49 TESİSAT • 02 / 2026 SÖYLEŞİ Doğru ölçüm ve analiz yapılmadan, veriler iş programına gerçekçi ve doğru şekilde aktarılmadan, yöneticilerde “kontrol bizde” hissi oluşur. En büyük yanılgı tam da burada başlar. GERIYE DÖNÜP BAKTIĞINIZDA, “BU MESLEKTE EN ÇOK ŞUNU ÖĞRENDIM” DEDIĞINIZ TEMEL DERS NE OLDU? Meslek hayatım boyunca edindiğim en kritik ders, projelerin teknik eksikliklerden ziyade olası sapmaların yaratacağı risklerin zamanında tespit edilememesi sebebiyle aksamasıydı. Riskler genellikle süreç içerisinde erken sinyaller verir ancak bu sinyalleri okuyabilmek saha tecrübesi ile veriye dayalı analiz disiplininin birlikte çalışmasını gerektirir. Gecikmeler veya maliyet artışları aslında çok önceden sinyal veriyor. Önemli olan o sinyalleri okuyacak tecrübeye ve o riskleri masaya getirecek cesarete sahip olmak. Bu yaklaşımı benimsediğinizde ekiplerin karar alma hızı ve kalitesi hemen değişiyor. Bu farkındalıkla hareket ettiğinizde ekiplerin karar alma mekanizmalarını güçlendirir ve zamanlama hatalarının önüne geçersiniz. BÜYÜK ÖLÇEKLI ENERJI VE ALTYAPI PROJELERI, NEDEN HÂLÂ BU KADAR SIK GECIKIYOR? ASIL SORUN SIZCE NEREDE BAŞLIYOR? Sorun genellikle projenin en başında yapılan aşırı iyimser tahminlerle başlıyor. Gerçekçi olmayan iş programları ve “Kervan Yolda Düzülür” misali, “sahada bir şekilde hallederiz” yaklaşımı, işleri çıkmaza sokuyor. TANAP gibi binlerce kilometrelik, çok sayıda yüklenici ve paydaşın eş zamanlı çalıştığı dev projelerde küçük bir sapma bile domino etkisi yaratıyor, sorunu büyütüyor. İşin aslına bakarsanız gecikme bir sonuçtur. İşin kökündeki neden ise çoğunlukla plan–kapasite–gerçeklik uyumsuzluğudur. SAHADA ÇALIŞMIŞ BIRI OLARAK, PROJELERDE EN SIK KARŞILAŞTIĞINIZ “KÖR NOKTALAR” NELER? En büyük kör nokta, kâğıt üzerindeki plan ile sahadaki gerçeklik arasındaki farkın hafife alınması. İkinci kritik kör nokta ise disiplinler arasındaki kopukluk. Planlama, mühendislik, satın alma ve saha ekipleri aynı dili konuşmadığında riskler ölçülemez ve yönetilemez hale gelir. Bu görünmezlik sadece bütçeyi sarsmakla kalmıyor, doğrudan insan sağlığını ve iş güvenliğini de tehlikeye atıyor. Saha tecrübem bana şunu gösterdi; bu birimler arasındaki iletişim koptuğu an, projenin kontrolü de elden çıkmaya başlıyor. SIZE GÖRE YÖNETICILERIN VE PLANLAMA EKIPLERININ EN BÜYÜK YANILGISI NEDIR? Edindiğim tecrübeler nedeniyle hemen şunu belirteyim; Ölçemediğiniz bir şeyi kontrol edemezsiniz, kontrol edemediğiniz bir şeyi de yönetemezsiniz. Doğru ölçüm ve analiz yapılmadan, veriler iş programına gerçekçi ve doğru şekilde aktarılmadan, yöneticilerde “kontrol bizde” hissi oluşur. En büyük yanılgı tam da burada başlar. Raporlar olumlu göstergeler içerebilir; ancak saha çoğu zaman iş programının çok farklı bir hikâye anlattığını gösterir. Yöneticiler ve planlama ekipleri, ölçüm ve analiz derinliği olmadan yalnızca rapor çıktıları üzerinden ilerlediklerinde, sahadaki gerçek sapmaları ancak sorun büyüdükten sonra fark ederler. Asıl mesele verinin varlığı değil, o verinin uzman görüşüyle harmanlanıp iş programına doğru aktarılmasıdır. Aksi halde, kâğıt üzerinde kusursuz giden bir proje, sahada biriken küçük sapmalar yüzünden aniden tıkanır. Gerçek liderlik, her zaman temkinli bir yaklaşımı ilke edinerek olası gecikmelerin farkına varıp erkenden veriye dayalı kararlar alarak müdahale edebilmektir. Erken Teşhis: Kritik projelerdeki gecikme sinyallerini henüz bir maliyet krizine dönüşmeden, teknik analizlerle vaktinde yakalamak mümkün mü? Saha Gerçekliği: Kâğıt üzerinde sorunsuz ilerlediği raporlanan iş programlarının, saha pratikleriyle örtüşmediği anlarda projeler nasıl çıkmaza giriyor?
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=