Tesisat Dergisi 203. Sayı (Kasım 2012)
GÜNCEL 32 Tesisat Dergisi Sayı 203 - Kasım 2012 “Geri Kazanım Faaliyetleri Sonucu Katma Değer Yıllık 1 Milyar TL’yi Aştı” T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Endüstriyel Atıkların Yönetimi Şube Müdürü Betül Doğru ise konuşmasında bakanlığın geçmişten bugüne yaptığı çalışma- lardan bahsetti. 2009 yılından sonra çevre müktesebatının AB uyum süreci ile açılmasıyla müthiş bir ivme kazandıklarını belirten Doğru, şunları söyledi: “Kendi mevzuatımızı AB’nin atık yönetmeliğine ilişkin mevzuatına uyumlaştırdık. Böylece 16 yönetmeliğimiz oldu. Bundan sonra gerek geri kazanım gerekse bertaraf tesislerimi- zin sayısında artışlar oldu. 2003 yılında sadece 46 geri kazanım tesisimiz vardı ve buralarda 4 bin kişi istihdam ediliyordu. Geri kazanım faali- yetleri sonucu da ekonomiye yaklaşık 62 milyon TL kazandırdık. 2011’deki verilere baktığımızda ise 898 geri kazanım tesisi kurulmuş ve bura- larda da 60 bin kişilik bir istihdam yaratılmış. Geri kazanım faaliyetleri sonucu katma değer de yıllık 1 milyar TL’yi aşmış”. “Belediye Atıklarında Geri Kazanım Yatırımlarının Kesinlikle Yapılması Gerekiyor” 2010 yılı verilerine göre belediye atıklarının 25 milyon ton civarında olduğunu vurgulayan Doğru, bu atıkların yönetiminde geçmiş senelere oranla çok daha ileri seviyelere gelindiğini ifade etti. Geri dönüşümün öncelikli hale gelmesi gerektiğine değinen Doğru, sözlerini şöyle sürdürdü: “2010 yılında 25 milyon ton atığın yaklaşık yüzde 43’ü vahşi depolama sahalarına, yüzde 55’i düzenli depolama sahalarına gitmiş. Düzenli depolama sahalarına giden atık miktarları geçmiş yıllarda çok daha azdı. 2008 yılı ile 2010 yılı verilerini kar- şılaştırdığımızda çöplüklere giden atık miktarında yüzde 13’lük bir azalma söz konusu. 2003 yılında 15 tane düzenli depolama tesisimiz varken bugün bu rakam68’e ulaşmış durumda. Bunun yanında geri kazanım tesislerine giden belediye atık miktarları yüzde 25 civarında artmış. Belediye atıklarında geri kazanıma yönelik yatırımların kesinlikle yapılması gerekiyor. Nitekim mevcut mevzuatımız; düzenli depolama yönetmeliği de bunu öngörüyor. ‘Ön işleme tabi tutmadan lütfen hiçbir atığı depolama işlemine almayın’ diyoruz. Görüyoruz ki bundan sonra belediyelerimizin de özel sektörümüzün de geri kazanıma öncelik vermesinde yarar var”. “Artık, 4 Yönetmelik ile Karşınıza Çıkacağız” Sanayi bakanlığı ile birlikte geri dönüşümü daha etkin hale getirme konusunda ortak bir çalışmaları olduğunu da vurgulayan Doğru: “Geri dönüşüm strateji belgesi ile gerek kamunun gerekse özel sektörün eksiklikleri belirlendi. Bu strateji belgesi resmi onayı aldığında, sektör daha da ivme kazanacaktır” dedi. Yönetmelikleri sadeleştirme konusunda çalışmalar yaptıklarının bilgisini veren Doğru bu kapsamda yönetmelikleri birleştirerek herkesin kolayca anlayacağı bir hale getireceklerini ifade etti. Doğru: “Yönetmelikleri sadeleştirerek, tek bir mevzuat çıkarmak için ça- lışmalara başladık. Bu kapsamda artık 16 değil, 4 yönetmelik ile karşınıza çıkacağız. Çerçeve yönetmeliğinin ardından bütün yönetmelikler birleşecek. Ancak uygulama yönetmeliği olan düzenli depolama ve yakma yönetmeliğimiz yine ayrı olacak” şeklinde konuştu. “Bakanlığın Yönetmeliği Sadeleştirme Kararı Önemli Bir Fırsat” Recydia A.Ş. Genel Müdürü Oğuz Can ise AB mevzuatına paralel olarak tüm yönetmeliklerin geliştirildiğini ve yüzde 90 oranında tamamlandı- ğını; bu yüzden bakanlığın almış olduğumevzuatı sadeleştirme ve toparlama kararının çok önemli olduğunu belirtti. Bu kararın aslında bir bahar temizliğini de beraberinde getirdiğini ifade eden Can, sözlerine şöyle devam etti: “Birçok yeni yönetmelik, eski yönetmelik ile zaman zaman farkında olmadan tanım farklılıkları getirebiliyor- du. Bakanlığın aldığı karar çok cesur bir karar ve aynı zamanda önemli bir fırsat da”. İşin mevzuat tarafının haricinde finans, yerli ve yabancı yatırımcı, insan kaynakları gibi farklı ta- rafları olduğunu da vurgulayan Can: “Atık sektörü, lojistik başta olmak üzere, masraf merkezidir. Geri kazanım ile beraber siz bu işi kar merkezine dönüştürme çabası içinde olursunuz. Teknolojiyi, finansmanı, kaynakları doğru kullanmalısınız. Endüstriyel ispatlanmış teknolojiler ile gelecek vaat eden yeni teknolojilerin kullanımı konusunda kafanız gidip gelebiliyor. Bu noktada TÜBİTAK ve bakanlığın birtakım teknik projelere destek vererek ispatlanmış iyi organikleri deşifre etmesi gereki- yor” dedi. Atık sektörünün, derin sulara dalarken nefesini iyi ayarlayabilecek yatırımcılar istediğini dile getiren Can sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer siz bugün gereken yatırımları yapmıyorsanız, Avrupa’nın tam ortasında atık dağlarının oluştuğu Napoli’de yaşananları yaşarsınız. Çok dinamik bir sektörün içindeyiz. Kurguların finansman, teknoloji, yatırımlar, kaynaklar, kanunlar boyutuyla tasarlanması gerekiyor”. “TAYÇED’in İlk İşi Kayıt Dışı Atığı Ortaya Çıkarmak Olmalı” PETKİM adına panele katılan G. Onur Saygın ise kayıt dışı atıklar ve atık üreticisinin kendine yanlış kod belirlemesi konusuna dikkat çekerek: “TAYÇED olarak yapmamız gereken ilk iş kayıt dışı atığı orta- ya çıkarmak; ikinci iş ise atık üreticisinin kendine göre, yanlış bir kod belirleyip o kodla başvuru yapmasını önlemek ve bu atıkların bertaraflarının düzeltmesini sağlamak olmalıdır. 1milyon ton teh- likeli atık olduğu söyleniyor. Bu1milyon ton tehlikeli atığın ne kadarı doğru kod ile atık bertarafçılarına geliyor? Bu konu çok önemli” dedi.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=