Son yılların bunu anlatan muhtelif kavramları oluştu. Bunların başında ise iklim değişikliği gelmektedir. Artık tüm insanlık bu evrensel sorun için çözüm bulunması gerektiği konusunda birlik oldu. Paris Anlaşması bunun somut verisi olarak ortaya çıktı ve biz Türkiye olarak buna imza atarak, sorumluluğumuzu bildiğimizi ve gereğini yerine getireceğimizi onayladık. Global bakışta ne yazık ki işler pek iyi gitmiyor. 2020 verileri ile 2021 verileri kıyaslandığında dünya ölçeğinde ve ülkemizde artış trendi devam ediyor. (Türkiye 2020 yılında 523,9 MT CO2 eşdeğeri salınım yapmışken, bu değer 2021 yılında 564,4 MT CO2 eşdeğeri salınım gerçekleşmiştir. Bu durum % 7,7 oranında bir artışa karşılık gelmektedir.) Bu salınım değerlerini kıyaslarsak enerji sektörü % 71,3 ile başı çekerken endüstriyel işlemler % 13,3 ile ikinci sırayı tutmaktadır. Tarım %12,8 ile yer alırken atık sektörü % 2,6 ile son sırayı tutmaktadır. Yukarıdaki verilere baktığımızda ülke olarak yapmamız gerekenler ortaya çıkmaktadır. Fosil yakıt projelerinden uzaklaşmak ve yenilenebilir enerji projelerine yönelmek gerekliliği açıktır. (Petrol ve doğal gaz yatırımlarını azaltmak yerine artırdığımızı düşünürsek Paris Anlaşmasının ruhuna aykırı davrandığımızı söyleyebiliriz) özellikle GES (Güneş Enerji Santrali) kullanımının önündeki engeller kaldırılmalı, tersine teşvik edilmelidir. (Gerek iş yerleri ve gerekse evsel tüketimler için enterkonnekte hattın kullanımı önündeki engeller kaldırılmalı ve kamusal dönüşümler hızlandırılmalıdır.) Bu konuda dönüşümün hızlanması için yerel yönetimlere yetki kullanımı verilmeli, kentlerin yeni başarı kriteri olarak enerji dönüşümü öne çıkarılmalıdır. Soğutma sektörü açısından bu dönüşümü çok daha hızlı yapabilecek potansiyele sahibiz. Soğuk depo yatırımlarının büyük bölümü bağımsız yapılar olarak şekillenmektedir. Güneş enerjisi çözümü için hızlı bir dönüşüm sağlanabilir. Ayrıca soğuk depo işletme giderlerinin yaklaşık % 80’lik kısmını enerji gideri oluşturmaktadır. Bu nedenle bu yatırım yakın zamanda rekabetin temel belirleyeni olacaktır. Soğutma sektörünün diğer bileşeni makine imalatları ise fabrika ölçeğindeki yapılarda sürdürülmektedir. Bu yapıların da dönüşüm altyapısı hazırdır. (Bir fabrika örneğinde 2021 yılı Aralık ayında yapılan GES projesi, ilk yılın sonunda tüm yatırım maliyetinin %39’luk kısmını geri ödemiştir. 3 yıldan daha kısa bir zaman diliminde gerçekleşen yatırımın geri ödenmesi süresi, finansal sistem üzerindeki yükü öngörülenden çok daha kısa zamanda çözebilecek bir zemin sunmaktadır.) Soğutma sektöründeki diğer bir dönüşüm ise, sentetik akışkanların yerine doğal akışkanların geçmesi süreci olacaktır. Bu alandaki dönüşüm hızımızın yavaş olduğunu söyleyebiliriz. Amonyak ve CO2 tesis yatırımları için yeterli teknik eleman sayısının olmaması bu alandaki en büyük açmazımız durumundadır. Bu konuda özellikle teşvik sistemlerinde F-Gaz yönetmeliğine uygun bir düzenleme faydalı olacaktır. Gerek sektör ve gerekse ülkemiz açısından en temel kriz noktamızı teknik eleman yetersizliği oluşturmaktadır. Bu ise eğitim alanımızda işlerin iyi gitmediğine işaret etmektedir. (Eğitim Komisyonumuzun yaptığı farkındalık çalışmaları süresince bunu bizzat görmüş durumdayız.) Meslek Lisesi Memleket Meselesi felsefesi ile eğitim alanı yeni bir dönüşüme geçmelidir. Meslek liselerimizde vizyon eksikliği sorunu can yakıcıdır. Mesleğin toplumsal itibarı alt seviyededir. Bunu yukarı çıkarmak temel bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Bu vesile ile 26 Haziran Dünya Soğutma Gününüzü kutlar, geleceğin bizim ellerimizde olduğu bilinciyle doğa ile barışık bir hayatı kuracağımıza inancımı bir kez daha ifade etmek isterim. Sağlıklı günler dileklerimle… İlginizi çekebilir... Yeşil Sertifikalar, ISO Standartları ve Denetimlerin Kesişim NoktasıGünümüzde sürdürülebilirlik, inşaat ve bina yönetimi alanlarında yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda kurumsal bir zorunluluk haline g... Yapay Zeka Uygulamalarının HVAC Sektöründe KullanılmasıEnerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularına giderek daha fazla vurgu yapılması ve bina sakinlerinin konforunun artırılması ihtiyacı, geleneksel... Yeşil Binalar ile Güçlü Şebekeler: Enerji Verimliliğinin Şebeke Güvenliğine KatkısıYeşil binalar yalnızca çevresel sürdürülebilirlik ekseninde değil, aynı zamanda şebekeyle uyum içinde çalışan, kendi tüketimini optimize eden ve elekt... |
||||
©2025 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.