Tesisat Dergisi 364. Sayı (Nisan 2026)

38 TESİSAT • 04 / 2026 PUSULA LEVENT TAŞKIN Yönetim Danışmanı ile bölümler düzenli bir şekilde bir araya gelirler. Bu toplantılarda amaç mevcut performansları, hedeflere göre mevcut durumu, projeleri, gelecek dönemi, sorunları ve yenilikleri görüşmektir. Mevcut durum kontrol edilir, aksiyonlar alınır. Şirketteki yeni uygulamaları veya alınmış yeni kararları içselleştirmekte bu toplantılarda bir amaçtır. Çalışanlar bu tür toplantılarda yöneticilerle bir araya gelme ve soru sorma fırsatını elde ederler. İşte bu toplantılarda o gizli kahraman hep aranır. O gizli kahramanın bu toplantılarda yönetime karşı sessiz çoğunluğun sesi olması beklenir. Gizli kahraman toplantı öncesi motive edilir, coşturulur, sen çok güzel konuşuyorsun diyerek özgüveni yükseltilir. Toplantının gizli kahramanı herkesin hakkını savunmaya veya şikâyeti dile getirmeye toplantı öncesi artık hazırdır. Bu gizli kahramanı yönetim çoğu zaman bilir ve bilmiyormuş gibi yapar. Gizli kahramanımız dedikodu mekanlarında herkese karşı isyan bayrağını çekmiş şekilde lider edasıyla konuşur. ‘’ Bu zam olmaz, ayıptır, itiraz edeceğim, gerekirse rest çekeceğim’’. ‘’Bu karar yanlış, uygulanamaz, bizi zora sokar, müşterilere açıklayamayız, yönetimle konuşacağım’’. ‘’Prim sistemi yetersiz, şirket araçları daha iyi bir marka olmalı, seyahat masraflarındaki ödenen meblağlar çok düşük, maaşlar yetersiz. Bu böyle gitmez. İlk toplantıda dile getireceğim’’. Çevresindekiler çok memnundur. Kendi sessizliklerini dile getirecek ve dile getirdiğinde de kendilerinin de destekleyeceği bir kişi vardır. Cesur, atik ve kararlı bir gizli kahraman. Bu gizli kahramanı bilen yöneticiler bir karar veya uygulama hayata geçtiğinde ona fikrini sorarlar. Gizli kahramanımız şirketin dedikodu köşelerinde söylediği ve toplantı olduğunda dile getireceği konuları isim vererek şirketteki insanlardan şikayet veya serzeniş olarak duyduğunu, bu konuların çalışanlar arasında konuşulduğunu belirtir. Kendisini soyutlar ve aslında başkalarının şikayetini duymuş gibi konuları iletmiş olur. Eğer bir toplantı olacaksa herkes bu gizli kahramanın toplantı öncesi söylediklerini toplantıda dile getireceğini bekler. Toplantıda kendisine görüş sorulduğunda “ben çoğunluğa uyarım”, veya “benim için uygun” veya “şirket menfaatleri için, hedeflerimiz için mantıklı” diyerek destek verir. Kendisine görüş sorulmazsa sessiz kalır ve hiçbir şey söylemez. Sessiz kalmak demek, direk onay vermek demektir. Sözde mangalda kül bırakmayan gizli kahraman masadaki tutumuyla kararı onaylamış ve desteklemiş olur. Çalışanlar arasında gösterdiği cesareti, yöneticilerin olduğu ortamda gösteremeyen gizli kahramanın asıl korkusu risk almaktır. İşinden olma, terfi alamama, herkesin içerisinde kötü duruma düşme, şimşekleri üzerine çekme, ileride olacak kariyer fırsatlarının kapısının kilitlenmesi gibi faktörler zihninde belirir. Susarak veya destek vererek onaylamayı seçer. Çalışanlar şaşırmıştır. Gizli kahramanımızın açıklaması hazırdır. “Toplantıda ortamı germek istemedim. Ben daha sonra ikili görüşmelerle Calıştığımız şirketlerde herkesin aynı oranda alınan kararlardan veya uygulamalardan memnun olması mümkün değildir. Şirket yönetiminin amacı da karar alırken herkesi memnun etmek değildir. Şirketin stratejisi, planlaması, hedefleri, o günkü rekabet koşulları, müşteri beklentileri ve mevcut ekonomik koşullar gereği öncelikli kriterlere göre kararlar alınır. Çalışanlar doğal olarak değişen koşullara veya beklentilerine göre mevcut koşulları değerlendirirler. Bu değerlendirmeler iş yerinin farklı köşelerinde, kahve veya fotokopi makinasının başında, sigara içme alanlarında dedikoduya dönüşür. İşte bu dedikodu yapılan yerlerde gizli bir kahraman hep vardır. Herkesi dinler, her konuda coşkuyla kendi fikrini belirtir ve şirkette şikayetçi olunan her konuya karşı herkesin sesi olacakmış gibi konuşur. Şirketler personel toplantıları yaparlar veya bölüm toplantıları İŞYERİNDEKİ GİZLİ KAHRAMANLAR

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=