Tesisat Dergisi 223. Sayı (Temmuz 2014)

18 Tesisat Dergisi Sayı 223 - Temmuz 2014 GÖRÜNÜM miktarına güvenmek gerekenden ya daha az ya da daha fazla havalandırma miktarıyla sonuçlanabilir. Direkt olarakmahaldeki insan sayısı değişimine bağlı olan bir havalandır- ma kontrol sistemi uygulamak hem enerji tasarrufuna hem de yeterli ve sağlıklı bir iç hava kalitesine ulaşmada yeterli sonuç elde edilmesini sağlayacaktır. Bu bağlamda, Talep Esaslı Havalandırma sistemi, C0 2 set nok- tasına yaklaşıldığında dış hava damperinin kademeli olarak açılmasını sağlayan C0 2 analizör/kontrolünü içerir. Aynı zamanda, dış hava damperinin kademeli olarak etap etap kapandığını gösteren daha düşük C0 2 set noktalarına da uyumlu çalışmasını sağlar. Talep Esaslı Havalandırma sistemlerinde yapı içi C0 2 konsantrasyonu, dış hava kir- liliği ile iç havada sınırlanan C0 2 konsant- rasyonu kirlilik düzeyine göre değişkenlik arz eder. İç mahallerde 800 ppm (particle per million) sınırlarında, tutulması istenilen maksimum kirlilik dış hava değeri 350 ppm ise insan başına IAQ standartlarına göre 24 cfm taze hava gerektirir. Kirlilik düzeyi 700-900 veya 1000 ppm sınırları için dış hava konsantrasyonun 350 ppm olduğu koşullarda sıra ile 31 cfm, 19 cfm ve 16 cfm kişi başına taze hava ile havalandırma zorunludur. Talep Esaslı Havalandırma sis- temlerinde mahallerin C0 2 konsantrasyonu ölçüm yeri kontrol edilmesi gereken mahal ortamı olmalıdır. Bu nedenle bir kaç üniteye hizmet eden sistemlerde C0 2 ölçümlerinin dönüş kanallarından monotörlenmesi hatalıdır. Talep Esaslı Havalandırma diğer bir deyişle C0 2 esaslı kontrolü HVAC sistem- lerinde her yerde uygulanamaz. İnsanların hava kirliliğine birinci derece sebebiyet verdiği mahallerde uygulanması daha uygundur. Eğer hava kirliliğine insanlardan çokmahaldeki diğer kaynaklar örneğin eşyalar veya aktiviteler, işlemler sebep oluyorsa, C0 2 esaslı havalandırma kontrol sistemi bu tür kirlenmelerin daha çok artmasına sebebiyet verebilir. Bu durumda teneffüs edilen partikül- lerin uygunluğu veya buharlaşabilen organik bileşenlerin ölçümü gibi kriterler devreye girer. Bu nedenle değişik parametreler iç hava kalitesi için ölçüm kriteri olabilir. ASHRAE Standart 62-1989 esaslarına göre ofis binalarında 20 cfm ‘lik 350 ppm sınırındaki dış hava 875 ppm bir kirlilik değerine tekabül etmektedir. Ancak, kişi başına aynı minimum 20 cfm dış havanın 400 ppm kalitesinde mahallere verebilmesi halinde iç hava seviyesi 925 ppm sınırlarını geçmektedir. Görüldüğü üzere yapılarda dış hava kirliliği ölçülmeden taze hava miktarlarının kabulü yanlış bir uygulama olmaktadır. Kapalı ortamlarda insanlardan kaynaklanan kirlilik dışında partiküller ve uçuşan organik bileşenler de kirlilik nedenidir. Uçucu organik bileşenler, yanıcı maddeler üzerindeki organik çözücülerde, boyalarda, yapıştırıcılarda, cilalarda, parfüm, detarjan ve benzeri temizleyici malzemelerde bulunur. Partiküiller ise iç mahallerin yetersiz filtrasyonu veya enfiltrasyonu ile sigara dumanı ve benzer nedenlerden kaynaklanır. Bu yönleri ile önemli yapıların tasarımında iç hava kalitesi tasarım analiz ve kriterleridir. İç hava kalitesi standartlarına göre mahale verilen minimum taze hava miktarının ortam koşullarında arzulanan kirlilik sınırını azaltıp, çoğaltılması deneyimli tasarımcılar için başarılarını sergileyen bir tasarım sayılmalıdır. DIN Normlarına göre 20 m³/h insan taze hava miktarı öngörülen sinemalarda, Hamburg ve Ankara için ölçümlemelere göre minimum hava debisi 30 m³/h gerekmiştir. Ancak kapıları saat 13.00’da açılan ve içerde yaklaşık 20 kişinin bulunduğu bir sinema salonuna kapasitesi doğrultusunda 1000 kişi için 30.000. m³/h taze hava üflemek fazla hava ihtiyacı duyulmaması nedeniyle enerji sa- vurganlığına yol açmaktadır. Bu bakımdan Talep Esaslı Havalandırma uygulanması çok ekonomik bir gelişim sayılabilir. ‘DCV’ Talep Esaslı Havalandırma sistem- leri için yazılan önemli makalelerden biri Mr. Soder Gren tarafından yazılmıştır. Bu makalede Mr. Soder, iç hava kalitesi kontrol sistemleri içinde sabit dış hava, C0 2 esaslı iç hava kontrol sistemi ve zamanlama kont- rollü (Timing) havalandırma yöntemlerini karşılaştırmıştır. Yapılan deneylerde sabit hava miktarı esaslı sistemde iç mahaldeki C0 2 konsantrasyon değeri 800 ppm de- ğerini geçmiştir. Buna karşın C0 2 esaslı kontrol sisteminin uygulanması ile C0 2 konsantrasyonu 700 ppm sınırlarında kalmış, sonuçta aynı koşullarda ‘’DCV” sistemi %40 oranında bir enerji tasarrufu sağlamıştır. Bu gelişimdeki neden sabit havalandırma sisteminin iç hava kalitesini endirekt olarak kontrol etmesine karşı C0 2 esaslı kontrol sisteminin hava kalitesini direkt kontrol etmesidir. Hava kalitesi de- ğerlendirmesinin de yeterli bir performans sağlamak için HVAC kontrolü ile dış hava damperlerinin konumu arasındaki ilişkiyi anlamak gerekir. En mükemmele ulaşmak için havalandırma sistemine sağlanan dış hava miktarının sistemin minimum dış hava durumuna göre değerlendirmesinin yapılması gerekir. Genelde iç hava kalitesi kontrol sistemi, minimum dış hava ile iç hava kalitesini sağlamaya yönelik olmalıdır. “DCV” Talep Esaslı Havalandırma sistemi; iç hava kalitesine dönük ASHRAE-62-1981 hava değişim standartlarına göre ASHRAE 62-1989 standartlarının yaklaşık üç kat fazla taze hava verilmesi koşulları nede- “DCV” Talep Esaslı Havalandırma sistemi; iç hava kalite- sine dönük ASHRAE-62-1981 hava değişim standartla- rına göre ASHRAE 62-1989 standartlarının yaklaşık üç kat fazla taze hava verilmesi koşulları nedeniyle gelişti- rilmiş kontrol düzenidir. Esas amaç en ekonomik şartlar- da yaşanabilir konfor ortamlarını elde etmektir.” “

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=