Tesisat Dergisi 235. Sayı (Temmuz 2015)

Camilerdeki kubbelerve benzertarzda kub– beli yapılardaki deliklerle atılan pis hava, kubbe altı havuz ve şadırvan imkanları, yapılarda doğal havalandırmanın öncüleri sayılmalıdır. Bu nedenle ekolojik tasarım yapı mimarisi ile başlamıştır. Arazide yapı oriyantasyonu, klimatolojik koşullar, güneş etkisi, güneş ışınların açısı, etki süresi, dış hava sıcaklığı, nem, yağış, rüzgar ve çevre koşullan dikkate alınmalıdır. Bu doğrultuda Kastamonu ve Safranbolu evlerinin sota yönlendirmesi doğaya uygun serinietme sistemlerinin en güzel ömeğidir. Güneş kuşağında bulunan ülkemizin eski Anadolu evlerinin konumu incelendiğinde pencerelerin güneye baktığı görülür. Gün boyunca güney cepheden etkili kış güneşi dar açı lı ışınları ile evi ısıtır. Yazın dik ge– len ışınlara karşı gerekli önlemler alınmış pencereler, tente ve perdelerin yanı sıra çevre ağaçları tarafından korunmuştur. Günümüzde "pasif" güneş enerjisi olarak adlandırdığımız bu yöntem modern yapılar­ da yapı kabuğunun izolasyonu ile gündeme gelmiş, ayrıca ekolojik tasanmla yapıların güneş alabilmesi olanağı sağlanmıştır. Aynca aktif güneş enerjisinin kullanımına dönük yüksek teknoloji uygulamaları etkili olmuş, tasarım güneş evleri ve akıllı bina teknolojisine yönelmiştir. Ekolojik tasarım, belirli "know-how" içeren araştırma, deneyim ve simülasyon araştırmasına dayalı yaratıcı bir dizayn olup, bu anlamda yüzlerce teknik kitap ve tebliğ yayımlanmıştır. Araştırmaların bir kısmı başarısız, bazıları ise ekonomik görülmemiş olmasına karşın dünyanın çe– şitli yörelerinde çok başarılı uygulamalara rastlanmaktadır. Bu yönleri ile uygulamada dikkatli olmak, yanlış uygulamalardan kaçınmak gerekir. Ayrıca tasarımcıların ' ' Mekanik tesisat yöniinden ekolojik tasarimi enerji tasarrufu, enerji verimliliği, enerji geri kazan1m1, çevre etkinlikleri. hijyen. sağlik ve konfora yönelik ekonomik ilkeleri hedefler. Bu amaçla mikro klima sistemleri. doğal havalandirma yöntemleri, otomatik kontrol. otomasyon. yap1 fiziği ilkelerine uygun yali– timdan başlayip. kapall ortamlarda yaşanabilirlik ve kullaniiabiiiriik standartlarina kadar uzanan dizgide ekolojik tasarim kriterleri dikkate allnmahd1r'" temel bilgilerin yanı sıra, mimari ve mi- zanmaktadır. Ayrıca yapının yerleşim ve mi- mari ile uyumlu tasarımda yapı teknolojisi kurallarına uyması doğa ilişkisinde ekolojik verileri sağlıklı değerlendirmesi gerekir. Bu anlamda reklam ve pazarlamaya yönelik sorumsuz yaptırımların önlenmesi gerek– lidir. Bu nedenle ekolojik tasarım, enerji, çevre etkinlikleri, hijyen, sağlık, iç mekan zenginlikleri ve konfor düzenini sağlayan mekanik tesisat verimliliğini arttıran bir yöntemdir. M ekaniktesisat yönünden ekolojiktasanm; ene~i tasarrufu, enerji verimliliği, ene~i geri kazanımı, çevre etkinlikleri, hijyen, sağlık ve konfora yönelik ekonomik ilkeleri hedefler. Bu amaçla mikro klima sistemleri, doğal havalandırma yöntemleri, otomatik kont– rol, otomasyon, yapı fiziği ilkelerine uygun yalıtımdan başlayıp, kapalı ortamlarda yaşanabilin ikve kuIlan ıla bilinik standartıa­ nna kadar uzanan dizgide ekolojik tasarım kriterleri dikkate alınmalıdır. Bu yaklaşım geçerli zorunlu standartların üstünde hızla gelişen teknolojiye uygun yaratıcı tasarımı zorunlu kılar. insanoğlu, asırlardır klima ortamiarına uygun, yaşam koşulları sağlamaya çalı­ şarak, yerleşim bölgelerinde yaşanabilirlik standartlarını araştırmıştır. Diğer para– metreler de dikkate alındığında verilen bu çabanın başında iklim koşullarına uygun yerleşim lerde, çevre etkinlikleri öncelik ka- mari tasarımında zararlı etkenleri azaltan, zorunlu ihtiyaçları sağlayan sağlıklı yapı ve çevre koşulları içinde "mikro-klima" sözcü– ğü yer almıştır. Dolayısıyla "mikro-klima" yapılaşma ve yapıya dönük mimari tasarım sözcüğü sayılmaktadır. "Mikro-klima" olgusu bütün yönleri ile özgün bilimsel bir tasarım sanatıdır. Yapıların rüzgar, yağmur, kar ve güneş ile etkileşimleri doğal hava– landırma ve aydınlatma olanakları çevre koşulları dikkate alınarak sağlanır. Yapı teknolojisinde günümüze kadar gösterilen çaba, yapay mekanik tesisatının teknolojik gelişimiyle ısıtma, havalandırma, sıhhi tesisat dışında iç hava kalitesi,ısı, rutubet, koku, gürültü önlemleri gibi yapı içi iklim– lendirme standartlarına dönüşmüştür. Bu gelişim sonucu 20. yüzyılda Amerikalllann "air-conditioning", Avrupalıların "klima" ismini verdikleri sektör, dünyada büyük bir sanayi durumuna gelmiştir. XX. asrın ilk yarısına kadar yapıda lüks yaşamın simgesi olan klima, asrın ikinci yarısında günümüzün büyük bir kısmını geçirdiğimiz kapalı ortamlar, endüstriyel üretim ve sağlık tesisleri için vazgeçilemez ihtiyacı haline gelmiştir. Bu nedenle tasarımı, üretimi, uygulaması ve işletmesi büyük bir ihtisas gerektiren klima sektöründe, en küçük detaylara inen araştırma ve gelişimler her gün yeni bir buluş ile uygulama yöntemle– rini bütün boyutlarıyla gündeme getirmiş bulunmaktadır.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=