Tesisat Dergisi 209. Sayı (Mayıs 2013)
GÜNCEL 32 Tesisat Dergisi Sayı 209 - Mayıs 2013 Kongre açılış oturumunda Mikdat Kadıoğlu, “Küresel İklim Değişikliğinin Yaşamsal Me- kanlara Yansımaları” ve Oğuz Türkyılmaz ise “Türkiye’nin Enerji Görünümü-2013” başlıklı sunumları gerçekleştirmişlerdir. Kongrede gerçekleştirilen tek panelde, ülke gündeminde önemli bir yer tutan, “Yarının Bi- naları: Kentsel Dönüşümde Enerji, Konfor, Çevre ve Ekonomi” başlığında ilgili konu ayrıntıları ile bakanlık, oda, üniversite ve sektör temsilcileri paydaşlarınca tartışılmış olup somut görüş ve öneriler üretilmiştir. Kongre kapsamında düzenlenmesi geleneksel hale gelen sabah kahvaltısı toplantılarında, “EHİS - Akredite Test ve Analiz Laboratuvarı Çalışmaları” ve “İklimlendirme Meclisi Faaliyet- leri” konuları ele alınmıştır. Bu toplantılara baş- ta Kongre Düzenleme, Yürütme ve Danışmanlar Kurulu Üyeleri olmak üzere, Oturum Başkanları ile sektör dernekleri temsilcileri etkin bir katılım sağlamışlardır. Kongre sonucunda aşağıdaki konuların ka- muoyuna duyurulmasına karar verilmiştir. 1. 11. Kongrenin düzenlendiği dönemde devlet eliyle başlatılmış olan Kentsel Dönüşüm çalışmaları, hedefleri bakı- mından Türkiye Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı yapılaşma hamlesidir. Yaklaşık 7 milyon konutun yenileneceği ve 20 milyondan fazla vatandaşımızın etkile- neceği varsayılan bu hamlenin, enerji, konfor, çevre ve ekonomi bakımından hedeflerinin oluşturulması zorunludur. TOKİ eliyle gerçekleştirilen yapıların, yapı denetimi ve enerji verimliliği başta olmak üzere birçok yasal mevzuattan muaf tutulması nedeniyle sektörümüzün, bu yapıların sağlığı ve güvenliği konusunda ciddi kaygıları olduğu ifade edilmiştir. Kentsel dönüşüm çalışmaları; geleceğin sağlıklı, güvenli, enerjiyi verimli kulla- nan, çevreye en az zarar veren, konforlu yapılarını oluşturma stratejisiyle, uzman kesimlerce çok yönlü olarak ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle yapılacak çalışmaların temel ilkeleri ve işleyişi açısından ülke genelinde tartışmaların yaygınlaştırılması, bilimin, tekniğin, ilgili kurum ve kuruluşların ve en önemlisi halkın karar süreçlerine katılması çok önemlidir. 2. Bir önceki Kongrede Binalarda Enerji Performansı yazılımı BEP-TR’nin so- runları dile getirilerek yeni bir yazılımın gerçekleştirilmesi önerisi yapılmış ve bu konudaki tartışmalar 11. Kongre’de de sürmüştür. Önceki versiyonda yaşanan sorunların tekrarlanmaması için, yeniden hazırlanmakta olan BEP-TR’nin sürümü- nün yapılmadan önce geçerliliğinin ka- nıtlanması için gerekli standart testlerin yapılması gereklidir. 3. Tüketicinin korunması için piyasa dene- timinin sağlanması, üretim kalitesinin artırılması, Ar-Ge faaliyetlerinin des- teklenmesi amacıyla, ülkemizde enerji verimliliği çalışmalarının vazgeçilmez bir parçası sayılan akredite edilmiş test ve belgelendirme laboratuvarlarının eksikliği bir önceki Kongre’de dile getirilmişti. 11. Kongre’de ESSİAD tarafından kurulması çalışmaları başlatılan “EHİS-Akredite Test ve Analiz Laboratuvarı Çalışmaları” önemli bir gelişme olarak değerlendirilmiş olup farklı alanlarda da benzeri laboratuvar ve test merkezlerinin kurulması gerektiği vurgulanmıştır. 4. Meslek içi eğitimin önemi, kurslara yoğun katılım ile kanıtlanmıştır. Meslekte uz- manlık ve belgelendirme çalışmalarında Makina Mühendisleri Odası’nın yanı sıra sektör dernekleri ve üniversiteler de bu süreçlere katkı koymalı ve bu alanda uygulamalı eğitim merkezleri hayata geçirilmelidir. 5. Ülkemizde hastane hijyenik alanlarının klima ve havalandırma tesisatı, test, devreye alma ve bakımı konusunda zorunlu bir norm olmaması, bu alanda keyfi uygulamalara yol açmakta ve sağ- lığa aykırı hastaneler ortaya çıkmaktadır. Bu alanda Odamız tarafından önerilen standart taslağı hazırlık çalışmaları ilgili kurumların da destekleri alınarak bir an önce standart olarak yayınlanmalıdır. 6. Jeotermal arama faaliyetleri ağırlıklı bir dönemden, üretim ağırlıklı bir döneme geçme aşamasında olan Türkiye’de 2006’da 17 MW e olan kurulu güç 2012 sonunda 8 kat artışla 166 MW e ’a ulaş- mıştır ve önümüzdeki iki yıl içinde 350 MW e ’a ulaşacağı tahmin edilmektedir. Faaliyetlerde ve kurulu kapasitelerdeki hızlı artışla birlikte teknolojik, yasal ve çevreyle ilgili altyapı eksiklikleri ve sorunları görünür hale gelmektedir. Yakın zamana kadar jeotermal kaynaklı bölgesel ısıtma sistemlerinde karşılaşılan kaynak yetersizliği, sahaların veriminin düşmesi ve soğuması gibi sorunların hızlı bir büyüme gösteren jeotermal kay- naklı elektrik üretim sektöründe de gö- rülmesinden endişe edilmektedir. Enerji üretim tesislerinin, jeotermal rezervuar potansiyeli ile uyumlu ve sürdürülebilir bir büyüklükte seçilmesi gerekir. Anaya- samıza göre Devletin hüküm ve tasar- rufu altında olan jeotermal kaynaklar, binlerce paraçaya bölünmüş ve önemli bir kısmı devlet tarafından işletmecilere devredilmiştir. Birbiri ile iç içe olan bu kaynaklarda sürdürülen tüm faaliyetler, komşu tesise ve kaynağın kendisine zarar verebilmektedir. Bu konuda mahkemelere davalar açılmaya başlanmıştır. Ancak, çözüme ilişkin bir yasal düzenleme bu- lunmamaktadır. Kaynağın bütünlüğünü koruyacak ve optimum verimin elde edilmesini sağlayacak çözüm önerilerine gereksinim bulunmaktadır. Jeotermal enerji seminerinde bu konuda “birimleş- tirme” olarak adlandırılan çözüm önerileri genişçe tartışılmıştır.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=