Tesisat Dergisi 362. Sayı (Şubat 2026)

53 TESİSAT • 02 / 2026 MAKALE yönlendirme prensiplerine odaklanmaktadır. Bu çerçevede kazan dairesinin yerleşimi, ekipman konfigürasyonu ve yapısal önlemler bütüncül bir mühendislik problemi olarak ele alınmaktadır. 2. SİLİNDİRİK BASINÇLI EKİPMANLARDA TEMEL DAVRANIŞ Kazanlar ve basınçlı tanklar gibi düz ve bombe formunda kapaklara sahip silindirik basınçlı ekipmanlar, iç basınç etkisi altında çevresel (hoop) ve eksenel (boyuna) gerilmelere maruz kalır. İnce cidarlı silindirik kaplarda çevresel gerilmeler, eksenel gerilmelere kıyasla yaklaşık iki kat büyüktür. Bu nedenle yırtılmalar çoğunlukla çevresel gerilmelere dik doğrultuda, yani eksene paralel (boyuna) şekilde gelişir. Bu yırtılma mekanizması, ani basınç boşalması veya patlama durumunda gövde üzerinde uzunlamasına açıklıklar oluşmasına neden olur. Açılan bu açıklıklar, basınçlı akışkanın ve yanma ürünlerinin ani ve yönlü şekilde boşalmasına yol açar. Buna ek olarak, kopan parçaların yüksek hızlarla fırlaması sonucu ortaya çıkan missile effect (parça fırlama etkisi), ciddi yapısal hasarlara ve personel yaralanmalarına neden olabilmektedir. Patlama etkisinin yönü yalnızca gövde davranışıyla sınırlı değildir; ön ve arka kapaklar, bakım açıklıkları, brülör bağlantıları ve hacim geometrisi de basınç dalgasının ve parça etkisinin yoğunlaşacağı doğrultuları belirler. Bu mekanik davranış, kazan dairesi yerleşiminde alınacak kararların teknik temelini oluşturur. Birden fazla kazan veya basınçlı kap bulunan yerleşimlerde ekipmanlar arasında bırakılan mesafeler; hem işletme ve bakım faaliyetlerinin güvenli yürütülmesi hem de patlama etkilerinin komşu ekipmanlara aktarılmasının sınırlandırılması açısından önemlidir. Çok kazanlı kazan dairelerinde, kazanların ön cepheleri aynı doğrultuda olacak şekilde ve eksenleri paralel biçimde konumlandırılması, enerji yönlenmesini daha öngörülebilir hale getirerek risk analizlerinin etkinliğini artırır. 3. KAZAN DAİRESİNİN KONUMUNUN ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE İŞLETME GÜVENLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Kazan dairesinin tesisteki konumu, yalnızca patlama riskinin yönetimi açısından değil; üretilen enerjinin taşınması sırasında oluşan kayıplar ve işletme verimliliği açısından da kritik bir parametredir. Buhar, sıcak su veya kızgın yağ gibi enerji taşıyıcı akışkanların uzun mesafeler boyunca iletilmesi, ısı kayıplarının artmasına ve sistem genel veriminin düşmesine neden olur. Enerji taşıma mesafesinin artması, izolasyon ihtiyacını ve maliyetlerini yükseltirken, borulama uzunluklarına bağlı basınç kayıplarını da artırır. Bu durum, pompa ve yardımcı ekipmanların daha yüksek enerji tüketmesine yol açar. Ayrıca uzun boru hatları; genleşme, mekanik hasar, kaçak ve sismik etkiler açısından ilave riskler oluşturarak işletme güvenliğini olumsuz etkiler. Bu nedenle kazan dairesinin konumu belirlenirken; patlama riskinin yönetimi, korunması gereken alanlar ve yapısal önlemler ile birlikte, enerji iletim mesafelerinin makul seviyede tutulması hedeflenmelidir. Güvenlik ve enerji verimliliği kriterleri arasında dengeli bir optimizasyon yapılması, tesisin uzun vadeli işletilebilirliği açısından kritik öneme sahiptir. 4. PATLAMA ENERJİSİNİN YÖNLENDİRİLMESİ Kazan dairelerinde patlama riskinin yönetiminde temel hedef, enerjiyi yapı içinde hapsetmek değil; basınç dalgası ve parça etkisini kontrollü ve öngörülebilir bir şekilde yönlendirmektir. Bu yaklaşım, risk analizlerinde öne çıkan enerji yolunun tanımlanması prensibine dayanır. Patlama enerjisi; basınç dalgası, termal etki ve missile effect bileşenlerinden oluşur. Yapı elemanları bu kapsamda dayanımlı (güçlü) yüzeyler ve tahliye edici (zayıf) yüzeyler olarak değerlendirilir. Dayanımlı yüzeyler korunması gereken alanlar yönünde konumlandırılırken, tahliye edici yüzeyler enerjinin güvenli açık alanlara yönlendirilmesini sağlar. Bu yaklaşım, dikey silindirik basınçlı tank uygulamalarında yaygın olarak kullanılan temel bir mühendislik prensibine dayanmaktadır. Bu tür uygulamalarda yan yüzeyler dayanımlı olarak ele alınırken, üst yapı görece daha zayıf ve tahliye edici olacak şekilde tasarlanır. Böylece patlama enerjisinin yatay düzlemde kontrolsüz biçimde yayılması sınırlandırılırken, enerji yukarı yönde daha öngörülebilir ve

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=