SÖYLEŞİ arkasına geçtiğinizde karşılaştığınız mühendislik problemleri hiç de geleneksel değil. Örneğin yeni bir ısı pompası geliştirirken yalnızca bir termodinamik çevrimin hesabını yapmıyoruz. Kompresör teknolojisi, ısı değiştiricileri, soğutucu akışkan seçimi, değişken çalışma koşulları, kısmi yük performansı, akustik, kontrol algoritmaları, sensörler, elektronik ve yazılım aynı ürünün içinde buluşuyor. CFD, sistem simülasyonu, optimizasyon, deneysel çalışmalar ve giderek veri analitiği ve yapay zekâ ürün geliştirme sürecinin araçları haline geliyor. Üstelik bütün bunların sonunda ortaya çıkan çözümün seri üretilebilir, güvenilir, ekonomik ve farklı iklim koşullarında çalışabilir olması gerekiyor. Sanayide mühendislik tam da bu noktada başlıyor. Önümüzdeki dönemde bu teknolojik dönüşümün daha da hızlanacağını düşünüyorum. Elektrifikasyon denildiğinde çoğunlukla otomotiv sektörünü konuşuyoruz. Oysa ısıtma ve soğutmanın elektrifikasyonu da enerji dönüşümünün çok önemli bir parçası. Isı pompalarının yaygınlaşması, düşük küresel ısınma potansiyeline sahip soğutucu akışkanlara geçiş, enerji depolama, yenilenebilir enerji sistemleriyle entegrasyon ve akıllı şebekelerle etkileşim HVAC-R sanayiinin önünde oldukça geniş bir teknoloji alanı açıyor. Türkiye'nin burada ayrıca önemli bir avantajı var. Uzun yıllara dayanan güçlü bir beyaz eşya ve iklimlendirme üretim altyapımız, yan sanayimiz ve yetişmiş mühendislik insan gücümüz bulunuyor. Önümüzdeki aşamada önemli olan yalnızca dünyadaki dönüşüme uyum sağlayan ürünler üretmek değil, bazı teknolojileri kendimiz geliştirerek uluslararası pazarda belirleyici olabilmek. Bu nedenle sektörün genç mühendislere kendisini anlatırken yalnızca “büyük bir sektörüz, ihracat yapıyoruz ve istihdam sağlıyoruz” demesi yeterli değil. Genç bir mühendis doğal olarak çalışacağı yerde hangi problemleri çözeceğini, hangi teknolojilerle uğraşacağını ve ne geliştirebileceğini bilmek istiyor. HVAC-R sanayiinin teknolojik tarafını daha görünür kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Sanayi olarak bizim de yeni mezunlardan beklentimiz yalnızca belirli mühendislik yazılımlarını kullanabilmeleri değil. Güçlü bir temel mühendislik bilgisi olan, karşısındaki fiziksel problemi anlayan, hesaplama ve deney sonuçlarını sorgulayan ve farklı disiplinlerle birlikte çalışabilen mühendislere ihtiyacımız var. Çünkü yazılımlar ve yapay zekâ hızla değişebilir; fakat hangi problemin çözülmesi gerektiğini tanımlamak ve bulunan çözümün fiziksel ve teknolojik olarak doğru olup olmadığını değerlendirmek hâlâ mühendislik bilgisini gerektiriyor. Dolayısıyla gençlerin HVAC-R'a ilgisinin görece sınırlı olmasını sektörün teknolojik niteliğinin düşük olmasına değil, bu teknolojik niteliği yeterince görünür hale getirememiş olmamıza bağlıyorum. Enerji dönüşümü ve iklim değişikliğiyle birlikte bunun değişeceğini; HVAC-R'ın önümüzdeki yıllarda genç mühendisler için çok daha belirgin bir ileri teknoloji alanına dönüşeceğini düşünüyorum. Genç mühendisler savunma ve havacılığa yönelirken, HVAC-R sektörü geleneksel algının aksine termodinamikten yapay zekâya uzanan geniş bir ileri teknoloji alanı sunuyor; asıl mesele bu potansiyeli gençlere yeterince görünür kılabilmek. 39 TESİSAT • 09 / 2026
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=