E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

Mekanik Tesisat Genel Şartnameleri

8 Kasım 2010 Pazartesi | GÖRÜNÜM
166. Sayı (166)
367 kez okundu


Mekanik Tesisat Genel ŞartnameleriTürk inşaat sanayi yurt dışında çok başarılıdır. Rusya, Türki Cumhuriyetler, Libya, Ortadoğu ülkelerinde geçerli standartlara uyum için bir hayli uğraşı vermiş ve başarılı olmuştur. Ancak bu tür deneyime sahip olan müteahhitlerimiz, müşavirlerimiz bu uygulamaları yurt içine taşıyamamıştır.

Mekanik Tesisat Genel Şartnameleri 1970’li yıllara kadar geçerli olan Yapı İşleri Makina Tesisatı Genel Teknik Şartnamesi, 1975 yılında toparlanarak, mekanik tesisat uygulamaları için bugüne dek geçerli olmuştur. Ancak batı ülkeleri gibi bütün yapıların ana hizmetleri için geçerli olan şartnamelerimiz maalesef ısıtma, sıhhi tesisat, yangın, soğutma tesisatlarında yetersiz kalmış, değişen teknolojinin şartlarına ayak uyduramamıştır. Nitekim bahse konu genel şartnamelerin otel, alışveriş merkezi, kongre salonu, müze, konser salonu gibi binalarda kifayetsiz olduğu görülür. 

Genel şartnamelerimizde görülen temel eksiklik, ülkemiz yapı standartlarının, yapı yönetmeliklerinin, norm ve kodlarının eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Nitekim bunu gören şartname hazırlayıcılar, tıkandıkları noktalarda ‘uluslararası geçerli güncel şartnameler esas alınır’ demek suretiyle çözüm aramışlardır. Son yıllarda gündeme gelen deprem, yangın yönetmelikleri, hijyen şartları, bu gibi sorunlara bir çözüm bulma çabasında olmalarına karşın yeterli sayılamaz.

Türk standartları, yürürlükte olan standartları kısmen değiştirip basımlarına EN eklemekle çözüm arayışına girmekle beraber, aralarındaki ikilemler halen uygulamada sorunlara neden olmaktadır.

Türk inşaat sanayi yurt dışında çok başarılıdır. Rusya, Türki Cumhuriyetler, Libya, Ortadoğu ülkelerinde geçerli standartlara uyum için bir hayli uğraşı vermiş ve başarılı olmuştur. Ancak bu tür deneyime sahip olan müteahhitlerimiz, müşavirlerimiz bu uygulamaları yurt içine taşıyamamıştır. Yeni yeni yürürlüğe girmiş bulunan İhale Kanunu da uygulamada çarpıtılmış, özellikle kamu ihalelerinde etkili olamamıştır.

Beklentimiz olan genel şartnameler; teknoloji ile gelişen, uygulama ve deneyimle başarıya ulaşan tanımlardır. Tesisat sektörünün ısıtma, havalandırma, klima, sıhhi tesisat, yangın, otomasyon gibi bölümlerden oluştuğu dikkate alınırsa, bunlara ait ortak genel şartnamelerin su ve hava taraflarını içermesi, özellikle imalat ve montaj ayrıntılarının ister istemez standartlar, yapı kodları ve yönetmeliklere dayalı hazırlanması gerekmektedir. Bu nedenle genel şartnameler uluslararası standartlara atıf yaparak, uygulamaları tanımlarlar. Bu bakımdan uluslararası geçerli şartnameler BOCA gibi Amerikan şartnamelerine, İngiliz standartlarına veya Alman normlarına atıf yaparlar. Son yıllarda AB uygulamaları çerçevesinde şartnameler EN normlarına dayalı gelişmiştir.

Şartname ve yönetmelikler her projenin kendine has özelliklerini içerir. Hastane, otel, hava meydanı terminal binası yönetmelikleri birbirinden farklı özellikler taşımakla beraber, ortak noktalarda borulama, montaj, kanal imalatı, askı takımı ve benzer işlerde birbirinin aynıdır. Ancak her proje için ayrı ayrı yazılan şartnamelerin eksik kalan detaylarının tanımı için yürürlükteki uluslararası şartnamelere atıf yapılmaktadır. 
Şartnamelerin eki özel teknik şartnamelerdir. Bu şartnameler spesifikasyon amaçlı her kalemi tarif eden seridoprilerdir. Aralarında bazen ikilem olabilir, bu takdirde yatırımcı leyhine olan yorumlar esastır. 

Mühendislik Düzeyi

Mühendisliğe yönelik eğitimde sorunlar yaşanmaktadır. 1960’lı yıllara kadar sadece İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ)’nde yapılan eğitim, bugün sayıları yetmiş adedi aşan üniversite, fakülte ve birimlerinde yapılmakta, yılda en az 2 bin 500 kişi mühendis diploması almaktadır.

Yaklaşık yetmiş üniversitenin mühendislik birimlerinin eğitim, nitelik ve kaliteleri birbirinden farklıdır. Sadece iki adet akademisyenle eğitim veren birimlere karşın, tamamen temel bilgileri içeren fakülteler mevcuttur. Dolayısıyla temel eğitim içeren bilgiler dışında, mesleki eğitime yönelik dersler çoğu kez verilmemektedir. Ayrıca eğitim merkezlerimizin araştırma ve geliştirme üniteleri hemen hemen yok sayılır. Eğitimin günümüz şartlarında olumlu gelişimi bilgisayar desteği ile olmuştur. Diğer bir deyişle, bilgisayar teknolojisindeki gelişim eskiye nazaran çok ileri olup bilgi kaynaklarına erişmek çok kolaydır. Ancak üniversitelerimiz, öğrencilere temel bilgileri esas alarak hedefleri göstermekten çok uzak sayılır. Dolayısıyla, mühendis adayları olan öğrenciler de benzer şekilde, aldığı bilgilerle kişisel gelişimini sağlamaktan çok uzak sayılırlar.

Yüksek lisans eski önemini kaybetmiştir. Mühendis olan bir kişi yüksek lisans yapma ihtiyacını duymamakta, mühendislik hizmetlerinde master (dip. Eng veya Y. Müh.) payelerine önem verilmemektedir. Bu nedenle profesyonel mühendislik hizmetlerine gerek duyulmamış, bu tür yetkili hizmet uygulamaları uygulanmamıştır.

Mühendisliğin temel anlamı, uygulamada karşılaşılan sorunları çözebilme başarısıdır. Günümüz teknolojisinde bu çok zordur. Eskiden deneyime dayalı olan bu olgu, bugün bilgi ağırlıklı olmuştur. Dolayısıyla mühendisde bilgi ve deneyim aranır. Buna dayalı başarı da esastır. Bu nedenle mühendislerin konularında uzman ve profesyonel olması, ayrıca sorumluluk taşıması istenir.

Mühendislik hizmet yönünden sınıflara ayrılır. En zor mühendislik hizmeti tasarım hizmeti sayılabilir. Ayrıca akademisyen mühendis, uygulayıcı, üretici, işletmeci mühendislik hizmetleri ortaya çıkar. Uzmanlık dalları tariflenen mühendislik hizmetleri  olan arasında; ara mühendislik hizmetleri olan satış, ihale, taahhüt gibi yüklenici görevleri dışında, müşavir kontrol gibi hizmetleri gören sorumlu mühendislik hizmetleri bulunmaktadır. Kamu kurumlarında hizmet veren mühendisler, yetki ve görevleri çerçevesinde daha çok memur olarak yönetim kadrosunda yer alırlar. Yasalar, yönetmelikler ve tüzükler doğrultusunda çalışırlar. Çoğu uzman sayılmaz. Ancak yetkileri çerçevesinde önemli kararlara imza atıp yaptırımlara yol açabilirler. Genellikle ara mühendis olup sıradan görevler yaparlar. 

Mühendisliğin her dalında inisiyatif, karar ve ön kabul çok önemlidir. Yasalara yönetmeliklere uyumlu olmak şartıyla bu tür yaptırımlar mesleki yetki hizmetleri sayılır. Teknolojide bu uygulamalar çok yararlıdır. Sorumluluk altında yapılır. Meslek yetki ve takdir kararlarına kimse müdahale etmemelidir. Kamunun hiyerarşi düzeni içinde bu kurallara riayet edilir.

Ülkemizde yaklaşık 360 bin adet mühendis ve mimar bulunmaktadır. Bu rakamın takriben 60 bini kamuda hizmet verir. 200 bin mühendisin yüzde 50’si ara mühendis olarak ticaretle iştigal eder. Kalan 100 bin mühendisin çoğunluğu imza yetkisini kullanmakla beraber, konusunda ihtisas sahibi, yeni teknolojileri takip eden uzman mühendis, mimar sayısı 60 ila 70 bin adedi geçmemektedir. Batı ile mukayese edildiğinde, düzey yönünden geri kaldığımızı kabullenmiş olduğumuz bu tür mühendislik hizmetlerine karşın, batıda benzer bir ayrım bulunmamaktadır. Bu nedenle batıda mühendislerin yetkileri sıradan mühendisler ile sınırlandığından, gerçek mühendislik hizmetlerini profesyonel imza yetkili uzman mühendisler yaparlar. Bu uygulama ülkemizde halen geçerli sayılamaz.

Yangın Yönetmeliği

09.09.2009 gün 27344 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Binaların Yangından Korunması” hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik incelendiği takdirde, 2007 yılında yayınlanan yönetmeliğin 74. maddesinin değiştiği anlaşılır. Bu hususda yönetmeliklerin hazırlanmasında büyük emeği geçen Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç’ın yazıları dikkate alınırsa, yönetmelikler uygulanmadıkça eksikleri ve yanlışları anlaşılamaz. Ancak gelişmiş ülkelerde yönetmelikler kısa ve özlü tutulmakta, uyulması gereken hususlarda standart ve yapı kodları ile eksikleri tamamlanmaktadır. Yapıda çok fazla sayıda disipline hitap eden Yangın Yönetmeliğinin her noktasının herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabilir olması beklenemeyeceği gibi, yönetmeliklerin görevliler veya danışmanların yorumlarına göre uygulanmasının hata ve kusurları bilinmelidir. Bu yönleri ile yangın güvenlik projelerinin, yangın müşavirleri sorumluluğunda yapılması zorunlu olmalı, onay makamları da aynı sorumluluk çerçevesinde yangın uzmanlarına ait olmalıdır. 

Mevcut yapıların hemen hemen hiçbiri, yangın yönetmeliğine uygun değildir. Hiçbirinde alınacak tedbirlerle yönetmeliğe uygunluk sağlanamaz. Dolayısıyla yeni inşa edilecek yapı, diğer bir ifade ile yönetmeliğin uygulanmasında amaçlanan bina adedi, mevcut yapıların çok cüzi bir parçasıdır. Bu nedenle öncelikle mevcut yapılarda yangın önlemi hedeflenmelidir. Bütün yerleşimlerde yerel yönetimler ve benzeri örgütlerle yangından korunma önlemleri amaçlanmalıdır. Bu amaçla itfaiye birimlerini güçlendirmek ve her yapıda yangın alarm sistemi kurmak yararlıdır.

Gelişmiş ülkelerde uzun zamandır, toplumlarda itfaiyeye yardım ve destek örgütleri kurulmuştur. İl, ilçe, köy yerleşim bölgeleri ile kampüs yerleşkelerinde bu örgütler yangın söndürmede eğitilmiş insanlardan oluşur. İçlerinde her meslekten insan mevcut olup, yangın alarmı alır almaz 4-5 dakika içinde tam teçhizatlı olarak itfaiye arabası ve ambulansla yangın mahallinde bulunur; yangını söndürür ve örgütte gönüllü alarak görevlerini yaparlar. 

Ülkemizde bu husus, İstanbul’da yıllar önce tulumbacıların yarışları ile uygulanmış, aralarındaki rekabet ile ün kazanmıştır. Bu tür dayanışma ve destek, vatandaşa daha fazla  güven verecek, yapılarda malzeme cinsinden önce, yangında can güvenliği için neler yapılması gerektiği, önlemlerin başında yer alacaktır. Aksi halde, yoğun bir bürokratik formalite içinde yangın projelerini hazırlamak, onaylatmak, uygulamak zaman alacaktır. 

Duayen

“Duayen” ifadesi; hizmet alanında deneyimli, görgülü, görmüş geçirmiş, kıdemli, uzman amaçlı kullanılmaktadır. TTMD’nin son iki yıldır İzmir ve İstanbul’da sergilediği “Duayenlerle Söyleşi” etkinlikleri bayağı tutulmakla birlikte, teknolojide erişilen nokta itibariyle sektörün başarılarını sergilemektedir. İstanbul’da iki kez, İzmir’de bir kez yapılan toplantıların bir benzeri Ankara’da düşünülmekte, sektörden Sayın Muammer Özdemir ve Sayın Kazım Kızılca davetli olarak öngörülmekte, yanlarında ben ve Akdeniz Hiçsönmez’in yer alması istenmektedir. 

Bu tür söyleşiler, bizlerin meslek hayatımızda karşılaştığı sorunlardan ziyade, sektörün gelişimine yönelik değişimi aktarması bakımından önemlidir.
Örneğin kazanlarda, sırasıyla kömürden fuel-oile, fuel-oilden kömüre, kömürden tekrar fuel-oile ve fuel-oilden doğal gaza geçiş uygulamaları, tadilat nedeniyle bizlere pek fazla iş imkanı yaratmış, imza yetkisi nedeniyle bayağı para kazandırmıştır.

İnşaat dünyası bugüne kadar etap etap gelişmiştir. 1960-1980 dönemi kamu yatırımlarının ağırlıklı olduğu bir dönemdir. Kamu kurumları ulusal yarışmalar ile hastane, terminal binası, okul, banka gibi binaların müellif mimarlarını dolaylı şekilde onlara yardımcı disiplinde hizmet verecek statik, tesisat, elektrik müelliflerini ortaya çıkarmıştır. 

Benzer şekilde, özel sektörün de önemli yapılarda yatırımları olmuştur. O dönem tüm konutlar yap-satçılar tarafından inşa edilmiş ofis, alışveriş merkezi, sinema gibi yapılar için deneyimli müteahhitler ortaya çıkmıştır.

1980 sonrası, yurt dışı ve yurt içi işlerde deneyimli müteahhitler ile onların tercih etikleri uzman mimar ve mühendislerin hizmet dönemidir. Geçen otuz yıl içinde hizmette büyük gelişim sağlandığı söylenebilir. Nitekim oteller, alışveriş merkezleri, terminal binaları, müzeler bu dönemin eserleridir. Bu dönem müteahhitlik, mimarlık ve mühendislikte büyük aşamalara neden olmuştur. Yurt dışı hizmetlerdeki başarıların yanı sıra İstanbul’daki önemli yapıların hizmetleri sektörde büyük değişimlere neden olmuştur.

Metraj ve Birim  Fiyatlar

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın 1972 yılında düzeltip, 1975 yılında yürürlüğe koyduğu Mekanik Tesisat Genel Şartnameleri halen geçerli olup, yıllık rayiçlerle günümüzde mükemmel kullanılmaktadır. Özellikle tesisat sektörü ile ilgili kalemler binlerce adedi bulduğu halde, her yıl rayiçler belirlenip ihalelerde fiyat analizlerine, tekliflere esas teşkil etmektedir.

Yeni İhale Kanunu, taahhütlerde işin anahtar teslimi ilkelerine uygun götürü bedelle yapılmasına amirdir. Bu yönden projelerin çok ayrıntılı ve tanımlı yapılması istenir. Ancak ana prensipleri belirli olan projelerde her ayrıntı detaylı tarzda belirlenemez. Dolayısıyla yapılarda yüklenicilerin benzer iş deneyimli olması istenir. İhalede bulunmayan kalemlerin bedelleri de birim fiyatlardan alınabilir. Projeleri hemen tamamlanmayan ihalelerde avan veya kesin projeye müstenit metraj ve şartnamelere göre ihale edilen işlerde yaklaşık metrajların dolayısıyla birim fiyatların sağlıklı olması istenir. Dolayısıyla işi yaklaşık tarif eden gruplaşmış kalemlere göre teklif alınır. Bu nedenle her teklif içinde birçok cihaz ve kalem bulunabilir. Öyle ki; projenin değişim ve gelişiminde yeni kalemlerin bedelleri ihale teklif fiyatları ile kolayca belirlenebilir. Ayrıca analizle birim fiyatlar yatırımcının malzemelerini kendilerinin almasını sağlamasının yanı sıra şantiyeye teslim edilen her cihaz için yardımcı malzeme, müteahhit karı ve masrafın ödenmesini sağlayabilir. 

Hizmet sektöründe en basit anlaşma, işverenin istek ve tarifine uygun iş yapanın hizmeti yüklenmesidir. İşin büyümesine paralel, hizmet kapsamı kalem kalem tanımlanarak taahhüdün ifası istenir. Yapı teknolojisinde bu anlamda tekliflerde analiz istenebilir. Öyle ki, malzeme, yardımcı montaj malzemesi, müteahhit karı ve masrafları şeklindeki analizlerde, yatırımcı malzemeleri kendi almakta, şantiyede müteahhide malzeme temininden dolayı bir genel kar bedeli ödenmektedir. Bu türlü bir ihale daha sağlıklı olmaktadır.

Son yıllarda yatırımcıların malzeme ve cihazları kendilerinin sağlaması moda olmuştur. Daha ziyade malzeme tedarikçilerinden kaynaklanan bu sistem, zaman zaman kaliteyi ve şartnameleri zorlamakta, uygulamada projeye uygun olmayan malzemeler satın alınmaktadır. Bunun önleminin ortaya konması şartnameler ile mümkündür. Düzgün ve sağlıklı şartnameler istenilen malzemenin gerçek niteliğini ortaya koymalıdır. Tabiatıyla bu işlemlerde etik kurallar çok önemlidir. Aksi takdirde eş dost ilişkisi, komisyon ve rüşvet gibi istenmeyen faktörler etkili olabilir. 


 


İlginizi çekebilir...

Mekanik Tesisat Projeleri

Cumhuriyet devrinin reformları içinde kültürel kimliğimizi, bilim ve teknoloji hedefleri ile gösteren önderimiz büyük Atatürk'tür. Sınırsız bir ge...
13 Şubat 2013 Çarşamba

Mesleki Gelişim

Bir ihtisas derneği olarak kurulmuş olan TTMD, 1993-1995 döneminde özenle seçilmiş, profesyonel meslektaşlarımızdan oluşan 70 üyeli saygın bir sivil t...
18 Aralık 2012 Salı

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.