33 TESİSAT • 03 / 2026 PUSULA yükselişinden hammaddelerin teminine, yüksek faizin getirdiği finansal kaynaklara ulaşma zorluğuna, fiyatların sürekli artmasına kadar oluşan belirsizlik sağlıklı bir plan ve strateji oluşturmanız mümkün değildir. Devletin yıllık öngördüğü ve belirlediği ekonomik parametlerin şaşması, alım gücünün sürekli erimesi işveren ve çalışan tarafından farklı reaksiyonları ortaya çıkarmaktadır. Çalışanların ve işverenlerin temkinli davranmasına, talebin düşmesine, talebin ertelenmesine ve iç pazarın daralmasına neden olmaktadır. Beyaz yaka, mavi yaka, emekli, serbest çalışan, küçük esnaf artık herkes bu girdabın içerisinde. Herkes harcama yapmaktan kaçınır durumda. Evine misafir gelmesinin maliyetinden korkar durumda. Dışarıda sosyalleşme için bir arkadaş buluşmasının maliyetinden kaçar durumda. Okul ve sağlık masraflarını karşılayamamanın üzüntüsü içerisinde olan ailelerin sayısı her gün artıyor. Biz öğrenciyken arkadaşlarımızla deniz kenarında bir kafede çaylar içip, tostlar yiyerek hafta içi ve hafta sonlarımızı rahatça geçirebilirdik. Ayda bir kez sinemaya veya tiyatroya gidebilirdik. Bugün bir öğrencinin bir simit veya tost ile çay içerek arkadaşlarıyla bir araya gelmesi hangi sıklıkta olabilmektedir? Ayda bir kez bunu yapabilirlerse veya sinemaya gidebilirlerse çok şanslılar. Artık bir şey istediğimizde veya bir şey almaya kalktığımızda gerçekten şimdi mi almalıyım, gerçekten ihtiyaç mı diye iki defa sormak gerekiyor. Bir beyaz yakalının veya bir doktorun bugün bir ev sahibi olma hayali bile mümkün değil. Hatta maaşıyla imkansız. Bir araba alması bile yıllarını alacak durumda. Bu nedenle kişilerin gelecek kaygısı hiç bitmiyor. Sağlık hizmetlerindeki endişeleri çok fazla. Özel sağlık sigortası birçok çalışan için ulaşılamaz durumda veya işverenler için artık aşırı maliyetli. Bunun dışında kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşması çok uzun süreçler alan stresli bir iş olmuş durumda. Ulaşsa bile ilaç giderleri dahil artık maliyeti yüksek bir durumda. Yüksek enflasyon, enerji ve yakıt giderlerindeki artışlar ile denetimsizlikten dolayı sürekli artan fiyatlar, her alanda ücret artışlarının çok üzerinde olduğundan, gelir artışı ile ihtiyaç duyulan malzemelerin fiyat artışını yakalamayı mümkün kılmıyor. Şimdi almadığınız bir şeyin sonradan alma maliyetinin de birkaç ayda çok hızlı fiyat artışı ile iyice ulaşılmaz olduğunu da görüyoruz. Artık çalışanlar veya emekliler tüketici olmaktan çıktı sadece gelir ve giderleri arasında matematik profesörü seviyesinde denge kurmaya çalışır hale geldiler. Ülkede matematiğe karşı doğal bir ilgi artışı oldu. Ebeveynlerin çocuklarının eğitimine karşı bakış açıları değişiyor. Gençlerin eğitime karşı bakış açıları değişiyor. Belirsizlik anne babaları, çocukları ve gençlerin geleceğini de etkisi altına almış durumda. Aileler özel okul ücretlerinin yanına yaklaşamaz durumdalar. Devletin sunduğu eğitim kalitesi ve seviyesi giderek niteliğini yitirdiği için bu okullardaki eğitim ile gençlerin kendilerini kurtarmaları zor hale geldi. Her yerde açılan üniversitelerden mezun olanların iş bulma şansı neredeyse yok gibi. İş bulsa da geçinme imkanı yok. Yurt dışına gitmeye çalışan bir nesil ile karşı karşıyayız. Hak vermemek mümkün değil. İnsanca yaşamak, geleceğini kurtarmak ve belirsizliklerin olmadığı ülkelerde geleceğini planlayabilmenin kendi ellerinde olmasını istemek tünelin ucundakini görmek demek. Onlar da ışığa doğru uçan kelebekler gibi yurt dışına uçmaya çalışıyorlar. Üniversiten mezun ve çalışmayan, evde oturan çok gencimiz var. Gerek iş bulamadığından gerekse o kadar eğitim sonunda iş bulsa da
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=