İçeriğe geç
Tesisat Dergisi

Kategoriler

Dergi

Abonelik

"Türkiye'nin bundan sonraki sıçraması, teknolojiyi izleyen ve uyarlayan değil, bazı alanlarda teknolojiyi geliştiren tarafta olmaktır"

2.264 okunma369. Sayı (Eylül 2026)

"Türkiye'nin bundan sonraki sıçraması, teknolojiyi izleyen ve uyarlayan değil, bazı alanlarda teknolojiyi geliştiren tarafta olmaktır"

SÖYLEŞİ

Prof. Dr. Seyhan Uygur Onbaşıoğlu:
“Türkiye’nin bundan sonraki sıçraması, teknolojiyi izleyen ve uyarlayan değil, bazı alanlarda teknolojiyi geliştiren tarafta olmaktır”


İ.T.Ü. Makine Fakültesi öğretim üyesi değerli dostum Prof. Dr. Seyhan Uygur Onbaşıoğlu, hazırladığım son Tesisat dergi sayısı için ricamı kırmayarak söyleşi fırsatı tanıdı. Seyhan hoca ve sevgili eşi Dr. Hüseyin Onbaşıoğlu, mühendislik eğitimi, dün-bugün, üniversite-sanayi işbirliği, ısı bilimi ve tekniği başlığında dünyadaki akademik gelişme konularında sorularımı yanıtladı. Ben çok keyif aldım. Okurlarımızın da keyifle okuyacağını umuyorum.

Seyhan hocam ben ve pek çok sektör lideri sizi tanıyor. Ama söyleşimize yine de sizi ve Hüseyin hocamı tekrar tanıtarak başlamak isterim.

Prof. Dr. Seyhan Uygur Onbaşıoğlu: Ben İTÜ Makine Fakültesi’nde öğretim üyesiyim. Oradan mezunum. 1989 yılında asistanlık (araştırma görevliliği) ile başlayan akademik hayatım 2004 yılında bu yana profesör olarak sürmekte.

Dr. Hüseyin Onbaşıoğlu: Ben Friterm A.Ş.’de Ar-Ge müdürüyüm. Ben de İTÜ Makine mezunuyum. Doktoram da oradan. 2002 yılından bu yana özel sektörde çalışmaktayım.

Makine mühendisliği eğitimi dün ve bugünü karşılaştırırsak ülkemizde bugün hangi seviyede?

Prof. Dr. Seyhan Uygur Onbaşıoğlu: Türkiye’de makine mühendisliği eğitiminin bugünkü durumunu değerlendirirken, “eskiden daha iyi miydi, bugün daha mı kötü?” gibi tek eksenli bir karşılaştırmanın yeterli olmadığını düşünüyorum. Çünkü iki zıt gelişme aynı anda yaşandı. Bir yandan eğitimin araçları, kapsamı, hesaplama olanakları ve uluslararası kalite ölçütleri geçmişe göre çok gelişti; diğer yandan programlar arasındaki kalite farkı büyüdü ve bazı alanlarda temel bilim altyapısı ile fiziksel muhakemenin zayıfladığı görülüyor.
Geçmişte makine mühendisliği eğitimi daha dar bir çerçeveye sahipti ama güçlü bir temel üzerine kuruluydu. Matematik, fizik, statik, dinamik, mukavemet, termodinamik, akışkanlar mekaniği, ısı transferi, makine elemanları ve imalat gibi temel dersler eğitimin merkezindeydi. Hesaplama olanakları sınırlı olduğu için öğrenci problemi büyük ölçüde kendisi kurmak, varsayımlarını belirlemek, denklemlerini yazmak ve sonucun fiziksel anlamını sorgulamak zorundaydı. Bunun önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum.

Devamını dergide okuyabilirsiniz
 

İlginizi çekebilir

Tümü
Reklam
DOĞU İKLİMLENDİRMEİMBATALFA LAVALKARYER GROUP
Reklam
FRİTERM

Advertorial

Tümü: Advertorıal