E-DERGİ
Tesisat 264.Sayı

 


E-Dergi Oku

Grundfos Pompa Genel Müdürü Burak Gürkan: Grundfos'un Türkiye'den Beklentileri Büyük

Grundfos Pompa Genel Müdürü Burak Gürkan: Grundfos'un Türkiye'den Beklentileri Büyük

6 Aralık 2017 Çarşamba / 15:52 | SÖYLEŞİ

Yılda 16 milyondan fazla pompa üreten dünyanın önemli pompa üreticilerinden Grundfos, geçtiğimiz birkaç yıldan beri global anlamda büyük bir değişim sürecinden geçiyor. Bu kapsamda Grundfos Türkiye’deki çalışmaları öğrenmek için Grundfos Pompa Genel Müdürü Burak Gürkan ile  görüştük. “Grundfos’un genel olarak Türkiye’den beklentileri büyük” diyen Gürkan, firma çalışmalarını anlatırken, sektör ile ilgili yorumlarını da dergimizle paylaştı.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

ODTÜ Fizik mezunuyum. Profesyonel hayata 1999 yılında Emerson’da başladım. Orada 17 yıl boyunca yurtiçinde çeşitli satış görevlerinde bulunduktan sonra yurtdışında global rollerde ve Avrupa bölgesinde satış ve iş geliştirme görevleri yaptım. Son olarak Avrupa pazarlama direktörlüğü ve son iki buçuk yıl da Türkiye ve bağlı ülkelerin Genel Müdürlüğü görevlerinde bulundum. Haziran 2017 itibariyle de Grundfos’da göreve başladım.

Grundfos'ta yeni bir yapılanma mı söz konusu ? Sizin Genel Müdürlüğünüzle beraber neler değişecek?

Grundfos geçtiğimiz birkaç yıldan beri global anlamda büyük bir değişim sürecinden geçiyor. Global CEO’muz 2014’de Grundfos’a katıldı. Kendisinin uzun vadeli stratejik planlarla ilgili çok net fikirleri var, bunları uygulamak için çalışıyor. Tabi bu değişim rüzgarı bütün Grundfos firmalarını olduğu gibi Grundfos Türkiye’yi de etkiliyor. Benim Genel Müdürlüğümle birlikte doğal olarak bir değişim süreci var. Bu değişim süreci birkaç aşamada gerçekleşecek. İlk aşama, benim gelişimle beraber yeniden organize ettiğimiz liderlik takımı. Şu an, bu liderlik takımı ile beraber, hem müşterilerimize hem de iş ortaklarımıza, daha doğru hizmeti ve servisi verebilmek adına “nasıl daha verimli çalışabiliriz, nasıl daha iyi organize olabiliriz?” sorularının cevaplarını arıyoruz.

Bunun yanı sıra, daha verimli hale getirmek üzere satış organizasyonunu yeniden gözden geçiriyoruz. Bu süreci de tamamladıktan sonra diğer verimli olabileceğimiz alanlara bakacağız.

Sizden beklentiler neydi?

Grundfos’un genel olarak Türkiye’den beklentileri büyük. Çünkü Türkiye, büyüyen, potansiyeli büyük olan ve Grundfos’un önem verdiği pazarlardan bir tanesi. Genel Müdür olarak benden beklentileri de elbette Türkiye ve bize bağlı bulunan ülkelerde (Azerbaycan, KKTC ve Gürcistan) büyüme potansiyelini gerçekleştirmek. Ben pazara baktığım zaman büyüme potansiyelimizin gerçekten çok yüksek olduğunu görüyorum. Her ne kadar pazar içi dinamikler dolayısıyla zaman zaman dalgalanmalar yaşasa da uzun vadede Türkiye pazarı çok büyüyebilecek bir pazar. Bunu da çalışanlarımızla sağlayacağız. Çalışanlarımızla beraber uzun vadede neler yapabiliriz? Bu büyüme beklentilerini nasıl gerçekleştirebiliriz ve nasıl aşabiliriz? Planlarımız hep bu yönde.

Önümüzdeki dönemde Türkiye’de yeni yatırımlar olacak mı?

Aslında beni Grundfos’a gelirken en çok heyecanlandıran şeylerden biri de buradaki üretim yapısıydı. Burada bizim halihazırda üretimimiz var. Fakat biz uzun vadede, sadece satışlarımızı artırmayı değil, müşterilerimize daha yakın olup daha iyi hizmeti verebilmeyi hedefliyoruz. Bunun için de uzun vadede buradaki üretimimizi geliştirmeyi, kapasitemizi ve kabiliyetimizi artırmayı planlıyoruz. Zaten bu da uzun vadeli büyüme hedeflerimizle doğru orantılı. Şu an için böyle bir planımız var, ancak ne zaman ve ne kadar derinlikte gerçekleşeceği büyüme hızımıza bağlı olarak değişecek.

Türkiye’de pazar payında durum ne? Neyi hedefliyorsunuz?

Kendi hesaplarımız ve dışardan, üçüncü kuruluşlardan aldığımız raporlar çerçevesinde Türkiye’de bizim hizmet verdiğimiz pompa sektörü göz önüne alındığı zaman lider olduğumuzu görüyoruz. Bizim uzun vadedeki büyüme hedefimiz, Türkiye’de pazar büyürken sadece pazarla birlikte büyümek değil; pazar payımızı da artırmak.

Bunu da yapabileceğimize inanıyoruz. Çünkü Grundfos’un teknolojisine yaptığı yatırımı başka hiçbir firma yapmıyor. Bunun en önemli sebebi ise Grundfos’un bir vakıf şirketi olması. Grundfos, tabii ki para kazanmak için çalışan bir şirket. Ama kazandığı parayı diğer uluslararası, borsaya kota firmalarda olduğu gibi, temettü olarak hisse sahiplerine dağıtmak zorunda değil. Vakfın Grundfos’a çok net bir direktifi var: “buradan kazandığın parayı buraya geri yatıracaksın”. Dolayısıyla Grundfos, elde ettiği bütün karı tekrar işine yatırıyor ve beni en çok etkileyen: karının yarısını sadece Ar-Ge’ye harcıyor. İnanılmaz bir Ar-Ge merkezimiz var. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: “geleceğin pompası her ne ise Grundfos’un çatısının altından çıkacaktır.”

Türkiye’de Ar-Ge çalışmaları  yapılıyor mu? Yoksa önümüzdeki dönemde olacak mı?

Türkiye’de şu anda Ar-Ge’ye yönelik çalışmalar yapılmıyor. Ancak uzun vadeli hedeflerimizde bu da var. Çünkü Türkiye’de gerçekten iyi yetişmiş elemanlarımız var. Onları daha verimli nasıl kullanabiliriz? Buradaki mühendislik gücünü global anlamda Grundfos’a nasıl yansıtabiliriz? Bu yönde araştırmalar yapıyoruz.

Grundfos çevreye de son derece duyarlı bir firma…

Kendi adıma, Grundfos’ta beni en çok çeken şey, Grundfos’un dünyaya karşı aldığı sorumluluk. Dünyada pompalar, dünya elektriğinin kabaca yüzde 10’unu tüketiyor. Bizim şöyle bir iddiamız var: Eğer dünyadaki bütün pompaları, Grundfos’un son teknoloji, en verimli pompalarıyla değiştirsek; dünyadaki pompaların elektrik tüketimini yarı yarıya azaltabiliriz. Bu dünyadaki elektrik tüketimini yüzde 5 düşürmek demek. Özellikle Türkiye gibi karbon bazlı yakıtları kullanarak elektrik üreten bir ülke için karbon salımının inanılmaz derecede düşmesi anlamına geliyor. Daha önemlisi, Grundfos bu çevreci çalışmalarını daha fazla pompa satalım diye yapmıyor. Dünya için doğru bir şey yapabileceğimize inandığımız için yapıyor. Dünyanın en önemli ihtiyaçlarından su çözümlerini dünyanın diğer en önemli ihtiyaçlarından enerji verimliliğini gözeterek üretiyor.

Pompa sektöründe servis hizmetleri de çok önemli. Bu konuda neler yapıyorsunuz?

Türkiye’de hali hazırda, hem Grundfos’un kendi bünyesinde yer alan hem de 80’e yakın iş ortağımızla beraber yürüttüğümüz bir servis yapılanmamız var. Dolayısıyla servis ihtiyacı halinde Türkiye’de ulaşamadığımız herhangi bir nokta yok. Servis iş ortaklarımızın bulundukları bölgelerde çözüm üretemedikleri yada desteğe ihtiyaç duydukları konularda da buradan, kendi bünyemizdeki servis organizasyonumuzdan destek veriyoruz. Hatta sadece Türkiye ya da bize bağlı ülkelere değil, ihtiyaç halinde yurtdışına da destek veriyoruz.

Tesisat ve su-çevre sektörlerinde hedefleriniz, beklentileriniz neler?

Tesisat sektörü Türkiye’de hala büyüyen bir sektör, belli bir doyuma ulaşmış değil. Hali hazırda bir sürü yeni yatırım, proje var. Kentsel dönüşüm projeleri, sanayi tesisleri var. Yurtdışından arkadaşlarımız geldikleri zaman, hava alanından buraya gelene kadar gördükleri inşaat sayısı, hepsini inanılmaz heyecanlandırıyor. Özellikle AVM’ler, kuleler, stadyumlar gibi büyük projeler söz konusu olduğu zaman Grundfos zaten en çok tercih edilen marka. Dolayısıyla tesisat sektörü bizim hali hazırda büyüdüğümüz ve uzun vadede büyümeyi öngördüğümüz bir sektör. Grundfos olarak tesisat sektörüne, hem yeni ürünler hem de organizasyon yapısı anlamında daha fazla yatırım yapmaya devam edeceğiz.

Endüstri alanı ise aslında binadan bile daha hızlı büyüyen ve bana sorarsanız gelişmişlik anlamında çok daha fazla gidecek yerimiz olan bir sektör. Orada henüz doyuma ulaşma noktasına çok var. Türkiye’nin kendi kendine daha çok yetebilmesi ve daha çok ürünü yerlileştirebilmesi için endüstriye daha fazla yatırım yapması gerek. Bütün endüstriyel tesislerde, prosesin içerisinde kullanılan pompalar olduğu gibi proses dışında da yardımcı ekipman olarak kullanılan bir sürü pompa var. Benim de geçmişimden kaynaklı olarak bu alanı iyi tanıyor olmam sayesinde Türkiye’de endüstriyel pazarda da çok daha hızlı büyüyeceğimize inanıyorum.

Endüstriyel tesislerin ilk iki gider kalemi hammadde ve enerjidir. Hammadde giderini çok fazla değiştiremezsiniz. Çünkü ürünü üretmek için hammaddeye ihtiyacınız var. Ancak üretiminizi aksatmadan enerjinizi daha verimli kullanabilirseniz, doğrudan karlılığınız artar. Pompaların dünya elektrik tüketiminden aldığı paydan bahsetmiştim, endüstriyel tesislerde bu pay daha fazla. Çok fazla pompa var ve genelde sürekli çalışıyorlar. Bizim özellikle dünya üzerindeki en verimli pompaları üretebiliyor olmamızdan kaynaklı olarak, burada çok büyüyebileceğimizi düşünüyorum. Bunun sadece endüstri firmalarına değil, genel olarak Türkiye’ye de çok büyük bir faydası olacaktır. Çünkü biz Türkiye’de enerjimizin çok büyük bir kısmını dışardan aldığımız kaynaklarla sağlamaya çalışıyoruz. Biz enerji tüketimini düşürebilirsek, ülke olarak dışa bağımlılığımızı da azaltacaktır.

Su ve çevre sektörüne bakarsak; biliyorsunuz şehirleşme Türkiye’de halen devam eden bir süreç. Şehirleşme devam ettikçe, şehirler içerisinde insanlara su ulaştırma, atıksu toplama gibi pek çok yeni yatırım ve büyüme alanı var. Bu büyüme alanlarında da Grundfos’un çok aktif rol alabileceğine inanıyorum.

Yakın zaman içerisinde 7-8 belediyemizden aralarında belediye başkanlarının da olduğu yetkililerle bir Danimarka seyahati yaptık. Bu seyahatte belediye başkanları ve yetkililerle konuştuğumuz zaman atıksu arıtma tesislerinin daha verimli çalışması, katı atıktan kurtulma ve su dağıtımındaki kayıp kaçak oranlarının en önemli sorunlardan olduğunu olduğunu gördük.

Su kayıp kaçak oranları ne yazık ki Türkiye’de çok yüksek. Bunun var olan dağıtım sisteminin eskiliği ya da sistemin yeteri kadar optimize kullanılamaması gibi birçok sebebi var. Bir dağıtım ağında bir bölgeye su dağıtmak için bir pompa istasyonu kuruyorsunuz ve suyu basıyorsunuz. Bu basınçla pompa istasyonuna 15 metre mesafedeki binaya da 15 kilometre mesafedeki binaya da su ulaştırmanız lazım. Eğer basıncı yükseltirseniz hattın belirli yerlerindeki basınç fazla oluyor. O zaman özellikle eski dağıtım ağlarında çatlaklar, kırıklar ortaya çıkıyor. Aynı zamanda basıncın yüksek olduğu pompaya yakın binalara basınç düşürücü koymanız gerekiyor. Bizim bu konuda önerdiğimiz sistem, suyu çok güçlü bir basınç istasyonuyla dağıtmaktansa; küçük küçük daha fazla basınç istasyonu kurarak ve bunları günün hangi saati ne kadar su kullanıldığıyla da alakalı olarak belli bir otomasyon içerisinde, basıncı ihtiyaca göre artırıp azaltarak kurulacak bir sistem. Bu sistemle hem kayıp kaçak miktarı azaltılacak hem de gereksiz yere basınç üretmek için çalışan pompaların harcadığı elektrik tasarruf edilecektir. Bu konuda da bazı belediyelerle görüşmelerimiz sürüyor.

Grundfos eğitime de önem veren bir firma. Grundfos Akademi ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Benim, Grundfos’un en etkilendiğim organizasyonlarından biri Akademi. Türkiye’de de çok oturmuş bir akademi yapısı var. Türkiye’deki en büyük eksiklerimizden biri eğitim. Her ne kadar insan kaynağı belli bir düzeyde de olsa, daha iyi, daha yetkin insanlar yetiştirmek için gidecek yolumuz var. Grundfos Akademi sadece pompa sektörüne değil, aynı zamanda uzun vadede pek çok makine mühendisine, elektrik-elektronik mühendisine, endüstri, çevre mühendislerine yardımcı olabilecek bir yetkinliğe sahip. Eğitim portföyümüze baktığınız zaman, içerisinde sadece Grundfos pompaları, ürün seçimleri, ürünler vs. değil; aksine pompa teorisi, teknolojisi, hatta pompa ile sınırlı kalmayacak, bunun çok daha ötesinde insanların kendi gelişimleri açısından kariyerleri açısından gereken bilgi ve birikimi sağlayacak bir organizasyon. Burada yapabileceğimiz çok daha fazla şey olduğuna inanıyorum.