E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

Küresel Isınma ile Mücadelede Çevre Dostu Soğutma

Küresel Isınma ile Mücadelede Çevre Dostu Soğutma

18 Eylül 2019 | GÜNCEL YORUM
284. Sayı (Ağustos 2019)
1.362 kez okundu

Muhittin Tekman
Makina Mühendisi - MBA

Ülkemizde İklim değişikliği ile mücadelede soğutucu akışkanlarla ilgili uluslararası bir proje uygulamaya geçiyor. Bilindiği üzere tarlada üretilip evlerimize kadar gelen tüm gıda ürünlerinin soğuk odalarda, soğuk depolarda muhafaza edilerek güvenli bir şekilde korunmasındaki ilk amaç, gıda ürünlerindeki bakteri üreme hızının düşürülmesi ve gıdanın içindeki zararlı toksin maddelerin belli bir oranın altında tutulmasıdır. Ancak bu işlemler sayesinde sadece bakteri üreme hızı sınırlanabilirken ne yazık ki tam bir koruma da sağlanamamaktadır.

Gıda ürünlerinin güvenlik koşullarına uygun olarak soğutulup saklanmasının insan sağlığına etkisi çok önemli olduğundan, bu soğuk zincirin tüm aşamalarını tamamlayacak güvenli bir gıda zincirinin kurulması da önemlidir. Ancak bu zinciri oluşturan her aşama mutlaka doğaya ve çevreye dost olmalıdır. Bu zincirin ana elemanı olan soğutma sistemlerinin büyük bir çoğunluğu ise buhar sıkıştırmalı mekanik soğutma çevrimleri dediğimiz sistemlerdir. Bu sistemlerde de soğutucu akışkanlar kullanılır ki bunların çoğunluğu çevreye zararlı olduğu belirlenmiş olan freon gazlardan oluşur. Günümüze kadar kullanılan bu soğutucu akışkanların küresel ısınmaya olumsuz etkisi ve ozon tabakasına zararının olduğu öğrenildikten sonra, öncelikle kullanımlarına çeşitli kısıtlamalar ve yasaklamalar getirildi. Dolayısıyla bunların yerine geçecek, çevreye zararı olmayan başka soğutucu akışkanların bulunması ve kullanımının desteklenmesi çok önemli bir konu olarak gündemdeki yerini aldı.

Çok sayıda ve farklı çeşitlerde yeni soğutucu akışkan geliştirildiyse de var olan tesislerdeki soğutucu akışkanların yerine yeterli miktarda kullanımı bir türlü olası olamadı. İşte tam da bu aşamada, ülkemizde küresel ısınmayla mücadelede düşük küresel ısınma potansiyeline (GWP) sahip soğutucu akışkanların desteklenmesi ve uygulanmasının gerçekleştirilmesi için pilot etkinlikler ve uygulamaların yapılacağı bir proje gerçekleştirildi ve hayata geçirilmesi için de ilk adımlar atıldı. Bu proje, Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü - UNIDO’nun gündeme getirdiği bir farkındalık projesi… Ülkemizde Soğutma Sanayi İş Adamları Derneği - SOSİAD aracılığıyla uygulanacak olan bu projeyle, İstanbul, Ankara ve İzmir'deki toplam 5 tesisin soğutma sistemlerinde kullanılmakta olan, küresel ısınmaya yol açma potansiyeli yüksek, mevcut freon gazlı soğutucu akışkanların yerine, küresel ısınmaya etkisi olmayan, soğutucu akışkanların değişimi yapılacak. Bu değişim yapıldıktan sonra da her 15 günde bir, soğutma sisteminin ölçümleri yapılarak tesiste yarattığı enerji verimliliğinin hangi düzeyde gerçekleştiği belirlenecek.

Böylece kullanılmış olan yeni soğutucu akışkanların eskisine kıyasla ne kadar verimli ve tasarruflu olup olmadıkları ortaya çıkarılacak. Sonuçlar olumluysa, o tesisin yeni sistemlere dönüşümü gerçekleştirilecek. Bu da o tesisin işletme maliyetini düşürürken aynı zamanda gelişmiş gıda koruma sistemlerinin de kullanımı sağlanmış olacak. Sonuçta hem en verimli ve en iyi koruma sağlanacak hem de çevre ve insanlık için sürdürülebilir bir uygulama hayata geçirilmiş olacak. Ancak tüm bu karşılaştırmaların sağlıklı olarak yapılabilmesi, yani dönüşüm sonucunda ortaya çıkan değerlerin doğruluğunun kontrolü için, bulunan sonuçların kıyaslandığı referans değerlerinin ve ideal sistemin ne olduğunun tam olarak bilinmesi, tesislerde hangi ekipmanın kullanılacağı ve bu ekipmanın kimler tarafından kurulacağı hatta o yöredeki meteorolojik değerlerin ne olduğu gibi çok farklı kriterin de belirlenmiş olması gerekli. Belki de her şeyden önce soğuk oda standartlarının belirlenmesinin ve tanımlanmasının yanı sıra daha işin başında yeni bir ideal tesis kurup, var olan tesis ile karşılaştırmak, sonra da yapılan değişimin sonuçlarını daha doğru bir şekilde kıyaslamak öncelikli ve gerekli olabilir.

Yılsonuna kadar bitirilmesi hedeflenen bu projeyi, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da yakından izlemesi, ortaya çıkacak sonuçlara göre etkilerinin önemli olacağı düşüncesiyle T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da ülkemizdeki uygulamalar açısından konuyu önemsemesi gerektiği düşüncesindeyiz. Bu projenin gerçekte şimdiye kadar kullanılmış olan çevreye zararlı soğutucu akışkanlara uygun seçeneklerin başarılı bir şekilde kullanılması konusundaki çalışmalara destek olmak amacıyla oluşturulmuş çok yararlı bir girişim olduğu da söylenebilir.


 


İlginizi çekebilir...

Yapı İnşaat Sektörümüzün Büyük Daralmasına Çözüm Aranıyor

Ülkemiz ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan yapı inşaat sektörünün son 10 yıllık döneminde yaşanan yükseliş ne yazık ki son yıllarda ve öz...
5 Şubat 2020

Daha Düşük Yakıt Faturası için Enerji Tasarrufu

Ekim ayının tamamında ve Kasım ayının da özellikle ilk 3 haftasında hava sıcaklığı ortalamalarının geçtiğimiz yıllara oranla daha yüksek olması sonucu...
6 Aralık 2019

İklimlendirme Sistemlerindeki Soğutucu Akışkan F-Gazların Kullanımı Sınırlandırıldı

Dünyamız son yıllarda florlu sera gazlarından (F-Gazlar; R134A, R410A vb. gibi) kaynaklanan CO2 salımlarının etkisiyle giderek daha fazla ısınıyor ve ...
6 Aralık 2019

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.