Tesisat Dergisi 279. Sayı (Mart 2019)

Tesisat / Mart 2019 51 tesisat.com.tr bitmek bilmeyen aksiyon listeleri, son anda acil denerek istenen işler bir de sıkı bir gözetimin üzerine eklenirse hayatı çekilmez hale getirirsiniz. Fikir alınma- dan ve görüşleri dinlenmeden yapılan tüm işler, biat beklenerek itiraz etme- den söylenilenin yapılmasını bekleyen tutum ve davranışlar çalışanı bezdirir. İyi çalışanlar sürekli patronun veya üst yönetimin kendisini izlediğini ve önem- semediğini hissettiğinde, çalışmak için başka bir yer bulacaktır. 5. HERKESE EŞIT DAVRANIRLAR Herkese eşit davranmak, yüksek performans gösterenleri fark etmedi- ğinizi gösterir. Başarılı olan ile başarı- sız olanı; kendini sürekli geliştiren ile olduğu yerde sayanı ayırt etmeniz gere- kir. Başarılı olana verdiğiniz destek ve onun kariyer planı ile başarısız olanınki arasında fark yaratmalısınız. Performans değerleme sistemi ve ölçülebilir kriter- ler ile kişilerin performanslarını şeffaf değerlendirmek bu nedenle önemlidir. Herkese eşit davranır ve performansı tanımlanmış net kriterlerle ölçmez ise- niz, başarılı olanları şirkette tutamaz- sınız. 6. KÖTÜ PERFORMANSA TAHAMMÜL EDIYORLAR Bir orkestra ekibin en kötü müzis- yenleri kadar iyidir. Çünkü onların çıkar- dığı bozuk ve yanlış sesler sizin kulağı- nızı tırmalar. Bir futbol takımında da en kötü performanslı futbolcu takımı bozar ve tüm koordinasyonu dağıtır. Aynı şey şirketler için de geçerlidir. Kötü perfor- manslı çalışanların ekipte kalmasına izin verdiğiniz sürece onlar herkesi aşağıya çekerler, özellikle de en iyi performans gösterenleri. 7. BAŞARILARI GÖRMEZDEN GELMEK VE TAKDIR ETMEMEK Bireysel veya ekip olarak başarıları ödüllendirmek bir yöneticinin, liderin veya işverenin ana görevlerinden birisi- dir. Hepimiz iyi bir şeyler yaptığımızda veya başarılı bir sonuç aldığımızda bunun başkaları tarafından görülme- sinden hoşlanırız. Elde ettiğimiz sonuç karşılığında teşekkür edilmesini, takdir edilmesini, sırtımızın sıvazlanmasını ve güzel cüm- lelerle karşımızdakinin coşkusunu gör- meyi isteriz. Bu beklenti doğamızda var. Bunu aldığımız zaman motivasyonumuz artar ve tekrar yeni başarılar için koş- maya hazır oluruz. Bazen bir teşekkür, bazen bir plaket, bazen de bir hediye başarımızı taçlandırarak bizleri duygusal olarak en yüksek seviyede bir coşkuya taşır. Kendimizi iyi hissederiz. Başarının takdir edilmesi, diğer çalışanlara da bu başarının bir örnek olarak gösterilmesi- nin aracıdır. Takdir ve teşekkür edilme- miş bir personel zamanla kaybedilecek bir personeldir. 8. İŞLERI EĞLENCELI YAPMAZLAR Özellikle yeni jenerasyon Y ve Z kuşağı için sosyalleşme ve çalışılan ortamın aktivite olanakları bir tercih sebebidir. Onlara göre çalışacak en iyi firmalar, çalışanlarını rahatlatacak ve işlerini eğlenceli yapmaya izin verecek ortamlar yaratan firmalardır. Bu ortam- lar onların yaratıcılığı ve verimliliğini de pozitif yönde etkilemektedir. İş ortamı biraz eğlenceli ise onlar sıkılmazlar. Geç saatlere kadar çalışmaktan keyif alırlar, yorulmazlar. Daha uzun bir kariyer için şirkette kalacak stratejiler geliştirirler. 9. “BEN BILIRIM”, “İSTEDIĞIM OLACAK” DIYE BIAT BEKLERLER Çalışanlar fikirlerinin alınmasını ve ortak akıl ile katılımcı ortamlar yaratıl- masını beklerler. Bu onların ekibe ait olduğunu hissetmesini sağlar. İşlerin delege edilmesini ve kendilerine güve- nilerek sorumluluk verilmesini isterler. Dinlenmek ve karşılıklı geri bildirim ile kişisel gelişimleri hakkında yönlendiril- mek isterler. Yöneticilerinin tutum ve davranışları ile kendilerine örnek olma- larını beklerler. Bunların aksine “Ben her şeyi bilirim, ben sizin yerinize düşündüm, bu kadar yıllık tecrübem gereği bu iş şu şekilde yapılacak ya da senin ne kadar tecrüben var ki bana akıl veriyorsun?“ tarzında davranan yöneticilerden bir şey öğrenemeyeceklerini bilirler. “Ben ne diyorsam yap, itiraz etme’’ diyerek biat bekleyen bir yöneticiden kariye- rine yönelik bir planlama gelmeyeceğini bilirler. Hata yaptığında hep suçlanan olaca- ğını, iyi bir şey yaptığında ise sonucun başkası tarafından sahiplenileceğini bile- rek kendi özgüveninin zedeleneceğine inanır. Ben bilirim denilen yerde asla biz olunamayacağını anladığında yol ayrı- mına gelinmiştir. 10. ŞEFFAF OLMAZLAR, PAYLAŞMAYI SEVMEZLER, ETIK OLMAK YERINE KISA SÜREDE KAZANÇLARA YÖNELIRLER Kimse adaletin olmadığı, kayırma- cılığın olduğu, denetlenmeyi kendine yapılmış bir güvensizlik olarak benimse- yen yöneticilerin olduğu bir yerde uzun süre çalışmak istemez. Şeffaf ve ölçüle- bilir bilgilere herkesin kendi sorumluluk alanında ulaşabildiği, adil ve güvene dayalı ilişki yönetiminin sürdürüldüğü yerlerde kurum kültürü üst seviyededir. Kişiler burada kendileri daha huzurlu ve profesyonel olarak hissederler. Etiklik ve dürüstlük şirket içinde içselleştirilmişse orada daha tutkulu çalışırlar. Kısa vade yerine orta ve uzun vade de sürdürüle- bilir kazançlar ve değerlerin benimsen- diği şirketlerde çalışanlarda uzun vadeli kurumun bir parçası olmayı hedef haline getirir. Çalışan bir şirketin en önemli serma- yesidir. İnsanlar şirketleri değil yönetici- lerini terk eder. Tüm bunların sonucunda kıssadan hisse: davranışınız ne ise siz O’sunuzdur. n

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=