E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
B2B MEDYA

İnşaat, Konut ve Gayrimenkul Sektörünün 2012 Değerlendirmesi, 2013 Beklentileri

İnşaat, Konut ve Gayrimenkul Sektörünün 2012 Değerlendirmesi, 2013 Beklentileri

7 Şubat 2013 Perşembe | GÜNCEL
205. Sayı (Ocak 2013)
691 kez okundu

Ekonomik Büyüme Dış Talebe Bağlı Olarak Genişliyor

Hepimizin yaşadığı 2011'in son çeyreğinden itibaren uygulanan ekonomi politikalarıyla birlikte; hem genel olarak ekonomide soğuma yaşıyoruz hem de inşaat sektöründe küçülmeyi görüyoruz. İnşaat sektörü 9 ayda yüzde 1 gibi bir büyüme gösterdi ki; geçen yılki 9 aylık büyümesi yüzde 12,7'ydi. GSMH ise geçen yıl ilk 9 ay yüzde 9,6; bu sene ise yüzde 2,6 olarak gerçekleşti (Tablo 1). 

Bu büyümeler kapsamında, inşaat sektöründeki büyümeye ilişkin olarak bir değerlendirmem var. Ekonomi yönetimi büyümede yeni bir modele geçiyor. 

Bu model nedir? Merkez Bankası bunu ekonomide dengelenme olarak değerlendiriyor ve "iç talepten daha fazla, dış talebe bağlı olarak bir büyümeye geçiyoruz" diyor. Ekonomik büyümeye katkılar daha çok ihracattan gelmeye başladı. İçeride tüketim ve yatırımın katkısı ise negatif ki; bu içerideki yatırım talebinin altında, inşaat var. 

Muhtemelen önümüzdeki yıllarda da bu model devam edecek. Yani ekonomi yönetimi önümüzdeki yıllarda ekonomik büyümenin iç talepten ziyade dış talebe bağlı olarak genişlemesini hedefleyecek. 

Ekonomide bu dengelenme devam edecek ve bu büyüme modelini sürdüreceğiz. Bu model bize muhtemelen önümüzdeki yıllarda yüzde 4-5'lik bir büyüme getirecek. 

 

2013 Yılında İnşaat Sektöründe En Fazla Yüzde 6 Büyüme Olacak

Peki bu çerçevede inşaat sektörünün büyümesi yüzde kaç olacak? Eğer ekonomi yüzde 4 büyüyecek ise inşaat sektörünün de en az yüzde 7-8 büyümesi gerekir. Doğru, biz de uzun yıllardır aradaki korelasyonla bu veriye ulaşabiliyorduk. Eğer ekonomi yüzde 4 büyüyecekse inşaat sektöründe yüzde 7-8'lik bir büyüme olması gerekiyordu. Fakat şimdi model değişti. Yani iç talebe ve yatırımlara değil, dış talebe bağlı bir büyüme olacaksa ve 4 puanın önemli bir bölümü dış talepten gelecekse; o zaman bu yeni model büyüme içinde inşaat sektörü büyümesinin daha düşük olmasını bekliyoruz.

Nitekim ilk defa bu sene inşaat sektörünün büyümesi ile genel ekonomik büyüme arasında korelasyon değişimi oldu. 2000'den bu yana inşaat sektörü hep ekonomik büyümenin

 üzerinde, yaklaşık 2-3 katı büyüdü ancak küçülme yılları hariç olarak. İlk defa bu yıl (2012) ekonomi ortalama yüzde 3 büyürken, inşaat sektörü yüzde 1 büyüyecek. Bu da ekonomi yönetiminin bu yeni modelden ve ekonominin dengelenmesinden kaynaklanıyor. Onun için önümüzdeki yıllarda ekonomik büyümeye bağlı olarak, biz inşaat sektöründeki büyüme beklentilerimizi biraz aşağı yönlü revize ettik. Önümüzdeki yıl yüzde 4'lük bir büyüme bekliyoruz. İnşaat sektöründe de buna bağlı olarak yeni büyüme modeli içinde 2013 yılı için yüzde 4-5'ler, en fazla yüzde 6 gibi bir büyüme olacağını bekliyoruz. 

İnşaat Harcamalarında Toplam Büyüme Yüzde 9,9

İnşaat sektöründeki büyümenin arkasındaki en önemli unsur inşaat harcamalarıdır. (Tablo 2)  Nominal olarak rakamlara baktığımız zaman, özel sektörün bu yılki inşaat harcamalarındaki büyümenin yüzde 1,9'a kadar gerilemiş olduğunu görüyoruz. Kamuda ise bir önceki yıla göre yüzde 6,3'lük bir büyüme var. Toplamda da yüzde 9,9'luk bir büyümenin olduğunu görüyoruz. Nominal olarak bu rakamları enflasyondan iskonto ettiğimiz zaman cirolarımıza yansıyan inşaat harcamalarını; inşaat sektöründe özellikle de özel sektör toplamında yüzde 9,9'luk büyüme, bunu enflasyondan iskontolarsak da yüzde 2-3'lük büyüme var diye düşünüyoruz. 

 

İnşaatta İstihdam Sayısı Geçen Yıl ile Aynı

İnşaat sektöründe istihdam (Tablo 3) verisi de bize inşaat sektöründeki işlerin nasıl arttığına ilişkin önemli bir göstergedir. İnşaat sektöründe ne kadar istihdam yarattığından ziyade, iş seviyesini istihdam seviyesiyle karşılaştırarak ölçmeye çalışıyoruz. Geçen yıl üçüncü çeyrekte, yani inşaat sektörünün faaliyetlerinin en yüksek olduğu yaz aylarında, 1 milyon 888 bin çalışan varken, bu sene de 1 milyon 896 bin çalışan var. Yani yine aynı seviyede çalışan bulunuyor. 

Demek ki esasında şunu söyleyebiliriz; inşaatta geçen yıla göre belki bir kayıp yaşamıyoruz. Yine aynı büyüklükte bir iş hacminin burada olduğunu söylemek mümkün. Nitekim benzer bir istihdam rakamını inşaat sektörü koruyabilmiş. Arttıramamışız ama en azından koruyabilmişiz, diye değerlendiriyoruz. 

Konut Maliyetlerinde Yüzde 1,5 Artış Var

İnşaat maliyetleri endeksi (Tablo 4) de bize ilginç şeyler söylüyor ki bu da önemli bir veridir. Çünkü malzeme, işçilik açısından ve genel itibarıyla baktığımız zaman; inşaat sektörü maliyetleri içinde nasıl bir pay aldığımızı veya gelişimimizin nasıl olduğunu gösteriyor. 

Geçen yıla göre önemli bir farklılık olduğunu görüyoruz. Bu yıl üçüncü çeyrekte konut inşaat maliyetleri genel endeksi 171,83, yani konut maliyetlerinde geçen yılın sonuna göre sadece yüzde 1,5'lik bir artış var. Konut dışı bina maliyetlerinde de nitekim öyle. TÜİK verilerine göre. Burada malzeme maliyetlerinin artış-fiyat olarak neredeyse hemen hemen aynı kaldığını, ona mukabil işçilik maliyetlerinin biraz daha arttığını görüyoruz. Yani inşaat sektörü içinde bu yıl ile geçen yılı mukayese ettiğimiz zaman çok kuvvetli bir artış var. Bu sene inşaat sektörünün maliyetleri içinde, bizlerin ürettiği malzeme ürünlerinin fiyatlarının artışının çok sınırlı bir etki yaptığını, işçiliğin biraz daha fazla etki yaptığını ama genel değerlendirmede sınırlı kaldığını görüyoruz. 

Tabii bu inşaat sektöründeki yavaşlamanın etkisiyle birlikte inşaat malzemesi satanlara karşı pozisyonlarının alıcı olarak değişmesinde pazarlık güçlerini artırmasınında etkisi var, diye düşünmek lazım. Arka arkaya işçilik maliyetlerindeki sıçrama çok enteresan. İnşaat malzemesi maliyetlerindeki sıçrama bu seneki yavaşlamayla birlikte son derece mantıklı. Acaba işçilik maliyetlerindeki sıçramanın arkasında başka bir etken var mı? Genel olarak Türkiye'de son 2,5-3 yıldır işçilik maliyetlerinde, diğer sanayi sektörlerinde de böyle önemli ölçüde artış olduğunu görüyoruz. Çünkü bunlar büyük ücretler . Belki işveren üzerindeki yükler giderek ekonominin kayıt içine giriyor olması etkili olabilir. İşçilik maliyetleri daha fazla artış gösteriyor. 

İnşaat Sektörü Yurtdışından Kredi Kullanımına Rağbet Etmiyor

İnşaat ve gayrimenkul sektöründe kullanılan kredileri (Tablo 5) iki nedenden dolayı daha fazla yakından izlemeye başladım. Birincisi, yine sektörün aktiviteleri üzerine kullanılan krediler önemli. Yani, ne kadar çok kredi kullanılıyor? Büyüme inşaat sektörünün büyümesine ne kadar paralel bize bunu gösteriyor? Tabloya baktığımız zaman inşaat sektörü ve gayrimenkul sektörünün ticari kredilerine; yurt içinden kullanılan kredilere ağırlık verildiğini görüyoruz. Hem gayrimenkul hem de inşaat sektörleri olarak yurt dışından kredi kullanımına artık sektör çok fazla rağbet etmiyor. Buna mukabil kullanılan yurt içi kredilerin dağılımına veya gelişimine baktığımız zaman geçen seneyi 49,3 milyar TL ile kapatmışız. 2010 yılına baktığımızda bunun 36,5 milyar TL olduğunu görüyoruz. Yani yüzde 30'un üzerinde artış olmuş. Bu yılki artış ise çok daha sınırlı kalmış. 

Tabii bu işlerin yavaşlaması Merkez Bankası' nın ve bankaların kredi genişlemesi konusunda uygulamış oldukları yüzde 15 sınırının içinde kalınması özelliğinden kaynaklanıyor. Şimdi bunu önümüzdeki yıla ilerletmek gerekecek olursa, muhtemelen Merkez Bankası ‘kredi genişlemesini yüzde 12-15'ler arasında bir sınırla gözetecek' diye düşünüyoruz. Buna bağlı olarak diğer sektörlerde olduğu gibi inşaat sektörünün de kredi kullanımının geçmiş yıllara göre daha sınırlı kalacağını düşünmemiz mümkün. 

Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi; iç talebin çok hızlı büyümesini istemiyor. Bu ekonomideki yeni büyüme modeli için de kredi büyümelerini sıkıştırarak, inşaat sektörü başta olmak üzere sektördeki işleri makul ölçekli büyümelere oturtmaya çalışıyor. 

2013'te Yapı Ruhsatı Alımında Son 15 Yılın 2. Önemli Büyümesi Olacak

Konut sektöründe alınan yapı ruhsatları ve yapı kullanım izin belgeleri (Tablo 6) bizim için önemli göstergeler. Özellikle alınan yapı ruhsatları inşaat malzemesi için bire bir konut pazarının nasıl büyüdüğünü gösteriyor. Bu yıl ilk 9 ayda 515 bin 719 konut dairesi için ruhsat alınmış, yani yüzde 19,9'luk bir büyüme var. Alınan yapı ruhsatlarında bunu tetikleyen çeşitli unsurlar da oldu. Ancak şu anda ilk 9 ayda yüzde 19'un üzerindeyiz. Yıllık bazda ise geçen sene 645 bin 674 adet konut için yapı ruhsatı alınmıştı; şimdi son çeyrekte alınmış olduğu tahmin edilen 170 - 180 bin civarındaki konut için yapı ruhsatını 2012 yılı ilk üç çeyrek toplamına eklersek bu seneyi yaklaşık 700 bin adet ile kapatacağımızı düşünüyoruz. Böylece geçen seneye göre yaklaşık yüzde 8'ik bir büyüme olacağını öngörüyoruz. 

Peki "2013'te nasıl olacak" diye düşünecek olursanız, 700 bin rakamı bu sene için dahi önemli bir büyüklük. Son 15 yılın ikinci önemli büyümesi olacak. Muhtemelen 2013'te en fazla bu rakama ulaşılabileceğini düşünüyoruz. Yani alınacak konut yapı ruhsatlarında muhtemelen 700 binleri önümüzdeki yıl ancak yakalarız ve belki sıfır civarında bir büyüme olabilir ama inşaat malzeme sanayi için bu yıl alınan yapı ruhsatları hem şu an hem de önümüzdeki yıl için yine malzemelere talep yaratmaya devam edecek diye düşünüyoruz. 

Konut Kredisi Kullanımı Yüzde 15 Büyüyecek

(Tablo 7) Konut tarafında ruhsatları alınan o kadar yapı var ki, bunların satışa dönüşmesi gerekiyor. Stokun bir an evvel çevrilmesi ve yeni inşaatlara geçilmesi gerekiyor. Bu anlamda konut kredileri önemli bir tetikleyici unsurdur. Oradaki gelişmelere bakacak olursak konut kredileri kullanımında büyümenin bu yıl oldukça yavaşlamış olduğunu görüyoruz. Şu anda Eylül sonu itibarıyla 81 milyar TL olan konut kredileri kullanımı toplamı, geçen yılı 74,6 milyar TL ile kapatmış. Biz bu yılı 84-85 milyar TL ile kapatacağımızı düşünüyoruz. Yani yüzde 15'lik bir büyüme olacak.  Önümüzdeki yıl için ise tahminimiz yine sıkılaştırıcı kredi politikası sebebiyle 95 milyar civarında. Yani yine yaklaşık yüzde 13-14'lük bir büyüme olacak gibi gözüküyor. 

Türkiye'de kullanılan konut kredilerinin ortalama büyüklüğü, Türkiye Bankalar Birliği'nin son verilerine göre 60 milyar TL civarında. Yani önümüzdeki sene 10 milyar Lira'lık stokta ilave bir artış olacağını düşünüyorsak, bunu da ortalama 60 milyar TL'ye bölecek olursak yaklaşık 160-170 bin adet yeni konut kredisi kullanılacaktır. Bu da yeni konut talebi olarak yansıyacaktır diye düşünüyoruz. Ama konut talebini yaratacak bu kredi büyümesinde bir yavaşlama var. 

Konut Kredisinde Faiz Oranı 0,70-0,75'lere Kadar İnecek Gibi Gözüküyor 

Fakat burada belki de beklentilerimizi pekiştirecek bir diğer unsur konut kredi faizleri (Tablo 8). Bu sıkılaştırma döneminde konut kredi faizleri aylık ortalaması önemli oranda yükselmişti. Sene sonunda yüzde 1,29'lara kadar yükselmişti ki bu bir önceki yılın sonlarında ortalama olarak 0,90'lardaydı. Neredeyse 30-40 puanlık bir artış oldu. Üç çeyrek boyunca da yüksek faizlerle geldik. Ancak Ağustos-Eylül'den itibaren Merkez Bankası'nda gevşeme politikası başladı, TL faizleri hızla aşağıya iniyor. Bu konut faizlerine de yansımış durumda. Şu anda bu faizi Aralık başında ortalama 0,94 olarak değerlendiriyoruz. Muhtemelen bu faiz oranı önümüzdeki yıl diğer faizlerdeki düşüş beklentisiyle 0,70-0,75'lere kadar inecek gibi gözüküyor. Acaba bu konut kredisi genişlemesini de tetikleyebilir mi? Evet muhtemelen talep tarafını tetikleyecektir. Ancak Merkez Bankası, bankaların kredi genişlemesine ne kadar olanak tanıyacak? Bir de bankalar kredi kullandırmak için ne kadar kaynağa ulaşabilecek, bu belirleyici olacak. Eğer bu tetikleyebilirse bizim 95 milyar TL veya yüzde 13'lük büyüme beklentimiz bunun daha üzerine çıkabilir. Bunu da izleyeceğiz. 

Konut Kredileri Kalitesindeki İyileşme Devam Ediyor

Takipteki konut kredilerini (Tablo 9) şunun için izliyoruz; zaman zaman bu konut sektörüne ilişkin çeşitli değerlendirmeler oluyor. Konut balonu, konut kredilerinin sıkıntı yaratabileceği ve benzeri nedenler. Ancak açıklanan veriler çok da öyle olmadığını gösteriyor. Konut kredileri kalitesindeki iyileşme devam ediyor; geçen yıl 659 milyon TL imiş. Bu sene 679 milyon TL ama kullanılan toplam büyüklüklere baktığımız zaman payı 0,88'den 0,82'ye inmiş. Yani diğer kredilerle karşılaştırıldığında esasında konut kredisi, kullananlarının en çok bağlı olduğu ve geri ödemesini mümkün olduğu kadar yapmaya çalıştıkları bir kredidir. Bu nedenle biz açıkçası bankaların gözüyle bakıldığı zaman konut kredisinde bir bozulma, ‘artık vermeyelim risk oldu, balon olabilir', vs. gibi konuları çok fazla görmüyoruz. 

Konut Satışların 3 Büyük İlin Dışındaki İllerde İvme Kazanıyor

Konut satışları (Tablo 10) nasıl oldu? Konut satışlarında ilginç gelişmeler var. Bu sene konut satışları çok zayıf geçiyor. İlk 9 ay itibarıyla 305 bin 670 konut satıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 1,8 artış var. Yani son 2 yılki çok yüksek alınan konut yapı ruhsatlarına da baktığımız zaman esasında elde belki de tamamlanmakta olan önemli bir stok olduğunu söylemek mümkün. Bu yıl stokları çok eritemedik. Bu da yeni konut başlangıçları için soru işareti yaratabilir. Çünkü konut satışları çok kuvvetli gelmiyor. Bu yılı muhtemelen geçen yılın yüzde 5 üzerinde belki kapatabiliriz diye düşünüyoruz. Çünkü son çeyrekte konut kredileri talebinde hafif bir artış var. Ama bu yılı zayıf kapatıyoruz. 

Bir ilginç not; üç büyük ildeki konut satışları geçen yıla göre azalmış, buna mukabil diğer illerde artış var. Yani diğer illerde üç büyük ile göre konut satış eğiliminde biraz farklılaşma var. Oralarda da daha fazla markalı konut vs. yapılıyor. Konut satışlarında diğer iller ivme kazanıyor diyebiliriz. Böyle bir süreç yaşıyoruz. 


Bizim belki de alıcımız olan konut üreticilerine karşı pozisyonumuzu değerlendirmek için konut fiyatları (Tablo 11)

nasıl gelişiyor diye baktığımız zaman, bu sene burada da ilginç bir süreç yaşıyoruz. 

Burada mevcut konut fiyatları yani ikinci el satılan konut fiyatları geçen sene 100.8 olan endekse göre 2012 Ekim ayı sonu itibarıyla, yani ilk 10 ayda, yüzde 16 artmış

 durumda. 

 

 

İkinci El Konutlara Talep Daha Fazla Olacak

Bu geçen yıllarda bu şekilde değildi. Bu sene önemli bir ikinci el konut fiyatlarında artış olduğunu görüyoruz. Buna mukabil birinci el konut fiyatlarına yani yeni konut fiyat endeksine (Tablo 12) baktığımız zaman ise orada fiyat artışının yaklaşık yüzde 9'larda kaldığını görüyoruz. Bu durum bu seneye mahsus olarak ortaya çıkan bir süreç. Ama yeni konut yapanlar, konut fiyatları bu sene yüzde 7-8 artacaksa, önümüzdeki dönemde demek ki malzeme alırken ya da tedarikini yaparken konut fiyatlarındaki artışları göz önünde bulunduracak diye düşünüyoruz. Konut piyasasında ikinci el ya da mevcut konutlara talep yeni konutlardan daha fazla olacak gibi gözüküyor. Ya da markalı konut yapanlar ellerindeki konutları çıkartabilmek için çeşitli kampanyalar, fiyat indirimleri, vs. ye gittiler. Bunun yeni konut fiyat artışında etkisi var diye düşünüyoruz. 

AVM Yatırımları Önemli Ölçüde Azaldı

Gayrimenkul sektöründe de AVM, ofisler, otel ve lojistik alanlar gibi unsurlar da inşaat ve inşaat malzemesine konu oluyor(Tablo 13). Kısaca oraya bakarak tamamlayacağım. AVM'ler ticari gayrimenkul sektörü için de önemli yapılar. Burada bu yıl önemli bir yavaşlama olduğunu görüyoruz. Geçen yıl yaklaşık 1,27 milyon metrekarelik kiralanabilir alan arz eden 36 AVM açılmışken bu yıl bu sayı 16'ya düştü ve yaklaşık 600 bin metrekarelik bir ilave alan oldu. 

İç tüketimin yavaşlaması, perakendenin yavaşlamasıyla birlikte ticari gayrimenkuller için de en çok olumsuz yönde etkilenen taraf AVM'ler oldu. AVM yatırımları önemli ölçüde azaldı. Burada ötelemeler var. Projeler yeniden değerlendiriliyor. Muhtemelen önümüzdeki yıl içinde de en fazla 20'ye yakın AVM açılmasını bekliyoruz. AVM'ler oldukça olumsuz yönde etkilenmiş gözüküyor.

Ofis İnşaatları En Hareketli Alan

İstanbul ağırlıklı özellikle, önemli ölçüde ofis yatırımı ve ofis inşaatı devam ediyor (Tablo 14). Bu yıl yaklaşık 400 bin metrekarelik yeni bir arz oldu. Çok sayıda devam eden ofis inşaatı var. Ofis yatırımları sektörün en hareketli alanı olup, bu yatırımların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini düşünüyoruz. 

Bu konuda yerli ve yabancı yatırımcılar oldukça istekli. Nitekim bu tablo şunu yansıtıyor; boşluk oranları var ve merkezi iş alanı dışında A ve B sınıfı ofislerin boşluk alanları yeni ofis arzları olmasına rağmen gerilemeye devam ediyor. Bu da şunu gösteriyor, demek ki ofis talebi de kiralamalar tarafında devam ediyor. 

 

Yabancıya Gayrimenkul Satışında Talep Artışı Var

İnşaat, konut ve diğer gayrimenkuller için bir başka talep unsuru da yabancılara satış. Bu yıl düzenlemesi çıktı, uzun süredir bekliyorduk. Ona bağlı olarak yabancılara önemli ölçüde gayrimenkul satışı olabilir. Dolayısıyla burada talep olabilir beklentisi var. Geçen yılın ilk 9 ayında 1,5 milyar Dolar'lık bir gayrimenkul satışı yapmışız (Tablo 15). Bu yıl ise 1,85 milyar Dolar. Sanıyorum yıl sonunda bu biraz daha yukarıya çıkabilir. İlk 9 ayda yüzde 20,9'luk bir artış var. Bu seneyi 2,5 milyar Dolar civarında kapatabilirsek yüzde 20'lik bir artış olacak. Muhtemelen önümüzdeki yıl uygun faiz oranları ve uygun koşullarla birlikte etkisini daha fazla gösterecek diye düşünüyoruz. 

Sonuç

2013 yılı, 2012 yılına göre biraz daha ölçülü, hareketli bir yıl olacak.  (Bu terminolojiyi Merkez Bankası'ndan alarak kullanıyoruz.) Ancak benim en çok üzerinde durduğum konu şu; artık yüzde 4-5 ekonomik büyüme içinde yüzde 8-10'luk inşaat sektörü büyümesini, belki de çok fazla görmeyeceğiz. Bu yeni ekonomik büyüme modelinde ısrar edilecek ve sürdürülecek olursa; önümüzdeki yıl için de inşaat tarafında yüzde 6'lık ortalama büyüme beklentimiz olabilir.


 


İlginizi çekebilir...

Teskon 2019 İzmir'de Sektörü Buluşturuyor

14. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi, TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi yürütücülüğünde MMO Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'...
5 Nisan 2019 Cuma

Türkiye'nin Partner Olduğu MCE 2020'nin Çalışmaları Başladı

Milano'da 17-20 Mart 2020 tarihinde düzenlenecek olan ve yepyeni yenilikleriyle zenginleşen iklimlendirme sektörünün en önemli fuarlarından MCE - ...
14 Kasım 2018 Çarşamba

Chillventa 2018 Katılımcıları Fuardan Memnun Ayrıldılar

İklimlendirme sektörünün önemli fuar organizasyonlarından biri olan Uluslararası Soğutma, Klima, Havalandırma ve Isı Pompaları Fuarı Chillventa, Alman...
7 Kasım 2018 Çarşamba

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.