Tesisat Dergisi 204. Sayı (Aralık 2012)

104 Tesisat Dergisi Sayı 204 - Aralık 2012 UYGULAMA tüplerin içine basılır. Aktif çamur modüllerin içinden geçerken, atırılmış su biyokütleden ayrılır. Ultrafiltrasyon membranlarının gözenek çapları 0,02 -0,05 μm. arasındadır. Sonuç olarak hiçbir aktif çamur kaçamaz ve biyokütle ve askıda katı maddeler tam anlamıyla tutulur. Özel bir mikrop olan stenoecious topluluğu (biocoenosis) SBR sisteminde askıda katı maddelere takıldığından genellikle askıda katı madde ile beraber yok olur. Ultrafiltrasyon iyi adapte edilmiş biocoenosis bakterilerinin sa- yesinde gelişmesine olanak sağlar. Bu da MBR prosesinin, diğer biyolojik sistemlere ve SBR’ye kıyasla daha iyi bir biyolojik bozunma elde etmesini sağlar. Sonuç olarak, MBR prosesinde SBR ye göre daha düşük KOI konsantrasyonlu çıkış suyu elde edilir. Birinci sebep gelişmiş biyolojik bozunmaya olanak sağlaması, ikinci sebep ise askıda katı maddelerin kendiliğinde KOI giderimine olanak sağlamasıdır. Atık su, askıda katı maddelerden kurtularak, ikincil arıtım için ideal ön şartı sağlamış olur. MBR prosesinde önemli miktarda KOI giderimi gerçekleşse de halen deşarj limiti için gerekli olan KOI konsantrasyonu ile karışlaşmak mümkün de- ğildir. Bunun nedeni sızıntı suyunun bozunması zor olan “Sert” KOI içermesidir. Bu özellikle yaşlı katı atık depo sahalarında görülür. Burada bozunacak fraksiyon yıllar içinde kendiliğinden giderilir. Bu durumda, sızıntı suyunun tam anlamıyla arıtımını tamamlamak içinbir fiziksel-kimyasal arıtma, aktif karbon, kimyasal oksidasyon veya yumaklaştırma/ çökeltme ünitesi dahil edilmelidir. Yüksek Çıkış Gereksinimleri: Nehirlere Doğrudan Deşarj Bir nehre doğrudan atıksu deşarjı için KOI ve Azot gideriminde yüksek arıtma taleplerini karşılamamız gerekir. Avrupa’da, KOI’nin 200 mg/L’nin, Asya’da ise 100mg/L’nin altına düşürülmesi istenir. NH 4 -N için ise mümkün mertebe denitrifiksayon ünitesi konulması ve çıkış suyunda 10mg/L altına düşürülmesi talep edilir. Çevre kurumları anketleri nehirlere girişleri yakından incelemektedir, bu nedenle sızıntı suyu arıtımında kullanılan teknikler yük- sek standartları sağlamalı ve güvenilir olmalıdır. Çoğunlukla bu sıkı gereksinimleri karşılamak için membran teknolojisi kullanılır. Avrupa’da zor bozunan malzemelerin bertarafı için sıklıkla yenilenebilir aktif karbon uygulanır. Sıkı KOI deşarj limitlerini sağlayabilmek için farklı yöntemler mevcuttur. Bunları 2 grup altın- da toplayabiliriz. Birincisinde (Arıtma Yöntemi A), arıtılan sızıntı suyunun tamamı doğrudan şehrin arıtma tesisine veya nehrin çıkış kanalına yönlendirilir. Sıvı dönüş konsantrelerinin depo gövdesine geri gönderilmesine ihtiyaç yoktur. Diğer grup (Arıtma Yöntemi B) katı atık sızıntı suyu artıma tesisi ile az çok entegredir. Geri devredilen konsantre içinde depo gövdesinde sabit olan maddeler bulunmaktadır. Bunlar öncelikle sülfat ve karbonatlar gibi iki değerlikli iyonlardır/tuzlardır. Amonyum klorür gibi (NH 4 Cl) bir değerlikli iyonların/tuzların depo gövdesinde sabitlenmesi mümkün değildir veya yetersizdir. Bunun anlamı: Sızıntı suyu arıtımında ne kadar çöp bulunacağı, prosesin seçim sürecinde belirleyici olur. Tesis, müşteri sorumluluğunda ise konsantrasyonundaki yükselmenin meydana getireceği sonuçlar ve riskleri tamamen müşte- riye yansıyacaktır. Genellikle bu risk müşteriler tarafından göz ardı edildiğinden ve bu yöntemin daha az yatırım ve arıtma maliyeti gerektirmesi, B metodunun daha sıklıkla kullanılmasını sağlar. Ayrıca giriş-spesifik arıtma maliyetlerini hesaplarken genellikle düşüktür. Ancak depo sahasına oluşturacağı riskin ve toplammaliyeti hesaplarken saha üzerine etkisinin farkında olunması gerekir. Arıtılan sızıntı suyu miktarı, hiç çöp kullanmadan daha az çöp kullanarak yapılması kesinlikle daha ilginç olacaktır. A: Depo Gövdesi Kullanılmayan Yöntem A1: MBR, aktif karbon ile birlikte A2: MBR, nanofiltrasyon ve aktif karbon ile birlikte (biomembrat plus) B: Depo Gövdesi Kullanılan Yöntem B1: MBR, nanofiltrasyon ve geri devir konsant- resi ile birlikte B2: MBR, bir kademe ters osmoz ve geri devir konsantresi ile birlikte B3: Çok kademeli ters osmoz ve geri devir konsantresi ile birlikte B1 yönteminde geri devredilen konsantre oranları, B2 ve B3 ile kıyaslandığında oldukça düşüktür. Konsantre içinde sülfat, karbonat ve kalıcı KOI bulunur. B2 yöntemi, sızıntı suyu arıtımında depo gövdesi ile belli oranda entegredir. Membran sistemi verimi düşüktür ve bu yüksek konsantrasyon düzeyleri anlamına gelir. B2metodu, B3 ile kıyaslandığında geri devredilen konsantre oranları daha düşüktür. Konsantre içinde sülfat, karbonat, zor parçalana- bilir KOI bileşikleri ve klorür bulunur. B3 yöntemi, sızıntı suyu arıtımında depo gövdesi ile tam olarak entegredir. B1 ve B2 yöntemlerine göre, sıkı membranlar sayesinde en yüksek geri devredilen konsantre oranına sahiptir. Konsant- re içinde sülfat, karbonat, zor parçalanabilir KOI bileşikleri, klorür ve azot bulunur. Sonuç Sızıntı suyu arıtımında aerobik prosesler, fiziko- kimyasal teknolojiler kullanılarak direk arıtmaya kıyasla, çok daha etkin ve ekonomik bir çözüm- dür. Avrupa ve Asya’da aerobik prosesler, sızıntı suyu arıtımında önde gelen teknolojidir. Atık su gereksinimleri BOI 5 giderimini aşarsa, Membran Biyoreaktör (MBR) optimum KOI giderimi ve sıfır askıda katı madde ile en mükemmel çözümdür. Hemen sonrasında konulacak bir nanofiltrasyon ünitesi ile birlikte kombine edildiğinde ters osmozun meydana getireceği problemlerle karşılaşmadan çok yüksek çıkış gereksinimleri karşılanabilir. Geri devredilen konsantrenin kalitesi ve mikta- rına özel önem verilmelidir. Depo sahası işlet- mecisi tesis ve tesis ekipmanlarının tedarikçisi ile birlikte belirli bir kalitede anlaşmalıdır. Depo sahası işletmecisi, sıvı konsantresini toplayıp, geri devredilen maddelerin sabitlemesini yap- maktan sorumludur. Lütfen aşağıdakilere dikkat ediniz: Sızıntı suyu konsantrasyonundaki artış genellikle depo sa- hasının birkaç ay veya birkaç yıl işletilmesinden sonra fark edilir. Tesis ekipmanları bu süreçten sonra genellikle garanti kapsamı dışında kalır. Bu durumda, tesis işletmecisi bu problemle kendisi başa çıkmak zorunda kalabilir. Bu makale IWES 2012’de bildiri olarak sunulmuştur.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=