34 TESİSAT • 03 / 2026 PUSULA aldığı parayla bir ev kirası ödeyip ayın sonunu getiremeyen bir maaş nedeniyle çalışmamayı tercih ediyor. Enerjisi ve bilgisi yüksek olsa da hayata küskün bir nesili boşa harcıyoruz. Çoğu aile artık çocuklarının üniversite eğitimi almasını istemiyor. Hem maddi hem de ruhen bu çöküntüyü yaşamak istemiyor. Yıllar önce üniversiteye giden, üniversiteden mezun olan bir evlada sahip olmak aileler için gurur kaynağı idi. Kendilerinden daha iyi eğitim almalarını sağlamak, daha itibarlı işlerde çalışmalarını görmek, evlatlarının daha iyi kazanarak kendilerinden kaliteli bir yaşam sürmelerini sağlamak aileler için hem hedef hem de mutluktu. Meslek sahibi olup da beyaz yakalı olmayan ve mesleğini serbest çalışan olarak icra eden ebeveynler çocuklarının mutlaka üniversiteye gitmesini, kendilerinin yaptığı serbest mesleğin dışında başka bir alanda daha iyi şartlarla çalışmalarını isterlerdi. Belirsizlik bu konuda da artık tercihlerin değiştiğini gösteriyor. Günümüzde bir zanaatkârın veya bir ustanın geliri bir doktorun ve mühendisin aylık kazancının kat kat üzerinde. Hiçbir sektörde yetişmiş usta, teknik eleman, tamirci bulunmuyor. Gittikçe bu tür kişilerin önemi ve değeri artıyor. Dolayısıyla artık gelirleri de çok yüksek seviyelere gelmiş durumda. Gelecekte bu tür ustalık, montaj, tamir, bakım ve hizmet gerektiren işlere ait ihtiyaç çok daha fazla artacaktır. Bu meslekler geleceğin en çok kazanan meslekleri olacaktır. Artık bunu gören aileler çocuklarının üniversite yerine bu tür bir mesleğe sahip olması ve bu şekilde geleceklerini garantiye almalarına odaklanmaya başladılar. Çocuklarını mesleki eğitime yönlendirmeyi düşünen ailelerin sayısı artmaya devam ediyor. Çocuğunu meslek okuluna göndermeyi destekleyen ailelerin önemli bir bölümü, kendileri de meslek lisesi ya da meslek okulu mezunu olanlardan oluşuyorlar. Onlar artık mesleklerinin ne kadar değerli olduğunu ve ne kadar yüksek kazanabildiklerini gördüler. Her türlü belirsizlikte bu tür mesleklerin açlık sınırının altında kalmadan çok konforlu bir şekilde hayatına devam etmesinin kesin olacağı bir gerçektir. Gelecek artık meslek sahibi olan kişilere şans veriyor. Ustalık, zanaat ve işçilik çok değerli ve kazançlı hale geldi. Gelecekte de kazancı ve değeri artarak devam edecek. Yıllardır çocuklarına “Oku, üniversiteye git, beyaz yaka ol, güvende ol” dedi bizim jenerasyon. Artık yurt dışına gitmesini sağlamaya çalışıyor ya da üniversite mezunu evladına bakmak zorunda kalıyor. Bu nedenle artık çocuklarını teknik eleman yapmak için uğraşan bir düşünce yaygın hale geliyor. Hayat artık diplomaya değil, işe yarayan bilgiye ve gerçek karşılığı olan beceriye bakıyor. Bugün gençlerin bir kısmı üniversite yerine doğrudan beceriye yöneliyorsa, bu bir kaçış değil yeni bir fark ediştir. ‘’Belirsizlik’’ yeni bir yaşam felsefesi oluşturma, hayatta kalmaya çalışma, strateji geliştirme, becerileri artırma ve karanlık tünelde yeteneklerini farklı kullanma gibi birçok önemli yetkinliği öne çıkarıyor. Değişim bazen gereklidir, bazen de zorunludur. Belirsizlik değişimin tetikçisidir. Değişmeden ve gelişmeden bu tür ortamlarda ne kendimize ne de çevremize katkı sağlayabiliriz. Artık belirsizlik ortamında kişilerin kendini yönetme ve şirketlerin yönetilme becerisi çok daha önemli hale gelmiştir. Yetkin ve liyakatli kişileri şirketlerde tutabilmek çok önemlidir. Tecrübe ve yetkinlik belirsizlik ortamında daha değerlidir. Değişim liderliği önem kazanmıştır. Belirsizliğin olduğu ekosistemlerde danışmanlık almak sizi güçlü kılacaktır. n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=