Tesisat Dergisi 235. Sayı (Temmuz 2015)

GÖRÜNÜM Celal OKUTAN •• Enerji Etkin Bina Tasarımı Ekolojik alındığında, belirli araştırmaların katkısı ile sağlıklı kentlerde, sağlıklı yapılara endeks- Yapılarda "ekolojik" tasarımla ilgili dö– kümanlar incelendiğinde, "Enerji Etkin Ekolojik Bina Tasarımı" konulu bir bilgi aktarımının zorluğu görülür. Özellikle mühendislerin sorunlara yaklaşımlarında olduğu tarzda basit formüller, pratik kri– terler sunulamaz. Bu anlamda genel bir yaklaşım, konunun çok boyutlu, karmaşık teknolojik araştırmalara dayalı bir tasarım olduğunu göstermektedir. Ekoloji; insanlığın var oluşundan bugüne kadar bilinen, insan yaşamına girmiş uy– gulamaları içeren, çok yeni bir bilim dalıdır. insanlığın doğa ile ilişkisinden ortaya çıkan, çevre bilimlerini kapsayan, disiplinler arası bir bilim olarak tanımlanır. Ekoloji, Alman bilimeisi Haeckel tarafından Yunanca Oikos (evcik) ve Logos (bilim) kökenierinden türemi ştir. Ekolojide enerji; ekonominin para birimi anlamında işlev görür. Ekolojide enerji etkinliklerinin temel ilkesi sistem seçimine uygun yöntem arayışına dayanır. Günümüz– de enerji etkinlikleri, ekolojinin uygulamalı tasarımında önemli biryer tutmaktadır. Yapı teknolojisinde ekoloji çevre ile birlikte ele 14 lesisat Dergisi Sayı 235- Temmuz 2015 len miştir. Bu anlamda yapılarda ekonomik, düşük enerji kullanan, yaşanabilinir yapı­ laşma hedeflenmektedir. Yapı teknolojisinde öncelikli şehir ekolojisi, yerleşke ekasistemleri ele alınmalıdır. Mi– mar Le Corbusier 1911 yılında istanbul'u gördüğünde New York ile kıyaslayarak, istanbul'u cennete, New York'u da cehen– neme benzetmiştir. Bugün o değerlerini kaybeden istanbul'un ekolojisi, büyük so– runlarla karşı karşıyadır. Bu nedenle şehir ekolojisinde önceliği sadece yeşil alanlar almayıp, geleneksel mimari değerleri taşıyan yapı tekniği ağırlık kazanmıştır. Bu doğrultuda ekoloji çok eski, buna karşın teknolojinin katkısı ile çok yeni bir bilim dalı sayılmalıdır. Yöresel ve geleneksel mimari, temel ilke– leriyle doğaya ve çevre koşullarına uygun yapı m sanatıdır. Çözümler doğada mevcut uygulamalar bulunarak şekillendirilip, biçimlandirilmek suretiyle yaratıcı ekolojik tasanma dönüşmüştür. Bunun Anadolu'da uygulanan pek çok örnekleri görülür. Antep, Şanlıurfa, Diyarbakır illerinde eski kesi– min dar sokaklı, yüksek ve kalın duvarlı geleneksel mimarisinin çevreye uyumu, yapıların ortak duvarların güneş etkisini azaltan, gündüz depoladığı ısıyı gece ya– yarak gece-gündüz ısı farkını aza indiren görevi ilginçtir. Geleneksel Akdeniz mima– risi özelliklerinden, iç aviulu evler, aviuyu çevreleyen duvarların koruma etkisinin yanı sıra serinlik olanakları, ayrıca avludaki mutfağın duman, yangın ve koku önlemleri, su sebil ve havuzlarının buharlaşma etkisi; avlu ve köy evlerindeki taşlık veya sıkışmış topraktan oluşan girişlerde sulama ile sağlanan serinleme, yapılarda ekolojik uy– gulamaları gösterir. Aynı yaklaşım Osmanlı saray mimarisinde çok gelişmiş, estetikle; zenginlenmiş; şadırvan, avlu, çeşme, fıski­ yeli havuzlar, saray bahçelerinin çok güzel örneklerini sergilemiştir. Akdeniz mimarisi özelliklerini içeren kafeslere; Şanlıurfa, Gaziantep, Kahramanmaraş, Safranbolu evlerinde rastlanmaktadır. Geleneksel yapıların istanbul tipi rüzgarlık, evin en fazla rüzgar alan cephesinde en üst katta camsız pencere gibi açıklık bırakılarak oluş­ muş, oradan giren rüzgarın hava dolaşımı sağlanmış günümüz iç hava kalitesi stan– dartlarının öncüsü olmuştur. Bu tür hava delikleri önüne konan su dolu büyük çömlek küplerin, sıcak iklimlerdeki serinietme etki– si mikroklima sistemlerinin ilk örnekleridir.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=