32 TESİSAT • 03 / 2026 PUSULA İş Yaşamında ve Özel Yaşamda En Büyük Sorun: LEVENT TAŞKIN Yönetim Danışmanı niyle talan ediliyor. Doğanın ve ülke kaynaklarının korunması gerekirken aksine geleceğimize zarar veriliyor. Ülkedeki bu temel kaynaklar ranta dayalı, denetimsiz, sorgulanamaz bir modelle ihalesiz, şeffaf olmayan bir şekilde birilerine veriliyor. Afrika’daki model gibi sadece ucuz işçilikle ülke insanımız kullanılırken doğa kirletiliyor, yok ediliyor ama elde edilen gelirler yurt dışına çıkıyor. Bunun dışında uygulanan yüksek vergiler, yüksek enflasyon ve enflasyonun çok altında ücret artışları nedeniyle ülkenin yarısı açlık sınırının altında yaşıyor. Ne işveren ne de çalışan memnun. Herkesin suratı asık. Etrafımız gergin, mutsuz, stresli ve düşünceli insanlarla dolu. ‘’Umut’’ aslında bu tür durumlarda insanımız için bir çare olmalı. Bir şeylerin değişeceği, düzeleceği veya geçici olacağı umudu kişileri yaşama bağlar. Fakat ‘’umut’’ kelimesinin anlamı bile etkisini yitirmiş yüzlerde. Umut yerine insanlar bugününü düşünüp günü kurtarma telaşındalar. Belirsizlik işte böyle bir şey, uzadıkça karanlıkta yolunu kaybettirir. İnsanlar karanlık bir tünelde gibi ışığı arayarak dolaşıyorlar sokakta, işte, trafikte ve yollarda. ‘’Belirsizlik’’, işverenin de çalışanın da gençlerin de en büyük sorunu. Gençlerimiz ışığı yurtdışına gitmekte görüyorlar. Tek hedefleri ülke dışına çıkmak. Yıllar önce Ortadoğu’da görev yaparken oradaki tüm gençlerin ülkelerinin dışında bir vatandaşlık almak için çabaladıklarını, ülkeleri dışında çalışmak için büyük efor sarf ettiklerini ve ailelerini de yanlarına almak için her tülü koşullarda yaşamayı göze aldığını gördüğümde bir gencin ülkesine geri dönmek istememesini ülkesindeki koşullar nedeniyle haklı bulmuştum. O yıllarda kendi ülkemde bu açıdan ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum. Bugün biz de benzer duruma geldik ve bu duyguyu yaşayan insanların çevremde olması beni şaşırtmaz oldu. Artık gençler kendilerine yol haritası çizemiyorlar, bırakın geleceğini planlamayı önlerindeki bir iki yıla ait öngörüde bulunamıyorlar. İş bulamıyorlar, işleri varsa da aldıkları ücretlerle geçinme imkanları olmuyor. Benzer durum iş insanları ve şirketler için de söz konusu. Her gün değişen siyasal ve ekonomik durumlardan dolayı orta ve uzun vadeli planlama yapamıyorlar. Maliyetlerini, yatırımlarını ve karşılığındaki gelirlerini öngöremiyorlar. Enerjide, hammadde de dışa bağımlılığın getirdiği sürekli artan fiyatlar, döviz kurlarındaki belirsizlik ile her gün yeni vergilerin getirdiği maliyetler planlama yapılmasını engelliyor. Planlama ve öngörü işverenler için hayati önem taşır. Kısa, orta ve uzun vadeli planlamalarla yatırım, üretim, kar/zarar ve strateji hamlelerini hazırlarlar. Buna göre istihdam, ihtiyaç, yatırım, gelir ve maliyet öngörülerini çıkarırlar. Belirsizlik ortamında döviz kurlarından faiz oranlarına, enflasyondan vergilerin artışına, enerji giderlerinin Günlük yaşamımızda, belirsizliklerin ortadan kalkmaya başladığını ifade etmek için ya da risklerin azaldığı bir ekosistemi anlatmak için sıklıkla bir cümle kullanırız. ‘’ Tünelin ucundaki ışık göründü’’ deriz. Işığa hasret olduğumuzu, kör karanlıkta yolumuzu bulmaya çalıştığımızı, çarpa çarpa yıkılmadan ilerlemenin zorluğunu anlatan; yaşadığımız stresin içimizden bir ohhhh çekerek söylettiği bir cümledir. Rahatlamanın ve öngörülebilir bir ortamın oluştuğunun açık vurgusudur. Yaşadığımız ekosistemde uzun zamandır tünelin ucundaki ışığı bekliyoruz. Üretim yok denecek kadar az, tarım ve hayvancılık yok olmuş, ülkede her ihtiyaç ithalata bağlanmış durumda. Ülkenin temel kaynakları olan değerli madenler, araziler, ormanlar, su havzaları, sit alanları madencilik veya inşaat rantı nedeBELİRSİZLİK
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=