Tesisat Dergisi 207. Sayı (Mart 2013)
PERSPEKTİF 20 Tesisat Dergisi Sayı 207 - Mart 2013 Ekonomik Büyüme, Çevre ve Enerji Prof. Dr. Nilüfer EĞRİCAN egrican@suntekinternational.com Prof. Dr. A. Nilüfer EĞRİCAN SUN TEK International Proje ve Teknoloji Geliştirme Yönetim, Danışmanlık, Eğitim Hizmetleri Artan tüketime mal yetiştirmeye çalışan aşırı ekonomik büyüme dünyanın kısıtlı kaynaklarını hızla tüketiyor. Hızlı büyüme için gerekli enerji temini ve üretim arasında açığa çıkan atıklar bir yandan dünyayı kirletirken öte yandan da küresel ısınmayı hızlandırıyor. Dünyadaki ekolojik dengeyi gözlemleyen ve çevre koruma konusunda öneriler geliştiren Worldwatch Enstitüsü ’nün hazırladığı “Dünyamızın Durumu 2012 Raporu’’ , yaklaşan tehlikeyi gözler önüne seriyor. Ekonomik büyüme den kaynaklanan çevre felaketlerini önlemek için ülkeler milyarlarca dolar kaynak ayırmak zorunda kalıyor. 2011 de ABD’de yaşanan 12 afet, 52 milyar dolar zarara yol açtı. Hollanda iklim değişikliğine uyum sağ- lamak için yılda 1 milyar dolar ayırıyor. Ekonomik büyüme ülke ekonomilerini kuşa- tırken aşırı tüketime bağlı olarak obezite nin önü alınamıyor. ABD’de her 3 yetişkinden 2’si obez. Bu durum kişilerin yaşam kalitesini dü- şürüyor, ömürlerini kısaltıyor. Tıbbı masraflar ve sakatlıklar nedeniyle oluşan verim kaybı yılda 270 milyar ABD dolarına mal oluyor. Dünya genelinde nüfus yüzde 11 artarken, kilolu ya da obez insanların oranı 2002’ye göre yüzde 38 artarak 1.9 milyara ulaştı. Ekonomik büyüme nin zenginleştirdiği en- düstriyel tarım ve işlenmiş gıda üreticileri, pazarlamacılar, hastaneler, ilaç şirketleri, mevcut durumun sürmesinden kar sağlıyor. ABD’de sadece beslenme sanayinin obeziteden sağladığı kazanç 100milyar dolara çıkıyor. Canlı türlerinin yok olması, su sıkıntısı, karbon birikimi ve azotun yer değiştirmesi nden, balık tarlalarının tükenmesine, ormansızlaşmaya ve sulak alanla- rın kaybına kadar pek çok olayda ekolojik baskı açıkça görülüyor. Gezegenimizin atıkları ve kirle- ticileri sindirme kapasitesi giderek azalıyor. Dün- ya nüfusunun yarısını oluşturan kentler, enerji tüketimi ve karbon salımı nın yüzde 75’inde pay sahibi. Fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel karbondioksit salımları 2010 ‘da yarım milyar ton arttı. Bu rakam Sanayi Devriminin başlangıcından bu yana görülen en büyük yıllık artış oldu. Enerji kullanı mının üçte biri binalara ait. Dünyada elektriğin hemen hemen yüzde 60’ı evler ve ticari binalar da tüketiliyor. Daha uygun inşaat malzemeleri, pencerelerde ve çatılarda daha iyi yalıtım, binalarda daha verimli ısıtma ve soğutma sistemleri, aydınlatma ekipmanı gibi yöntemlerle enerji tüketimi ve karbon salımlarının azaltılması için potansiyel de sunuyor. Yoksul haneler genellikle gelirlerinin orantısızca büyük bir kısmını enerjiye harcıyor. Enerji kullanımı dünya üzerindeki her insan faaliyetine yayılmış durumda ve fosil yakıtlara olan yoğun bağımlılık kentsel hava kirliliği nin ve iklim değişikliliği nin ardındaki en büyük suçlu. 2010’da petrol, gaz ve kömür ticari birincil enerji tüketiminin yüzde 87’sini oluşturuyordu. Yenilenebilir enerjilerin (hidro dahil) katkısı yüzde 8 iken nükleer enerjinin payı da yüzde 5 idi. Gelişmekte olan ülkelerdeki çoğu insan enerji sıkıntısıyla mücadele ediyor ve odun, kömür, gübre ve ekin artıkları gibi kaynaklara bağlı yaşıyorlar. Bugün ise yenilenebilir enerji hızla yayılıyor ancak geleneksel enerjiyi ikame edecek büyüklüğe henüz ulaşmadı. Bu arada kaya gazı da gündeme oturmuş durumda. Su sıkıntısı giderek artıyor ve var olan kaynaklar 20 yıl sonra dünyadaki talebin sadece yüzde 60’ını karşılayabilecek. Tarımsal verimin art- masının bedeli olarak toprak kalitesi düştü , araziler bozuldu ve ormanlar yok edildi. 2010’da dünya genelinde yaklaşık 11 milyar ton katı atık toplandı ve bundan daha fazla olan ama bilinmeyenmiktarda atık yaratıldı. Her yıl 1milyar tondan fazla metal, kağıt, kauçuk, plastik, cam ve diğer malzemeler geri dönüştürülüyor. Ama bu toplanan atıkların sadece onda birini oluşturuyor. Atıklar çoğunlukla sokaklara, tarlalara, derelere ve açık çöplüklere dağılıp, gidiyor. Dünya karayollarına çıkan neredeyse 1 milyar motorlu taşıt, küresel sıvı fosil yakıtın yarısından fazlasını tüketiyor. Enerjiyle bağlantılı karbon- dioksit salımları nın yaklaşık dörtte birine neden olan ve salınımların diğer sektörlerden daha hızlı arttığı ulaşım , iklimdeğişikliğinde önemli bir pay sahibi. Diğer etkileri de hava kirliliği, kazalar, trafik, gürültü kirliliği ve obezite . Her ülkede doğru politikaların oluşturulması ve yürürlüğe konulması, yaşlanan dünya nüfusuyla birlikte ortaya çıkacak ekonomik sıkıntılara dikkat edilmesi, daha az stresli bir dünyada, daha uzun bir yaşamın yollarının bulunması dileğiyle…
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=